| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11489 | Allah, aklı yarattığında ona şöyle buyurdu: "Gel", o da geldi. Sonra ona buyurdu: "Git", o da gitti. Sonra ona buyurdu. "Otur", o da oturdu. Sonra ona buyurdu: "Konuş", o da konuştu. Sonra ona buyurdu: "Sus", o da sustu. Sonra buyurdu ki: "Bana senden sevgili ve daha kerim olan bir mahluk yaratmadım. Seninle tanınırım, seninle Hamd edilirim, seninle itaat olunurum, Seninle alırım, seninle veririm. Seni hesaba çeker, muhatab ederim. sevab sana, ceza da sana. Sana en büyük ikram da "Sabır" dır." | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 3. hadis |
| 11502 | Birbirinizi sevmedikçe hiç bir vakit iman etmiş olmazsınız. Size birbirinizi seveceğiniz bir yol göstereyim. Aranızda selamı ifşa ediniz. Nefsim yed-i kudretinde olana yemin ederim ki, birbirinize merhamet etmedikçe Cennete giremezsiniz. Dediler ki; "Ya ResulAllah, hepimiz merhametliyiz." Buyurdu ki: "Bu hasseten birinizin Rahmetiyle olmaz. Lakin umumi rahmet, umumi rahmet. | Ramuz el e-hadis, 354. sayfa, 8. hadis |
| 11503 | İçki içmedikçe, kul, dininde genişlik görmekte devam eder. İçki içerse, Allah ondan perdesini yırtar ve şeytan onun velisi, kulağı, gözü ve her şerre sevkeden ve her hayırdan geri bırakan ayağı olur. | Ramuz el e-hadis, 354. sayfa, 9. hadis |
| 11520 | Bir adam anasından doğduğu andan ölene kadar, yüzünün üstünde süründürülerek Allah'a taat yolunda ihtiyarlasa, kıyamet günü bunu azımsardı ve ecir ve sevabını artırmak içi dünyaya geri gönderilmeyi isterdi. | Ramuz el e-hadis, 356. sayfa, 1. hadis |
| 11521 | Allah yolunda birbirini seven iki kuldan biri meşrıkte, diğeri mağribde olsa, Kıyamet günü Allah onları birleştirir de şöyle buyurur: "İşte şu senin sevdiğindir." | Ramuz el e-hadis, 356. sayfa, 2. hadis |
| 11524 | Bir kimse Allah için bir gün nafile oruç tutsa, arz dolusu altın verse de hesap sırasında yine o orucun sevabına erişmiş olamaz. | Ramuz el e-hadis, 356. sayfa, 5. hadis |
| 11591 | Beyan çok söylemek değildir. Bu Allah (z.c.hz.) ve Resulünün sevdiği şekilde hak ile batılı ayırd eden sözdür. Acizlik de lisan acizliği değildir. Hakkı tanımakta marifet ve irfan azlığıdır. | Ramuz el e-hadis, 362. sayfa, 7. hadis |
| 11628 | Amelinin sevabını almayan kimse yoktur, alanlar aldığı ile kaldı. Ensar müstesna. Zira onların ki Aziz ve Celil olan Allah'a aittir. | Ramuz el e-hadis, 365. sayfa, 8. hadis |
| 11653 | Afiyet ehli, kıyamet günü, Aziz ve Celil olan Allah'ın bela ehline olan sevablarını gördüklerinde, derilerinin makaslarla doğranmış olmasını dileyeceklerdir. | Ramuz el e-hadis, 367. sayfa, 9. hadis |
| 11665 | Kabrinde ölü, boğulmak üzere olan kimseye benzer. Babadan, anadan, çocuktan veya sağlam dosttan dua bekler. O, duaya kavuştuğunda bu ona dünya ve içindekilerden daha sevgili olur. Allah Azze ve Celle kabir ehline, dünya ehlinin duasından dağlar gibi idhal eder. Muhakkak ki dirilerin ölülere hediyesi, onlar için istiğfar ve onlar için sadakadır. | Ramuz el e-hadis, 368. sayfa, 10. hadis |