| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11301 | Taksim edilemiyen mal "Şufa" ile hükmedilir. Hududları belirlenir ve yolları beyan edilirse Şufa olmaz. | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 1. hadis |
| 11314 | Beni İsrail'den iki kişi arkadaş idiler. Birisi günahkar diğeri ise ibadeti hususunda çalışkandı. Çalışkan olan diğerini günah üzere gördükçe "Vazgeç" diyordu. Onu bir gün bir günah üzere buldu da ona yine şöyle dedi: "Vazgeç." Bunun üzerine o günahkar olan dedi ki: "Beni yalnız bırak. Rabbim seni bana gözcü mü gönderdi.?" Diğeri ise dedi ki: "Vallahi Allah seni mağfiret etmez ve Cennetine sokmaz. "İkisinin de ruhu kabz olundu ve Rabbül aleminin huzurunda içtima ettiler. (Günahkar olan abid olana) "Beni tanıdın mı? Veya önünde olana kadir oldun mu?" Allah Teala da günahkar olana buyurdu ki: "Git Rahmetimle Cennete gir." Abid içinde: "Ötekini Cehenneme götürün" buyurdu. | Ramuz el e-hadis, 337. sayfa, 14. hadis |
| 11315 | Beni İsrail'den "Kıfl" isimli biri vardı. Günahtan pek sakınmaz ve onu işlerdi. Ona bir kadın geldi (paraya ihtiyacı vardı.) Onunla münasebette bulunmak şartı ile kadına altmış altın verdi. Kadınla bir mevkiye geldiler. O zaman kadının kemikleri titredi ve ağladı. Adam dedi ki: "Neden ağlıyorsun? Seni zorladım mı?" Kadın dedi ki: "Hayır, fakat ben bu işi şimdiye kadar asla yapmamıştım. Buna beni ihtiyacım sürükledi." Adam dedi ki: "Madem ki sen yapmadığını yapmak durumundasın öyleyse git, para da senindir. "Adam ayrıca yemin ederek: "Vallahi bundan sonra ben de bu işi bir daha yapmam" dedi ve o gece de öldü. Sabahleyin kapısına şöyle yazılmış olduğu görüldü: "Allah muhakkak Kıfl'e mağfiret etti." (Asi, fakat iffeti takdir eden ve merhametli bir kimse imiş ve tevbesi nasib ve kabul olmuş.) | Ramuz el e-hadis, 338. sayfa, 1. hadis |
| 11318 | Bir tüccar, halka ödünç verir ve adamına da paraları tahsil ederken: "Sıkıntıda olanları hoş geç, ola ki Allah da bizi hoş geçer" derdi de sonra Allah'a kavuştu. Allah da ondan vazgeçti. | Ramuz el e-hadis, 338. sayfa, 4. hadis |
| 11319 | Bana vahiy iki türlü gelirdi: Cibril (a.s.) gelir ve bir adamın diğer bir adama bir şey vermesi gibi Bana ilka ederdi. Bu, Bende aniden hasıl olurdu. Bir de çan sesi gibi birşeyle Bana gelirdi. Öyle ki, kalbimde ihtilat yapardı ve bu Bende aniden olmazdı. | Ramuz el e-hadis, 338. sayfa, 5. hadis |
| 11323 | Havva anamızın çocuğu yaşamazdı. Nezir etti ki, yaşarsa adını "Abdülharis" koysun. Çocuğu yaşadı ve ismini Abdülharis koydu. Bu, ancak şeytanın iğvası ile olmuştur. | Ramuz el e-hadis, 339. sayfa, 1. hadis |
| 11324 | Peygamlerlerin asaları vardı. aziz ve Celil olan Allah için tevazuen ona dayanırlardı. | Ramuz el e-hadis, 339. sayfa, 2. hadis |
| 11326 | (Ümmühani'ye hitaben) Allah'ı yüz kere Tekbir, yüz kere Hamd ve yüz kere Tesbih et. Bu senin için Allah yolunda eğerli, gemli yüz attan daha hayırlıdır. Yüz deveden daha hayırlıdır. Yüz köle(azad etmek)ten daha hayırlıdır. (Herkese haline göre ibadet.) | Ramuz el e-hadis, 339. sayfa, 4. hadis |
| 11327 | Allah'ın Kitabı ve Benim Sünnetim, havuzuma gelesiye kadar asla ayrılmazlar. | Ramuz el e-hadis, 339. sayfa, 5. hadis |
| 11328 | Bana "Kurban" farz kılındı. Halbuki size farz edilmedi. Ben "duha" namazı ile emrolundum, siz ise onunla emrolunmadınız. | Ramuz el e-hadis, 339. sayfa, 6. hadis |