| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 10426 | Allah yolunda cihaddan ve onun sözlerini tasdikten başka hiç bir şeyin kendisini evinden çıkarmadığı ve onun yolunda cihad eden kimse için Allah Teala şu hususu tekeffül etti; Ya o kimseyi (şehid olarak) Cennete dahil edecek, yahudda çıkmış olduğu evine ganimet ve derecelere nail ederek (gazi olarak) döndürecek. | Ramuz el e-hadis, 257. sayfa, 7. hadis |
| 10488 | Şu üç şeyi, Allah'a güvenerek ve ümid ederek yapan kimseye, Allah Teala yardımını ve onun işini bereketlendirmeyi vaad etmiştir: Allah'a dayanarak ve sevabını umarak köle azadı için say-ü gayret eden kimseye. Allah'tan sevab umarak ve Allah'a güvenerek evlenene, Allah'ın bereket vermesi ve yardım etmesi, Allah üzerine hak olur. Allah'a dayanarak ve sevab umarak ölü bir araziyi ihya edene de Allah'ın bereket vermesi ve yardım etmesi Allah üzerine hak olur. | Ramuz el e-hadis, 263. sayfa, 3. hadis |
| 10558 | Allah (z.c.hz.)'leri Adem oğlundan çıkanı dünyaya misal olarak gösterdi. Bu, gaita ve idrardan kinayedir. Yani insandan çıkan şeyler, bundan evvel, çeşitli, temiz yumuşak yemeklerdi ve temiz ve içilmesi hoş içeceklerdi de, bunun akibeti gördüğünüz gibi oldu. İşte dünya da nefis ve hoş manzaralıdır. Nefislerde bu süsünden dolayı bu dünyaya heves eder. Cahil, akibetini düşünmeyip onun dışını ziynetine, ebedi kalıcı zannederek aldanır. Akıllının kalbi ise ona yatmaz. Bilgisi ile ona aldanmaz. Bilir ki o, muvakkat bir fanidir. Bir müddet faydası olsa da, ölüm, dünyada yaşayana çaresiz gelecek ve dünyadan onun alakasını kesecektir. | Ramuz el e-hadis, 271. sayfa, 15. hadis |
| 11315 | Beni İsrail'den "Kıfl" isimli biri vardı. Günahtan pek sakınmaz ve onu işlerdi. Ona bir kadın geldi (paraya ihtiyacı vardı.) onunla münasebette bulunmak şartı ile kadına altmış altın verdi. Kadınla bir mevkiye geldiler. O zaman kadının kemikleri titredi ve ağladı. Adam dedi ki: "Neden ağlıyorsun? Seni zorladım mı?" Kadın dedi ki: "Hayır, fakat ben bu işi şimdiye kadar asla yapmamıştım. Buna beni ihtiyacım sürükledi." Adam dedi ki: "Madem ki sen yapmadığını yapmak durumundasın öyleyse git, para da senindir. "Adam ayrıca yemin ederek: "Vallahi bundan sonra ben de bu işi bir daha yapmam" dedi ve o gece de öldü. Sabahleyin kapısına şöyle yazılmış olduğu görüldü: "Allah muhakkak Kıfl'e mağfiret etti." (Asi, fakat iffeti takdir eden ve merhametli bir kimse imiş ve tevbesi nasib ve kabul olmuş.) | Ramuz el e-hadis, 338. sayfa, 1. hadis |
| 12032 | Bir kimse Medine ehlini ona zulüm ederek korkutursa, Allah da onu korkutur. Allah'ın, melaikenin ve insanların laneti onların üzerine olur ve kıyamet gününde Allah onların ne farz ve ne de nafile amellerini kabul eder. | Ramuz el e-hadis, 398. sayfa, 7. hadis |
| 12051 | Bir kimse camiye (cemaate) gitmiye devam ederse; Ya Allah yolunda istifade edeceği bir ahiret kardeşine rastlar, ya güzel bir ilme, ya da hidayetine delalet edecek veya onu düşmekten muhafaza edecek bir kelimeye, yahud da Allah'ın beklenen rahmetine mazhar olur. Veyahut Allah'dan haşyet veya haya ederek günahları terk nimetine erer. | Ramuz el e-hadis, 399. sayfa, 13. hadis |
| 12145 | Bir kimse bi'dat sahibinden buğz ederek yüz çevirirse, Allah onun kalbini korkudan emin kılar ve imanla doldurur. Kim bid'at sahibine sert muamele ederse, Allah Teala onu en büyük korku gününde emin kılar. Kim bid'at sahibini hakir ve zelil görürse, Allah onu Cennette yüz derece yükseltir. Kim de bid'at sahibine selam verir veya ona beşaretle mülaki olursa ve onu sevindirici şeyle karşılarsa, Muhammed (s.a.s.)'e indirileni istihfaf etmiş olur. | Ramuz el e-hadis, 406. sayfa, 11. hadis |
| 12223 | Kim Allah için tevazu ederek, gücü yettiği halde güzel elbiseler giymezse, Allah onu kıyamet gününde insanların arasından çağırır ve Cennet elbiselerinden dilediğini giymekte onu muhayyer kılar. | Ramuz el e-hadis, 412. sayfa, 5. hadis |
| 12322 | Bir kimse öğrenmek istediği ilmi kast ederek çıkarsa, onun için Cennete bir kapı açılır. Melaike kanadlarını döşerler. Göklerin melekleri ve denizlerin balıkları onun için istiğfar ederler. Alimin abide fazileti, bedir gecesindeki ayın semadaki küçük bir yıldıza üstünlüğü gibidir. Muhakkak ki alimler Peygamberlerin varisleridir. Muhakkak ki Peygamberler altın ve gümüş miras bırakmazlar ve lakin onlar ilim miras bırakırlar. Kim ilmi alırsa nasibini almış olur. Alimin ölümü öyle bir musibettir ki, başka şeyle telafi olmaz. O, yeri kapanmıyan bir gediktir ve sönmüş bir yıldız gibidir. Bir kabilenin ölümü bir alimin ölümünden daha hafiftir. | Ramuz el e-hadis, 419. sayfa, 10. hadis |
| 12449 | Bir kimse Allah'ın indindekine (rıdvan ve fazilete) göz dikerse, sema onun gölgeliği, yer yüzü de döşeği olur. onun için dünya işleri kaygı olmaz. Ne ekin ekmek ihtiyacı ve yerine göre ne de yemek ve ağaç dikmek ihtiyacı olur. Halbuki o Allah'a tevekkül ederek meyvaları yer ve onun rızasını taleb eder. Allah da semavatı ve arzı onun rızkı için kefil kılar. Onlar çalışırlar, helalinden rızkını ona getirirler. O da ölünceye kadar hesapsız harcar. | Ramuz el e-hadis, 428. sayfa, 14. hadis |