| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 9063 | Eğer namaz hakkında yeni emir olsaydı haber verirdim. Ben de beşerim, sizin unuttuğunuz gibi bende unuturum. Unuttuğum zaman bana hatırlatın. Sizden Biriniz namazda şüphelenirse doğruyu araştırsın, onun üzerine tamamlasın, sonra sehiv secdesi yapıp selam versin. | Ramuz el e-hadis, 139. sayfa, 14. hadis |
| 9074 | Benden evvelki peygamberlerden, ümmetimi deccal ile korkutmıyan hiç kimse olmadı. Onun sol gözü şaşı, sağ gözü ise perdelidir. Ve alnında kafir diye yazılıdır. Yanında Cennet, Cehennem diye iki vadi olur. Cennet dediği Cehennem, Cehennemi ise Cennetir. Yanında Peygamber kıyafetinde iki melek bulunur. Biri sağında Biri solundadır. Bu beraberlik insanları imtihan içindir. Ve deccal onlara sorar: "Ben sizin Rabbiniz değilmiyim? Diriltiyorum, öldürüyorum." Meleklerden Biri "Yalan söylüyorsun" der. Fakat bu sözü yanındaki melekten başkası duymaz. İkinci melek diğerine "Doğru söylüyorsun" der. İkinci meleğin sözünü ise insanlar işitir. Ve zannederler ki, deccalı tasdik etti. Bu da imtihan içindir. Sonra Medine'ye yürür. Giremeyince: "Bu O'nun (s.a.v)ülkesidir" der. Sonra Şam'a yürür. Orada "Akıbeti Efik" mevkiinde Allah onu helak eder. | Ramuz el e-hadis, 140. sayfa, 11. hadis |
| 9075 | Ahir zamanda ümmetim üzerine şiddetli Bir bela zuhur eder. Bundan ancak iki sınıf kurulur: Biri Allah'ın dinini tanır ve onun için lisan ve kalbi ile mücadele eder. İkinci ise dinini anlamış, dinlemiş ve tasdik etmiştir. (Yani cahil kalanlar bu belada tehlikededir) | Ramuz el e-hadis, 141. sayfa, 1. hadis |
| 9078 | İnsanlar üzerine öyle Bir zaman gelir ki, faiz yemeyen adam kalmaz. Onu yemese bile kendisine tozu isabet eder. | Ramuz el e-hadis, 141. sayfa, 4. hadis |
| 9100 | Ben size Bir şeyi haram etseydim yanardınız. Peygamberlerin haram edişine dağlar dayanmaz. | Ramuz el e-hadis, 144. sayfa, 2. hadis |
| 9105 | Şüphesiz ben Bir kelime biliyorum ki, (Şu öfkeli adam) bunu söyleseydi elbette öfkeden ona gelen hal kendisinden giderdi. "Eûzübillâhimineşşeytânirracîm" ve ondan o hiddet gitti. (İki kişi BirBirlerine kötü sözler söylemişler, Birinin yüzü kızarmış damarları kabarmış idi) | Ramuz el e-hadis, 144. sayfa, 7. hadis |
| 9106 | Ben Bir kelime biliyorum ki, bu kızgın kimse onu söylese idi gazabını giderirdi; "Allahümme innî eûzu bike mineşşeytanir racim." | Ramuz el e-hadis, 144. sayfa, 8. hadis |
| 9119 | Ben gümüşten mühür edindim ve üzerine "Muhammedün Resulullah" nakşettirdim. Kimse böyle Bir mühür kullanmasın. | Ramuz el e-hadis, 146. sayfa, 3. hadis |
| 9124 | Rabbimden ümmetimi kıtlıkla helak etmemesini istedim. Onu bana verdi. Ve istedim ki harici düşmanla mahv etmesin. Onu da verdi. Ve yine istedim ki onlar BirBirlerinden ayrılmasın ve BirBirlerini vurmasın. Onu bana vermedi. O zaman Ben, ya humma ya taun, ya humma ya taun, ya humma ya taun olsun istedim. | Ramuz el e-hadis, 147. sayfa, 1. hadis |
| 9125 | Ben öyle Bir kelime bilirim ki, musibete uğrıyan adam söylerse, Allah ondan o musibeti kaldırır. Bu kardeşim (Yunus (a.s.)'ın sözüdür ki, (Balığın içinde) karanlıklarda şöyle nida etmişti: "Lâ ilâhe illâ ente, sübhâneke innî küntü minezzâlimîn." (Çok kimse selamete çıkmış. Ayeti kerimenin sonunda da "Böylece mü'minleri kurtarırız" buruyuruluyor.) | Ramuz el e-hadis, 147. sayfa, 2. hadis |