| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11274 | Hikmet ona ayrıldı. Dokuzu Ali (r.a.)'ye, biri diğer insanlara dağıtıldı. O, bu biri de diğer insanlardan iyi biliyordu. | Ramuz el e-hadis, 335. sayfa, 1. hadis |
| 11285 | de ki: "Subhânel melikil guddûs, Rabbül melâiketi verrûh, Culliletis semâvatü vel ardu bil izzeti vel ceberût" ( Vahşetten şikayet eden birisine bu tesbih tavsiye edilmiştir.) | Ramuz el e-hadis, 335. sayfa, 12. hadis |
| 11286 | de ki: "Allah'ın kelimeyi tammesiyle -ki onu iyi veya kötü tecavüz edemez- yerde yarattığı her şeyin şerrinden sığınırım. Gece gelenin, gündüz gelenin, göğe çıkanın, gökten inenin şerrinden. Ancak hayırla gelen hariç ey Rahman." (Cinnilere karşı Halid ibni Velid r.a hz lerine buyrulmuştur) | Ramuz el e-hadis, 335. sayfa, 13. hadis |
| 11288 | Kendinde Hikmetten birşey olmayan kalb, harap bir ev gibidir. Şu halde öğrenin, öğretin. Fıkıh tahsil edin ve cahil olarak ölmeyin. Zira Allah cahillik için mazeret kabul etmez. | Ramuz el e-hadis, 336. sayfa, 2. hadis |
| 11291 | Fıkhın azı, ibadetin çoğundan hayırlıdır. Kul, Allah'a halis olarak ibadet ederse, fıkıh ona öğretilir. Cehil olarak da kişiye, aklını beğenmek yeter. İnsanlar iki sınıftır: Mü'min ve cahil. Öyle ise sen mü'mine eza etme, cahille de bulunma. | Ramuz el e-hadis, 336. sayfa, 5. hadis |
| 11296 | Harpte, fisebillillah bir saat safta bulunmak, altmış senenin gecesini ibadetle ihyadan daha hayırlıdır. | Ramuz el e-hadis, 336. sayfa, 10. hadis |
| 11299 | Onu bağla da sonra tevekkül et.( Bir kimse, devesini salıverip de mi tevekkül edeceğini sorduğunda bu hadis varid olmuştur.) | Ramuz el e-hadis, 336. sayfa, 13. hadis |
| 11304 | Söz taşımak, hemen hemen büyü derecesini buldu. | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 4. hadis |
| 11309 | Halk, Davud (a.s.)'ı hasta zannı ile yoklamaya gidiyorlardı. Halbuki kendisindeki bu hal, Allah korkusunun şiddetinden ve kendi hayasındandı. | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 9. hadis |
| 11314 | Beni İsrail'den iki kişi arkadaş idiler. Birisi günahkar diğeri ise ibadeti hususunda çalışkandı. Çalışkan olan diğerini günah üzere gördükçe "Vazgeç" diyordu. Onu bir gün bir günah üzere buldu da ona yine şöyle dedi: "Vazgeç." bunun üzerine o günahkar olan dedi ki: "Beni yalnız bırak. Rabbim seni bana gözcü mü gönderdi.?" Diğeri ise dedi ki: "Vallahi Allah seni mağfiret etmez ve Cennetine sokmaz. "İkisinin de ruhu kabz olundu ve Rabbül aleminin huzurunda içtima ettiler. (Günahkar olan abid olana) "Beni tanıdın mı? Veya önünde olana kadir oldun mu?" Allah Teala da günahkar olana buyurdu ki: "Git Rahmetimle Cennete gir." Abid içinde: "Ötekini Cehenneme götürün" buyurdu. | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 14. hadis |