| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 13491 | Allah (z.c.hz.) buyurur: "Kulumun defteriNe bakın. Kimi ki CenNeti Benden istemiş görürseniz onu kendisiNe veririm. Kim de CehenNemden Bana sığınmışsa onu ondan korurum. | Ramuz el e-hadis, 517. sayfa, 4. hadis |
| 13558 | Bir hastaya geldiklerinde veya hasta kendisiNe getirildiğinde "Ezhebil be'se RabBennâsi eşfi ve enteş şâfi. La şifâe illa şifâüke şifâen la yuğâdiru sakamen": (Ey insanların Rabbi, zararı gider, şifa ihsan et, şifa veren ancak sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Hiçbir hastalık bırakmayacak şifa ihsan buyur) diye dua buyururlardı. | Ramuz el e-hadis, 522. sayfa, 4. hadis |
| 13613 | KendisiNe veya ashabından birisiNe göz ağrısı isabet ettiğinde, şu kelimelerle dua buyururlardı: "Yarabbi Beni gözümden faydalandır. Onu bana varis et. Düşmanın zararının Benden uzaklaştığını bana göster. Ve bana zulmedeNe karşı bana yardım et. | Ramuz el e-hadis, 526. sayfa, 1. hadis |
| 13614 | KendisiNe bir gam veya sıkıntı isabet ettiğinde: "Kulların yardımından Allah'ın yardımı bana kafidir. Yaratılmışların yardımından ise Halik'in yardımı bana yeter. Rızıklananlardan ise rızık vericinin yardımı bana yeter. Bütün işlerimde, bana yeten Rabbım kafidir bana. Allah bana yeter, O Ne güzel vekildir. Allah bana yeter, Ondan başka ilah yoktur, Ben ancak O'na tevekkül ettim. Ve O büyük Arşın Rabbidir" diye buyururlardı. | Ramuz el e-hadis, 526. sayfa, 2. hadis |
| 13651 | Gece uyandıklarında: "Ya Rabbi Beni mağfiret et, RahmetiNe erdir ve Beni en doğru yola ilet" buyururlardı. | Ramuz el e-hadis, 528. sayfa, 10. hadis |
| 13701 | Helaya girecekleri zaman şöyle dua ederlerdi: "Allahım kir ve murdarlıktan, başkalarını kirletecek Necasetten, taşlanmış şeytandan Sana sığınırım." Heladan çıktıklarında da şöyle dua ederlerdi: "Hamd olsun o Allah'a ki, nimetin lezzetini bana tattırdı, kuvvetini Bende ibka etti ve eza verenini Benden uzaklaştırdı." | Ramuz el e-hadis, 531. sayfa, 13. hadis |
| 13702 | Mescide girdiği zaman şöyle dua ederlerdi: "Taşlanmış şeytandan büyük Allah'a ve onun Zatı kerimiNe, O'nun ezeli saltanatına sığınırım." Resulu Ekrem şöyle buyururdu; İnsan oğlu böyle dediğinde şeytan da şöyle der: "Günün kalan kısmında da bu kimse Benden korundu." | Ramuz el e-hadis, 532. sayfa, 1. hadis |
| 13708 | EviNe girdiklerinde, "Yanınızda yeNecek bir şey var mı?" diye sorarlardı. Bir şey olmadığı söylenince de, "Ben oruçluyum" buyururlardı. (Öğleden evvel) | Ramuz el e-hadis, 532. sayfa, 7. hadis |
| 13741 | Sofrası kaldırıldığı zaman şöyle derlerdi: "Elhamdülillahi hamden kesîran, tayyiBen, mübâreken fîh, Elhamdülillahillezi kefânâ ve âvânâ gayru mekfiyyin velâ mekfûrin velâ müveddain velâ müstağnâ anhü Rabbina." (Mübarek, halis ve pek çok hamd ile Allaha hamd ederiz. Hamd olsun o Allah'a ki, bize kafi geldi. Bizi barındırdı. Rabbimiz hiç bir şeye muhtaç değildir. NimetiNe nankörlük edilmez, nimeti terk olunmaz ve onun nimetinden müstağni kalınmaz.) | Ramuz el e-hadis, 534. sayfa, 12. hadis |
| 13786 | Hz. Aişe validemiz öfkelendiğinde, onun burnunu oğuştururlar ve ona Ey Ayşecik, şu duayı oku derlerdi: "Allahım, Ey Muhammedin (s.a.v) Rabbi, günahımı bağışla, kalbimin öfkesini gider, Beni fitNelerin saptırmalarından beri kıl." | Ramuz el e-hadis, 537. sayfa, 14. hadis |