| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11466 | Herşeyin kendisini bozan bir afeti vardır. Ümmetime isabet eden en büyük afet ise onların dünyaya, altına ve gümüşe olacak muhabbetleridir. Ya Eba Hureyre! Mal toplayanın çoğunda hayır yoktur. Meğer ki Aziz ve Celil olan Allah onu hakkına sarfettire. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 7. hadis |
| 11467 | Her şeyin bir ilerleyişi, bir geri gidişi vardır. Kabilenin hepsinin fakih oluşu, dinin ikbalinin alametidir. Öyle ki, o kabilede ancak bir veya iki cahil kimse bulunur. Kabilenin baştan başa cahil oluşu, dinin geri gidişi demektir. Öyle, içlerinde bir iki alim olur. Onlar da zelildir. Makhurdur. (Sözleri geçmez) Kendilerine taraftar ve yardımcı bulamazlar. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 8. hadis |
| 11470 | Mü'minin Cennette yekpare inciden oyulmuş altmış mil uzunluğunda çadırı vardır. Mü'min kul için o çadırda bir çok aileler vardır ki, kendisi onları dolaşır da hiç biri diğerini görmez. | Ramuz el e-hadis, 351. sayfa, 3. hadis |
| 11471 | Hacca yayan gidene yetmiş hac sevabı vardır. Binek gidene ise bir hac ecri vardır. | Ramuz el e-hadis, 351. sayfa, 4. hadis |
| 11472 | Kadının iki perdesi vardır. Kabri, bir de zevci. denildi ki: "Hangisi efdaldir?" Buyurdu ki: "Kabri efdaldir." | Ramuz el e-hadis, 351. sayfa, 5. hadis |
| 11473 | Namaz kılan adam için üç hassa vardır: Gök yüzünden tepesine hayır saçılır. Onu, ayaklarının ucundan semanın üstüne kadar melekler kuşatır ve bir münadi şöyle nida eder: "Namaz kılan kimse kiminle hasbihal ettiğini bilseydi, namazdan ayrılmazdı." | Ramuz el e-hadis, 351. sayfa, 6. hadis |
| 11476 | Adem oğlu yaradılalı beri ölümden daha şiddetli bir şeye rastlamamış olmakla beraber, sonrakilere nazaran ölüm ehvendir. | Ramuz el e-hadis, 351. sayfa, 9. hadis |
| 11477 | bir kavim mallarının zekatını menederlerse, bu sebebden rahmetten mahrum edilirler. Bu hayvanlar olmasa onlar hiç rahmet görmezlerdi. | Ramuz el e-hadis, 351. sayfa, 10. hadis |
| 11479 | İnsan "Half" dostluk ahdine isabet ederse kuvveti artar. (Lakin) islamda bu "half" yoktur. (Müslümanlıktan evvel mevcud olan bu ahde göre bu bir nevi tazminat ödeme ve harpte yardımlaşma ahdi idi.) | Ramuz el e-hadis, 352. sayfa, 1. hadis |
| 11480 | Allah Teala Cenneti yarattığında Cebrail (a.s.)'a şöyle buyurdu: "Git ona bak." O da gitti, baktı, sonra geldi, dedi ki: "Ya Rabbi! İzzetin hakkı için bunu duyup da girmiyen kalmaz." Sonra Allah Teala onun etrafını hoşa gitmeyen şeylerle çevirdi. Sonra buyurdu: "Ya Cebrail (a.s.) git ona bak." O da gitti, baktı, sonra geldi ve dedi ki: "Ya Rabbi! İzzetin hakkı için muhakkak ki ben ona kimsenin girememesinden korkarım." Vaktaki Allah Cehennemi yarattı, şöyle buyurdu: "Ey Cebrail (a.s.) git ona bak." O da gitti, baktı, sonra geldi, şöyle dedi: "İzzetin hakkı için onu duyup da giren hiç bir kimse olmaz." O zaman Allah, Cehennemin etrafını hoşa giden şeylerle çevirdi. Sonra buyurdu ki; "Ya Cebrail (a.s.) git ona bak." O da ona baktı ve şöyle dedi: "Ya Rabbi! İzzetin hakkı için muhakkak ki ona girmiyen hiç kimsenin kalmıyacağından korkarım." | Ramuz el e-hadis, 352. sayfa, 2. hadis |