| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11917 | Maîşeti müşkilleşmiş bir kimsenin evinden çıktığında şunu demesine ne mani var?: "Bismillâhi alâ nefsî ve mâlî ve dînî Allahümme raddinî, bi kadâike ve bâriklî fîmâ kuddiralî hattâ lâ uhibbe ta'cîle mâ ahharte ve te'hîra mâ acelte." (Allah adı ile başlar, nefsimi, malımı ve dinimi korumasını ondan dilerim. Allahım ilahi kazana beni razı kıl ve benim için takdir olunanı bana mübarek eyle, Ta ki senin te'hir ettiğin şeyin acilen olmasını ve acilen verdiğin şeyin de sonraya kalmasını istemiş olmayayım. | Ramuz el e-hadis, 389. sayfa, 10. hadis |
| 11919 | Ne vakit kavuşacağım ihvanıma? Denildi ki: "Ya Resulallah biz senin ihvanın değil miyiz?" Buyurdu ki: "Siz benim ashabımsınız. Benim ihvanım şu kimselerdir ki, Beni görmeden iman edecekler. İşte Ben onları iştiyakla bekliyorum. | Ramuz el e-hadis, 390. sayfa, 2. hadis |
| 11923 | Mü'minin misali ekindir. Rüzgar onu eğmekte devam eder, mü'mine de bela gelmekte devam eder (Sallantısız olmaz, belası eksik olmaz). Münafıkın misali ise fıstık ağacına benzer. Kazık gibidir. Hiç sallanmak bilmez, nihayet bir balta yiyesiye kadar öyle gider. | Ramuz el e-hadis, 390. sayfa, 6. hadis |
| 11930 | Beş vakit namazın misali, sizin evinizin önünden akan tatlı, duru sulu, sudan beş defa yıkanan kimsenin misali gibidir. Nasıl böyle bir adam kir tutmazsa, namaz kılan da öyle tutmaz. | Ramuz el e-hadis, 390. sayfa, 13. hadis |
| 11931 | Ölüm esnasında köle azad eden ve sadaka veren insanın misali, tıka basa yemek yedikten sonra hediye veren kimsenin misali gibidir. | Ramuz el e-hadis, 391. sayfa, 1. hadis |
| 11933 | Sadaka verip de, sadakasından dönen kimsenin misali, kusup da sonra kustuğuna dönen ve onu yiyen köpeğin misali gibidir. | Ramuz el e-hadis, 391. sayfa, 3. hadis |
| 11934 | Birbirlerini sevmekte, birbirlerine merhamette ve birbirlerine atifet göstermekte mü'minlerin misali, bir beden misalidir ki, ondan bir uzuv hastalandığında, bedenin sair azasını da uykusuzluk ve ateş sarar. | Ramuz el e-hadis, 391. sayfa, 4. hadis |
| 11936 | Cuma günü imam hutbe okurken konuşanın misali, kitap taşıyan merkebe benzer. Yanındakine sus diyenin de cuması yoktur. | Ramuz el e-hadis, 391. sayfa, 6. hadis |
| 11939 | Önceleri günah yapıp da sonraları sevap işlemeye başlamış olan adamın misali, dar bir zırh giymiş de her sevap yaptıkça zırhının bir halkası düşüp genişleyen adam gibidir. Ta ki tamamı kalmayıncaya kadar. | Ramuz el e-hadis, 391. sayfa, 9. hadis |
| 11940 | Allah yolundaki bir mücahidin misali, gündüz oruç tutup gece ibadet eden bir kimseye benzer. Taki dönünceye kadar. | Ramuz el e-hadis, 391. sayfa, 10. hadis |