Arama Sonuçları red etmiş

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/3653-red-etmis

NoHadis MetniKaynak
7742 Teenni edersen isabet edersin, yahud hemen hemen isabet etmiş olursun. Acele ettiğin zaman ise hataya düşersin, yahud neredeyse hata etmiş olursun.Ramuz el e-hadis, 38. sayfa, 8. hadis
8054 "Sübhanellah" dediğinde sen Allah'ı zikretmiş olursun. Allah da seni anar. "Elhamdülillah" dediğinde, Allah'a şürketmiş olursun. O da sana ihsanını artırır. "Lâ ilâhe illallah" dediğinde, işte o öyle bir kelimei tevhiddir ki, kim bu kelimeyi şeksiz, tereddüdsüz, kibirsiz ve zulüm yapmaksızın söylerse, Allah onu ateşten azad eder.Ramuz el e-hadis, 58. sayfa, 9. hadis
8060 Kıyamet günü olduğunda "Valiyi getirin" diye emrolunur. Ve o Cehennem köprüsü üzerinde durdurulur. Allah, köprüye emreder ve köprü şiddetle sarsılır. Öyle ki, o valinin her kemiği yerinden ayrılır. Sonra Allah o kemiklere emreder de onlar da yerlerine gelir. Sonra da Allah valiyi sorguya çeker. Eğer o Allah'a muti bir kimse idiyse onu geçirir ve onun ecrini iki misline çıkarır. Şayet asi bir kimse idiyse köprü yarılır ve o Cehennemin içine yetmiş yıl düşer.Ramuz el e-hadis, 58. sayfa, 15. hadis
10189 Hediye, Allah'ın güzel rızıklarından biridir. Kim kabul ederse Allah'dan kabul eder. Kim reddederse Allah'a karşı reddetmiş olur.Ramuz el e-hadis, 239. sayfa, 16. hadis
11275 Ateş yetmiş paya ayrıldı. Emredene altmış dokuzu, katilin kendisine biri kafi geldi.Ramuz el e-hadis, 335. sayfa, 2. hadis
12127 Bana itaat eden Allah'a itaat etmiş, Bana isyan eden de Allah'a isyan etmiş olur. Emire itaat eden Bana itaat etmiş, emire isyan eden de Bana isyan etmiş demektir. Emir bir siperdir. Onunla arkasında savaşılır ve korunulur. Emir takva ile emreder ve adil olursa me'cur olur. Takva ile emretmezse günahı kendinedir. (Emir facir diye harpten geri durulmaz)Ramuz el e-hadis, 405. sayfa, 5. hadis
12497 Bir kimse Hz. Ebubekir (r.a.), Ömer (r.a.), Osman(r.a.) ve Ali (r.a.) üzerine başkasını tafdil ederse, bu kimse Benim sözümü red etmiş ve onların ehli bulundukları makamı yalanlamış olur.Ramuz el e-hadis, 432. sayfa, 3. hadis
13404 Ümmetimin sonunda Mehdi (a.s.) çıkar, Allah (z.c.hz.) ona rahmetini indirir. Arz ona nebatını çıkarır. Mal sahih olarak verilir ve müsavaat üzere taksim edilir. Davar çok olur. Cariyeler bile saygı görür. Yedi veya sekiz yıl yaşar. (Yedi veya sekiz rakamında ravi tereddüd etmiş.)Ramuz el e-hadis, 508. sayfa, 7. hadis
13405 Ümmetimin içinden Mehdi (a.s.) çıkar. Beş veya yedi veya dokuz (sene) kalır. (Ravi sayıda tereddüd etmiş) Sonra üzerlerine bol Rahmet gönderilir. Arz nebatatından bir şey saklamaz bitirir. Mal hakir olur. Bir adam ona gelir ve şöyle der: "Ya Mehdi bana ver, bana ver." Ona elbisesinin taşıyabileceği kadar verir.Ramuz el e-hadis, 508. sayfa, 8. hadis
14237

Zirr İbni Hubeyş şöyle dedi;

Mestler üzerine nasıl mesh edileceğini sormak üzere Safvân İbni Assâl radıyallahu anh’ın yanına gitmiştim. Bana:

Zirr! Niçin geldin? diye sordu. Ben de: İlim öğrenmek için, deyince şunları söyledi: Melekler, ilim öğrenenlerden hoşlandıkları için onlara kanat gererler. Ben de: Büyük ve küçük abdestten sonra mestler üzerine nasıl mesh edileceğikafamı kurcaladı. Sen de Hz. Peygamber’in ashâbından olduğun için, onun bu konuda bir şey söylediğini duydun mu diye sormaya geldim, dedim. Safvân: Evet, duydum. Resûl-i Ekrem seferde bulunduğumuz zaman mestleri üçgün üç gece çıkarmamayı, büyük ve küçük abdest bozduktan, uyuduktan sonra bile mestlere meshetmeyi, ancak cünüp olunca mestleri çıkarmayı emrederdi, dedi. Onun sevgiye dair bir şey söylediğini duydun mu? diye sordum. Evet, duydum. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile bir sefere çıkmıştık. Biz onun yanındayken bir bedevî kaba sesiyle: Muhammed! diye bağırdı.

Hz. Peygamber de onun sesine yakın bir sesle:

“Gel bakalım”, dedi.

Bedevîye dönerek:

Yazıklar olsun sana! Hz. Peygamber’in huzurunda bulunuyorsun. Kıs sesini! Yüksek sesle bağırmanı Allah yasakladı, dedim.

Bedevî:

Vallahi sesimi kısmam, dedi ve Resûl-i Ekrem’e: Birilerini seven, ama onlarla beraber olacak kadar iyiliği bulunmayan kimse hakkında ne dersin? diye sordu.

Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Bir kimse, kıyamet gününde, sevdikleriyle beraberdir.” Safvân İbni Assâl sözüne devamla dedi ki: Hz. Peygamber bu konuda uzun uzun konuştu. Hatta bir ara batı taraflarında bulunan bir kapıdan bahsetti. “Kapı yaya yürüyüşüyle kırk yıl veya yetmiş yıl (yahut râvinin hatırladığına göre süvari gidişiyle kırk veya yetmiş yıl) genişliğindedir”, buyurdu.

Şamlı muhaddislerden Süfyân İbni Uyeyne şöyle dedi:

Allah gökleri ve yeri yarattığı gün, bu kapıyı tövbe için açık olarak yaratmıştır. Güneş battığı yerden doğuncaya kadar o kapı kapanmayacaktır.
Tirmizî, Daavât 98. Ayr ca bk. Tirmizî, Tahâret, 71; Nesâî, Tahâret 97, 113;ı İbni Mâce, Fiten 32