Arama Sonuçları Siz yine

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/31760-Siz-yine/10

NoHadis MetniKaynak
8582 SünnetSiz adam, seksen yaşında da olsa, müslüman olunca yine sünnet edilir.Ramuz el e-hadis, 96. sayfa, 4. hadis
9172 Siz bu gün Rabbınızdan gelen açık beyyine (delil) üzerindesiniz. Marufu emir ve Münkerden nehy ve Allah yolunda cihad ediyorsunuz. Sonraları Sizin aranızda iki sarhoşluk zuhru edecek. Cehalet sarhoşluğu ve yaşama sevgisi. Bu sebeble haliniz değişecek ve marufu emretmiyecek ve münkerden nehyetmiyecek ve Allah yolunda cihadda bulunmıyacaksınız. İşte o günde Kitap ve Sünnete tutunanlar için elli sıddık ecri vardır. Dediler ki: "Ey Allah'ın Resulü! Bizden mi yoksa onlardan mı?" Buyurdu ki, hayır, bilakis Sizden.Ramuz el e-hadis, 153. sayfa, 6. hadis
9286 Haberiniz olsun ki dünya hazır bir meta olup, ondan iyi de, kötü de yer. yine biliniz ki hesap günü gelecektir ve haktır. Orada her şeye kadir olan bir melik hükmedecektir. Biliniz ki, hayrın hepsi, bütün kısımlarıyla Cennettedir. yine biliniz ki, şer de bütün parçalarıyla ateştedir. Gene haberiniz olsun ki, amellerinizi Allah'tan sakınır halde işleyin. Ve biliniz ki, Sizler muhakkak surette amellerinizle karşılaşacaksınız. Her kim zerre miktarı hayır işlerse onu görecek ve her kim de zerre miktarı şer işlerse onu görecektir.Ramuz el e-hadis, 169. sayfa, 1. hadis
9430 Ey insanlar! Dünya, peşin verilen bir metadır. İyi de kötü de ondan nasibini alır. Ahiret ise sadık (değişmez) bir vaaddır. Orada Kadir olan Melik hükmeder. Hak yerini bulur. Batıl ise zail olur. Ey insanlar! Ahiret evladı olun, dünya uşağı olmayın. Zira evlat anaya tabidir. (Yani dünya çocuğu olursanız., dünya gibi mahvolmaya layık olursunuz) Allah'tan korku üzerine amel ediniz Biliniz ki, amelleriniz Sizinle yüzleştirilecektir. Ve yine Sizler, mutlaka Allah'a mülaki olacaksınız. Kim, zerre miktarı hayır yaparsa onu görecek ve kim de zerre miktarı şer yaparsa onu görecek.Ramuz el e-hadis, 184. sayfa, 4. hadis
9496 İmam kalkandır. Tamam yaparsa, hem kendi lehine, hem Sizin lehinize. Noksan yaparsa Sizin için yine tamamdır. Noksanlık kendisine aittir.Ramuz el e-hadis, 190. sayfa, 11. hadis
10837 Ey ümmet! Altı şey vardır ki, onlar olmadan kıyamet kopmaz: Peygamberinizin vefatı. Aranızda malın artması. Öyle ki, bir adama onbin dirhem (gümüş para) verilecek de yine öfkelenecek. Sizden her erkeğin evine bir fitne. Koyun boynuzu kıvrımları gibi ölüm çokluğu, Beni esferle aranızdaki sulh. Öyle ki, kadının hamileliği süresi gibi dokuz ay toplanırlar, sonra söze gadirlik yaparlar. Medine'nin fethi. Denildi ki: "Hangi Medine?" Buyurdu ki, Kostantaniyye (Roma'nın fethi)Ramuz el e-hadis, 296. sayfa, 8. hadis
10900 Benden sonra ümmetimden bir kavim gelir. Kur'an'ı okur, dini ilimlerden de malumatları olur. Şeytan onlara gelir: "Dünyalığınızı düzeltmek için hükümete sokulsanızya. Siz yine dininizde onlara uymazsınız." der. Nasıl çalıdan dikenden başka bir şey alınmazsa, onlara sokulmaktan günahtan başka birşey elde edilmez.Ramuz el e-hadis, 303. sayfa, 3. hadis
11585 Deccal Sizin gibi, belki de Sizden hayırlı bir kavme yetişecek (Yani yine iyi adamlar olacak). Bir ümmet ki başında Ben, sonunda İsa (a.s.) geliyor. Allah onları hor etmez.Ramuz el e-hadis, 362. sayfa, 1. hadis
14044 Bayramlara yürüyerek çıkar, kametSiz, ezansız namazı kılar, sonra başka yoldan yine yüreyerek dönerdi.Ramuz el e-hadis, 553. sayfa, 8. hadis
14228

Ebû Abdurrahman Abdullah İbni Ömer İbni’l-Hattâb radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinlediğini söylemiştir:

Sizden önce yaşayanlardan üç kişi bir yolculuğa çıktılar. Akşam olunca, yatıp uyumak üzere bir mağaraya girdiler. Fakat dağdan kopan bir kaya mağaranın ağzını kapattı. Bunun üzerine birbirlerine:

— Yaptığınız iyilikleri anlatarak Allah’a dua etmekten başka Sizi bu kayadan

hiçbir şey kurtaramaz, dediler.

İçlerinden biri söze başlayarak:

—Allahım! Benim çok yaşlı bir annemle babam vardı. Onlar yemeklerini yemeden çoluk çocuğuma ve hizmetçilerime bir şey yedirip içirmezdim. Birgün hayvanlara yem bulmak üzere evden ayrıldım; onlar uyumadan önce de dönemedim. Eve gelir gelmez hayvanları sağıp sütlerini annemle babama götürdüğümde, baktım ki ikisi de uyumuş. Onları uyandırmak istemediğim gibi, onlardan önce ev halkının ve hizmetkârların bir şey yiyip içmesini de uygun görmedim. Süt kabı elimde şafak atana kadar uyanmalarını bekledim. Çocuklar etrafımda açlıktan sızlanıp duruyorlardı. Nihayet uyanıp sütlerini içtiler.

Rabbim! Şayet ben bunu senin rızânı kazanmak için yapmışsam, şu kaya sıkıntısını başımızdan al! diye yalvardı. Kaya biraz aralandı; fakat çıkılacak gibi değildi.

Bir diğeri söze başladı:

—Allahım! Amcamın bir kızı vardı. Onu herkesten çok seviyordum. (Bir başka rivayete göre: Bir erkek bir kadını ne kadar severse, ben de onu o kadar seviyordum). Ona sahip olmak istedim. Fakat o arzu etmedi. Bir yıl kıtlık olmuştu. Amcamın kızı çıkıp geldi. Kendisini bana teslim etmek şartıyla ona 120 altın verdim. Kabul etti. Ona sahip olacağım zaman (bir başka rivâyete göre: Cinsî münasebete başlayacağım zaman) dedi ki: Allah’tan kork! Dinin uygun görmediği bir yolla beni elde etme! En çok sevip arzu ettiğim o olduğu halde kendisinden uzaklaştım, verdiğim altınları da geri almadım.

Allahım! Eğer ben bu işi senin rızânı kazanmak için yapmışsam, başımızdaki sıkıntıyı uzaklaştır, diye yalvardı. Kaya biraz daha açıldı; fakat yine çıkılacak gibi değildi.

Üçüncü adam da:

—Allahım! Vaktiyle ben birçok işçi tuttum. Parasını almadan giden biri dışında hepsinin ücretini verdim. Ücretini almadan giden adamın parasını çalıştırdım. Bu paradan büyük bir servet türedi. Birgün bu adam çıkageldi. Bana: —Ey Allah kulu! Ücretimi ver, dedi. Ben de ona:

—Şu gördüğün develer, sığırlar, koyunlar ve köleler senin ücretinden türedi, dedim. Adamcağız:

—Ey Allah kulu! Benimle alay etme, deyince, seninle alay etmiyorum, diye cevap verdim. Bunun üzerine o, geride bir tek şey bırakmadan hepsini önüne katıp götürdü.

Rabbim! Eğer bu işi sırf senin rızânı kazanmak için yapmışsam, içinde bulunduğumuz sıkıntıdan bizi kurtar, diye yalvardı. Mağaranın ağzını tıkayan kaya iyice açıldı; onlar da çıkıp gittiler.

Buhârî, Büyû` 98, İcâre 12, Hars ve’l-müzârea 13, Enbiyâ’ 53, Edeb 5; Müslim, Zikir 100