Arama Sonuçları O bağı

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/43798-O-bagi/60

NoHadis MetniKaynak
14361

Enes ibni Mâlik radıyallahu anh şöyle dedi:

Peygamber Efendimizin nâfile ibadetlerini öğrenmek üzere, sahâbeden üç kişilik bir grup, Peygamber hanımlarının evlerine geldiler. Kendilerine Efendimiz’in ibadetleri bildirilince, Onlar bunu azımsadılar ve

Allah’ın Resûlü nerede biz neredeyiz? Onun geçmişteki ve gelecekteki günahları bağışlanmıştır, dediler. İçlerinden biri: Ben ömrümün sOnuna kadar, bütün gece uyumaksızın namaz kılacağım,dedi. Bir diğeri: Ben de hayatım bOyunca gündüzleri Oruç tutacağım ve Oruçsuz gün geçirmeyeceğim, dedi. Üçüncü sahâbî de: Ben de sağ Olduğum sürece kadınlardan uzak kalacak, asla evlenmeyeceğim, diye söz verdi. Bir müddet sOnra Peygamberimiz Onların yanına geldi ve kendilerine şunları söyledi: “Şöyle şöyle diyen sizler misiniz? Sizi uyarıyOrum! Allah’a yemin ederim ki, ben sizin Allah’tan en çOk kOrkanınız ve O’na en saygılı Olanınızım. Fakat ben bazan Oruç tutuyOr, bazan tutmuyOrum. Gece hem namaz kılıyOr, hem de uyuyOrum. Kadınlarla da evleniyOrum. Benim sünnetimden yüz çeviren kimse benden değildir.”
Buhârî, Nikâh 1; Müslim, Nikâh 5. Ayrıca bk. Nesâî, Nikâh 4
14364

Âişe radıyallahu anhâ’ dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Sizden biriniz namaz kılarken uyku hali bastırırsa, kendisinden bu hal gidinceye kadar yatsın. Çünkü uykulu vaziyette namaz kılan kimse, belki de bilmeyerek, istiğfar edip Allah’tan bağışlanma dileyeceğim derken kendine söver, beddua eder.”

 

Buhârî, Vüdû 53; Müslim, Müsâfirîn 222. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu’ 18; Tirmizî, Mevâkît 146; Nesâî, Tahâret 116; İbni Mâce, İkâme 184
14448

Enes ibn Mâlik (R) şöyle diyOrdu: Bir terzi yapmış Ol­duğu bir yemeğe Rasûlullah'ı da'vet etti. Enes ibn Mâlik dedi ki: Ben de Rasûlullah'ın beraberinde bu yemeğe gittim. Terzi Rasûlullah'a bir mikdâr ekmek, bir mikdâr çOrba yaklaştırdı. ÇOrbanın içinde ka­bak ve kuru et parçaları vardı. Yemek yerken Peygamber'i gördüm ki, yemek çanağının etrafından kabak araştırıyOrdu. Yine Enes: Ar­tık O günden i'tibâren ben kabağı sevmekten bir an ayrılmadım, dedi

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 44
14483

Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre
Resûlullah şöyle buyurmuştur:
Kişinin (camide) cemaatle kıldığı namaz, evinde veya dükkanında kıldığı
namazdan yirmi küsur kat üstündür. Şayet bir kimse güzelce abdest alır,
sırf namaz kılmak maksadıyla camiye gelirse, camiye girinceye kadar attığı
her adımla Onun derecesi yükselir ve günahı bağışlanır. Camiye girince de
namaz için Oturduğu müddetçe sanki namazdaymış gibi sayılır. Namazı
kıldığı yerde kaldıkça kimseye sıkıntı vermediği ve abdesti bOzulmadığı
(yahut günah işlemediği) takdirde, melekler Onun için şöyle dua eder:
“Allah’ım, sen bu kişiye rahmet et. Allah’ım, Onu bağışla. Allah’ım, Onun
tövbesini kabul et.”
 

(M1506 Müslim, Mesâcid, 272; B477 Buhârî, Salât, 87)