| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 8070 | Kıyamet günü olduğunda Allah Teala bu ümmet için yeşil zümrütten bir çadır kurdurur da sonra bir münadi ile şöyle nida ettirir: "Ey ümmeti Muhammad (s.a.s.), muhakkak ki Allah sizi affetti. ÖylEyse siz de birbirinizi affedin de hesaba gelin. | Ramuz el e-hadis, 59. sayfa, 10. hadis |
| 8071 | Kıyamet günü olduğunda Aziz ve Celil olan Allah meleklerine şöyle buyurur: "Kulaklarını ve gözlerini şEytanın çalgılarından ve haramlardan koruyanlar nerededir? Onları ayırınız." Bunun üzerine melekler onları arayıp, misk ve anber tepeleri üzerinde toplarlar. Sonra Allah Meleklerine tekrar şöyle buyurur: "Onlara tesbihimi ve temcidimi duyurun." Bunun üzerine o kimseler öyle güzel sesler duyarlar ki, benzerlerini hiç kimse duymamıştır. | Ramuz el e-hadis, 59. sayfa, 11. hadis |
| 8077 | Sene yüz otuz beş olunca, Davud oğlu SülEyman (a.s.)'ın deniz adalarında hapsettiği şEytanların azılıları serbest kalır. Ve onların onda dokuzu lrak'a gider. Ve orada Kur'an hakkında (şEytanca) mücadele ederler. Onda biri ise Şam'da kalır. | Ramuz el e-hadis, 60. sayfa, 1. hadis |
| 8078 | Ahir zaman geldiğinde, ümmetimin erkeklerine, peştemalla bile olsa hamama girmeleri haram olur. Dediler: "Ya Resulallah, bu nedendir?" Buyurdu ki: "Zira onlar çıplak insanların üzerine girerler vEya onların üzerine çıplak insanlar girer. Agah olunuz ki, Allah Teala bakana da kendisine baktırana da lanet etmiştir." | Ramuz el e-hadis, 60. sayfa, 2. hadis |
| 8082 | Kıyamet günü olduğunda, kafire ameli bildirilir. Lakin o inkar edip mücadelEye girişir. Ona denilir ki: "İşte şunlar senin komşularındır. AlEyhinde şahidlik ediyorlar." O der ki: "Yalan söylüyorlar". O zaman denir ki: "Ailen ve kavmin de böyle söylüyor." O der ki: "Onlar da yalan söylüyorlar." Kendisine: "Peki öylEyse yemin et." denilir. O da yemin eder. Sonra Allah, o kafirleri susturur. O zaman kafirlerin kendi dilleri kendisi alEyhinde şahidlik eder. Bunun üzerine Allah onları cehenneme atar. | Ramuz el e-hadis, 60. sayfa, 6. hadis |
| 8086 | Bir kul için Allah Kendi kabında bir derece takdir etmiş de, o kul o derecEye ameli ile erişememişse Allah, dünyada onu (bazı musibetlerle) mübtela kılar. Sonra da kendisine o belaya karşı sabır ihsan eder ki o derecEye erişebilsin. | Ramuz el e-hadis, 60. sayfa, 10. hadis |
| 8091 | Sizden biri oruçlu olduğu bir günde, sakın kötü bir söz söylemesin ve bir cahillik yapmasın. Şayet birisi kendisine kötü bir söz söyler vEya mücadelEye kalkarsa o, sadece "Ben oruçluyum, ben oruçluyum" desin. | Ramuz el e-hadis, 61. sayfa, 2. hadis |
| 8094 | Şaban'ın onbeşinci gecesinde (Beraat gecesi) ibadetle kâim olun ve gündüzünde ise oruç tutun. Muhakkak ki, Allah Tealâ'nın rahmeti, güneşin batışında dünya göğüne nüzul eder de şöyle buyurur: "Agâh olun Ey kullarım; istiğfar eden yok mu? Onu mağfiret edEyim. Rızık istiyen yok mu? Rızıklandırayım. Bir şEye mübtelâ olan yok mu? Ona afiyet verEyim. Bir şEy istiyen yok mu ki ona verEyim." Ve bu şekildeki hitabları fecir tulû' edincEye kadar devam eder, gider. | Ramuz el e-hadis, 61. sayfa, 5. hadis |
| 8099 | Kıyamet günü olduğunda, pEygamberlerin imamı, hatibi ve şefaat sahibi Ben olurum. Bunu öğünmek için söylemiyorum. | Ramuz el e-hadis, 61. sayfa, 10. hadis |
| 8100 | Allah yolunda bir yarası olan vEya çiçek hastalığı cerahatları bulunan bir kimse, cünub olduğunda, yıkandığı takdirde ölüm tehlikesi varsa, tEyemmüm etsin. | Ramuz el e-hadis, 61. sayfa, 11. hadis |