| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11573 | İnsanlar üzerine bir zaman gelecek ki, onlara sefih önderler hakim olacak. Şerlilerini öne geçirecekler. Onlar da sureta hayırlıların sevgisini izhar edecekler. Namazı vaktinden sonraya bırakacaklardır. Kim bu zamana yetişirse reis olmasın. Memur olmasın. Vergi memuru olmasın. Maliyeci de olmasın. | Ramuz el e-hadis, 360. sayfa, 9. hadis |
| 11577 | Kıyamet gününde Allah (z.c.hz.) bir takım kavmi baas eder ki, onların yüzleri parlar, halkın önünden yel gibi giderler ve Cennete hesapsız girerler. Denildi ki: "Onlar kimdir Ya Resulallah?" Buyurdu ki: "Onlar kendilerine ölüm geldiğinde ribatta (gözcülükte) olanlardır. (Kalbini bekliyenler de aynı.) | Ramuz el e-hadis, 361. sayfa, 3. hadis |
| 11584 | İman temenni ile değil, tahalli (kılık-kıyafetle) de değildir. İman kalbte takdis edilen bir sırdır ki, onu ef'al ve hareket tasdik eder. İlim de iki türlüdür. Lisan ilmi, kalb ilmi. Faydalı olan kalb ilmidir. Lisan ilmi ise Allah (z.c.hz)'nin insan aleyhindeki hüccetidir. (ikincisi ise amelidir.) | Ramuz el e-hadis, 361. sayfa, 10. hadis |
| 11594 | "Lâ ilâhe illallah" ehline ne kabirlerinde, ne mahşerde, ne de kabirlerinden kalktıklarında vahşet yoktur. Sanki Ben "Lâ ilâle illallah" ehlinin kabirlerinden çıktıklarında başlarından topraklarını silkeleyerek ve: "Bizden hüznü gideren Allah'a Hamd olsun" diyerek telaşsız ve korkusuz kalktıkların görür gibiyim. | Ramuz el e-hadis, 362. sayfa, 10. hadis |
| 11605 | Azalar içinde dilden daha şiddetli azab görecek bir şey yoktur. Dil şöyle der: "Yarabbi cesedi azablandırmadığın bir azabla beni cezalandırdın." Cenabı Hak buyurur: "Senden öyle bir kelime çıktı ki, meşrık ve mağribe ulaştı. Onun sebebiyle kanlar akıtıldı. İzzetim Hakkı için seni öyle bir azabla azablandıracağım ki, azalardan hiç birine o şekilde azab etmemişimdir." | Ramuz el e-hadis, 363. sayfa, 8. hadis |
| 11610 | Belayı nimet, bolluğu ve rahatlığı musibet saymayan kimse imanını kamilleştirmiş mü'min değildir. Dediler ki: "Nasıl Ya Resulallah?" Buyurdu ki: "Zira beladan sonra bolluk takip eder ve bolluğu da bela ve musibet takip eder. Yine, namazın dışındaki zamanında gamlı olmayan, imanını kamil etmiş mü'min değildir. Dediler ki: "Niçin Ya Resulallah?" Buyurdu ki: "Zira namazda Rabba münacaat eder. Namazın dışında ise ancak Adem oğlu ile hasbihal eder. (Selefi salihin, belasız geçen gün için ağlarmış. Allah (z.c.hz.) kendileriyle alakadar olmadı diye) | Ramuz el e-hadis, 364. sayfa, 2. hadis |
| 11631 | Gün içinde yapılan hiçbir amel yoktur ki, günün sonunda onun üzerine mühür vurulmasın. Bir mü'min hasta olunca melekler derler ki: "Ey Rabbımız! Kulun falancayı hapsettin." Rab şöyle buyurur: "İyileşinceye veya ölünceye kadar evvelce her gün yaptığının misli ile onunkini mühürleyin." | Ramuz el e-hadis, 365. sayfa, 11. hadis |
| 11640 | Yolda rastlaşıp musafaha etme ile tanışma olmaz. İsmini, babasının ismini, kabilesini bilmedikçe. Hastalanırsa ziyaret edersin, ölürse cenazesine katılırsın. | Ramuz el e-hadis, 366. sayfa, 7. hadis |
| 11653 | Afiyet ehli, kıyamet günü, Aziz ve Celil olan Allah'ın bela ehline olan sevablarını gördüklerinde, derilerinin makaslarla doğranmış olmasını dileyeceklerdir. | Ramuz el e-hadis, 367. sayfa, 9. hadis |
| 11662 | Cennette yüz derece vardır ve her iki derece arası, yerle gök arası gibidir. Allah yolundaki mücahidler için bu mesafe daha büyüktür. | Ramuz el e-hadis, 368. sayfa, 7. hadis |