Arama Sonuçları vardır En

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/36270-vardir-En/250

NoHadis MetniKaynak
13406 Bu ümmettEn bir kavim çıkar ki, yanlarında sığır kuyrukları gibi kamçılar En'>vardır. Sabah Allah'ın gadabında gider, akşam Allah'ın gadabında dönerler.Ramuz el e-hadis, 508. sayfa, 9. hadis
13505 Cuma günü on iki saattir. Ondan bir saat En'>vardır ki, o saatte mü'min bir kul Allah Tealadan ne isterse Allah onu kEndisine verir. Öyle ise bunu ikindinin son saatlerinde arayın.Ramuz el e-hadis, 518. sayfa, 11. hadis
13642 Yatağına girdiklerinde şöyle dua ederlerdi: "Hamd olsun o Allah'a ki, bizi yedirdi, içirdi ve bize kafi geldi ve bizi barındırdı. Nice kimseler En'>vardır ki, onlara kifayet edEn ve onları barındıran yoktur."Ramuz el e-hadis, 528. sayfa, 1. hadis
13685 EvdEn çıktıklarında: "Bismillâhi't-tüklânu 'alellâhi, Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhi": (Allah'ın adıyla, itimad ancak Allah'adır. Ne mEn edici ne de yapıcı bir kuvvet En'>vardır, ancak Allah'a mahsustur) diye buyururlardı.Ramuz el e-hadis, 530. sayfa, 10. hadis
14048 Bir kadına talib olunca şöyle derlerdi: SEnin için şu şu ve Saadın "Cefne"si En'>vardır (bir sini). Her nereye gidersEn o BEnimle beraber sana gelir.Ramuz el e-hadis, 553. sayfa, 12. hadis
14216

Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Mekke fethindEn sonra artık hicret yok; fakat cihad ve niyet En'>vardır. Allah yolunda savaşa çağırıldığınız zaman hemEn katılın.”

Buhârî, Menâkıbü’l-ensâr 45, Cihâd 1, 27, 184; Müslim, Hac 445, İmâret 85. Ayrıca bk. Tirmizî, Siyer 32; Nesâî, Bey`at 15
14220

Enes radıyallahu anh şöyle dedi:

— Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile Tebük Gazvesi’ndEn döndüğümüz sırada şöyle buyurdu:

-“Medine’de bizdEn geride kalan öyle kimseler En'>vardır ki, bir dağ yoluna, bir vâdiye girdiğimizde onlar da bizimle yürüyormuş gibi sevap kazanırlar.

Çünkü onları birtakım mâzeretleri alıkoymuştur.”

Buhârî, Megâzî 81, Cihâd 35. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihad 19; İbni Mâce, Cihâd 6
14245

Ebû Yahyâ Suheyb İbni Sinân radıyallahu anh’dEn rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Mü’minin durumu gıbta ve hayranlığa değer. Çünkü her hâli kEndisi için bir hayır sebebidir. Böylesi bir özellik sadece mü’minde En'>vardır:

Sevinecek olsa, şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir belâ gelecek olsa, sabreder; bu da onun için hayır olur.”

Müslim, Zühd 64
14247

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in azadlısı, dostu ve dostunun oğlu olan Ebû Zeyd Üsâme İbni Zeyd İbni Hârise radıyallahu anhümâ’dan nakledildiğine göre o şöyle dedi:

Kızı (Zeynep), Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e:

Oğlum ölmek üzeredir, lutfEn bize kadar geliniz, diye haber gönderdi.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Alan da verEn de Allah’tır. O’nun katında her şeyin belli bir vakti En'>vardır. Sabretsin ve ecrini Allah’tan beklesin”, buyurarak kızına selâm gönderdi.

Bunun üzerine Kızı, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e; - Ne olur, mutlaka gelsin, diye tekrar haber yolladı.

Bu defa Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem yanında Sa’d İbni Ubâde, Muâz İbni Cebel, Übeyy İbni Kâ’b, Zeyd İbni Sâbit ve başka bazı sahâbîler olduğu halde kalkıp kızına gitti. Çocuğu Hz. Peygamber’e verdiler, kucağına aldı. Yavrucak pek zor nefes almaktaydı. Resûlullah’ın gözlerindEn yaşlar boşandı.

Durumu görEn Sa’d İbni Ubâde:

Ey Allah’ın Resûlü, bu ne haldir? dedi. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem de: “Bu, Allah’ın, kullarının kalbine koymuş olduğu merhamet duygusudur” buyurdu.

Hadisin bir başka rivâyetinde Hz. Peygamber, “Bu, dilediği kullarının kalbine Allah’ın koyduğu bir rahmettir. ZatEn Allah ancak, merhametli kullarına rahmet eder” buyurmuştur.

Buhârî, Cenâiz 33, Müslim, Cenâiz, 9, 11. Ayrıca bk. Buhârî, Eymân 9, Merdâ 9, Tevhîd 25; Ebû Dâvûd, Cenâiz 24, Edeb 58; Nesâî, Cenâiz 22; İbni Mâce, Cenâiz 53
14253

Atâ İbni Ebî Rebâh’dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir:

Abdullah İbni Abbâs radıyallahu anhümâ bana:

Sana cEnnetlik bir kadın göstereyim mi? dedi. BEn: Evet, göster, dedim.

İbn Abbâs şöyle dedi:

Şu (iri yarı) siyah kadın var ya! İşte bu kadın (birgün) Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’e geldi ve: BEni sar’a tutuyor ve üstüm başım açılıyor. İyileşmem için Allah’a dua ediniz, dedi.

Nebî sallallahu aleyhi ve sellem:

-“Eğer sabredeyim dersEn, sana cEnnet En'>vardır. Ama yine de sEn istersEn, sana şifa vermesi için Allah’a dua ederim” buyurdu.

Bunun üzerine kadın:

BEn (hastalığıma) sabrederim. Ancak sar’a tuttuğu zaman üstümün başımın açılmaması için dua buyurunuz, dedi.

Nebî sallallahu aleyhi ve sellem de ona dua etti.

Buhârî, Merdâ 6; Müslim, Birr 54