| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 8734 | Dünyada malı çok olanlar, ahirette sevabı az olan kimselerdir. Yalnız Allah'ın hayır ihsan ettiği, sağa sola, ön ve arkasına dağıtan ve hayırla amel eden kimseler hariç. | Ramuz el e-hadis, 108. sayfa, 6. hadis |
| 8824 | Sizin amelleriniz akrabanızdan olan ölülere duyurulur. İyi ise sevinirler, kötü ise şöyle dua ederler: "Yarabbi bize nasıl hidayet ettinse onlara da hidayet etmeden canlarını alma." | Ramuz el e-hadis, 115. sayfa, 7. hadis |
| 9027 | Ben sizin için hikmetle söz söyliyen ve zalimane amel eden münafıktan korkarım. | Ramuz el e-hadis, 137. sayfa, 4. hadis |
| 9258 | Size, dünya ve ahiret ehlinin en hayırlısını ve dünyadaki amellerin en iyisini haber vereyim mi? O öyle bir kimsedir ki, kendisi ile alakasını kesenle ilgilenir, kendisini mahrum edene verir ve kendisine zulmedeni de affeder. | Ramuz el e-hadis, 165. sayfa, 4. hadis |
| 9280 | Seni hoşnud etmiyeyim mi ey Ali? Sen Benim kardeşim ve vezirimsin. Borcumu öder, verdiğim sözü yerine getirir, zimmetimi ibra edersin. Her kim, Ben hayatta iken, seni severse; o, üzerine düşeni yapmış oldu. Her kim Benden sonar senin hayatında seni severse, Allah o kimseyi emniyet ve imanla sona erdirsin. Her kim Benden sonra ve seni görmeden seni severse, Allah, o kimseyi de emniyet ve imanla sona erdirsin. Ve onu korku gününde emin kılsın. Kim ki Ya Ali, sana buğz ederek ölürse, o cahiliyet ölümü üzere ölmüş olur. Ve Allah onu İslamdaki amelle hesaba tabi tutar. (Ona mağfiret etmez, hesaba çeker.) | Ramuz el e-hadis, 168. sayfa, 3. hadis |
| 9343 | Siz "Visal" orucu" (İftar etmeden ertesi güne orucu bağlamak) tutmaktan sakının. Denildi ki: "Siz visal orucu tutuyorsunuz" Buyurdu ki; Siz bu mevzuda Benim gibi değilsiniz. Ben gecelediğimde Rabbim Beni yedirir ve içirir. Siz amellerden, ancak takat getirebileceğinizi yüklenin. | Ramuz el e-hadis, 175. sayfa, 10. hadis |
| 9352 | Yalan mersiyeden sakınınız. Zira bu, cahiliyet amellerindendir. l.(Ölüyü yalan sözlerle medh etmek) | Ramuz el e-hadis, 176. sayfa, 7. hadis |
| 9422 | Ey insanlar! Sanki bu dünyada ölüm bizim için değil de bizden başkasına yazılmış. Hak da sanki başkasına vacib gibi imiş. Bize göre -az miktardaki- ölüleri götürüyoruz. Komşuya götürüyormuş gibi. (Evleri kabirleri imiş gibi) Miraslarını yiyoruz. Sanki biz ölmiyecekmişiz gibi. Ne mutlu o kimseye ki, kendi ayıbı onu meşgul eder de, başkasının ayıbını görmez. Ne mutlu o kimseye ki, kendi nazarında kendini hor görür de başkasına noksanlık atfetmez. Meskenete düşmeden Allah için tevazu eder ve helalinden kazandığı malı infak eder. Düşkün ve miskin kimseleri hoş tutar. Fıkıh ve Hikmet ehli ile düşüp kalkar. Ne mutlu o kimseye ki, kendini hor görür. Kazancı helal gidişi salih olur ve kimseye bir zararı dokunmasın diye dikkat eder ve insanlardan uzlet eder. Ne mutlu o kimseye ki, ilmi ile amel eder. Malının fazlasını infak eder, sözünün fazlasını ise tutar. | Ramuz el e-hadis, 183. sayfa, 5. hadis |
| 10034 | Akıllı, nefsini güden (te'dib ve muhasebe eden) ve ölümden sonrası için amel eden kimsedir. Aciz de odur ki nefsini hevasına koyuverir ve Allah'a (iyi yapar inşaallah) diye temennide bulunur. | Ramuz el e-hadis, 229. sayfa, 7. hadis |
| 10200 | Verâ (şüpheden kaçma) amelin seyyididir. Bir kimse de, masiyetle yalnız kaldığı zaman (kötülüğe fırsat bulduğu vakit) Allah'a isyandan onu alıkoyan bir verâ' yoksa, Allah o kimsenin amellerinden hiç bir şeye kıymet vermez. İnsanda Allah korkusu gizli ve aşikarede, iktisad fakirlik ve zenginlikte, adalet ise hoşnudluk ve gadapta olmalıdır. Agah olun ki, "mümin" nefsine hakim olan kimsedir. Ve kendisine hoş gördüğünü başkalarına da hoş görmelidir. | Ramuz el e-hadis, 240. sayfa, 10. hadis |