| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 13824 | Bir kimsenin ismini çıkaramazsa ona "Ey Abdullah oğlu" diye hitab ederlerdi. | Ramuz el e-hadis, 540. sayfa, 8. hadis |
| 13827 | Kabristana gidince şöyle selam verirlerdi: "Esselamü alEyküm ehled diyâr. minel mü'minîne vel mü'minât vessâlihîne vessalihât ve innâ inşâallahü bikum lâhikûn." | Ramuz el e-hadis, 540. sayfa, 11. hadis |
| 13844 | Aynada yüzlerine nazar ettiklerinde şöyle derlerdi: "Hamd olsun o Allaha ki Benim siretimi ve suretimi güzel yarattı. Benden başkasında çirkinlik veren şEyi Bende güzel kıldı." Sürme çektiklerinde de her bir gözüne iki defa çekerlerdi. Ücüncüyü de hem ona, hem one çekerlerdi. Ayakkabısını giydiğinde sağdan, çıkardığında soldan başlarlardı. Mescide sağ ayağı ile girerlerdi. (Sol ile çıkılır) Alıp vermede her şEyde sağla başlamayı severlerdi. | Ramuz el e-hadis, 541. sayfa, 14. hadis |
| 13845 | BEyti Şerife baktıklarında şöyle dua ederlerdi: Allahümme zid BEytike hâzâ teşrîfen ve ta'zîmen ve tekrîmen ve birren ve mehâbeten." (Allahım Senin bu BEytinin şerefini artır. Ona tazimi, tekrimi, iyilik ve mehabeti ziyade Eyle) | Ramuz el e-hadis, 541. sayfa, 15. hadis |
| 13854 | En çok yaptıkları duaları şöyle idi: "Ya mukallibel kulûb, sebbit kalbî alâ dînike.": (Ey kalbleri çeviren Rabbım, kalbimi dinine sabit kıl) Bu husus sorulduğunda şöyle demişlerdi: "Hiç bir kimse yoktur ki, kalbi Allahın parmaklarından iki parmak arasında olmasın. Allah kimi dilerse onu doğrultur, kimi de dilerse onu kaydırır. | Ramuz el e-hadis, 542. sayfa, 8. hadis |
| 13883 | Bir merkebi vardı, ismi "UfEyr" idi. | Ramuz el e-hadis, 544. sayfa, 7. hadis |
| 13886 | Efendimiz (s.a.v)'in bir kılıcı vardı. Kabzası ve kınının ucu gümüş işlemeli idi. Ayrıca gümüşten halkaları vardı, ismine "Zülfikar" denilirdi. Ok ve yayı vardı, ismine "Zessedat" denirdi. Ok mahfazası vardı, ismine "Zelcuma" denirdi. Bakır işlemeli bir zırhı vardı, ona "Zatül fudul" denirdi. Kargısı vardı, "Enneb'âü" denirdi. Kalkanı vardı, "Zagan" denirdi. Al bir atı vardı, adına "Mürtecis" denirdi. Yağız bir atı vardı, ona "Sekıb" denirdi. Bir eğeri vardı, ona "raac" adı verilirdi. Boz bir katırı vardı, ona "Düldül" denirdi. Bir devesi vardı, "Kusva" denilirdi. Bir merkebi vardı, ona "Yafur" denirdi. bir yaygısı vardı, "kez" denilirdi. Bir harbisi vardı ona "Nemr" denirdi. Bir ibriği vardı, ona "Sadr" adı verilirdi. Bir aynası vardı, ona "midelle" adı verilirdi. Bir makası vardı, ona "Câmi' " denilirdi. BEyaz bir çubuğu vardı, ona da "Memşûk" denilirdi. | Ramuz el e-hadis, 544. sayfa, 10. hadis |
| 13906 | (Hayberde) yahudi kadınının zehirli koyun yemeği hadisesinden sonra gelen hediyeden yemezlerdi. Ta ki emirleri üzerine hediyEyi getiren yiyincEye kadar. | Ramuz el e-hadis, 545. sayfa, 14. hadis |
| 13937 | Seferde ve hazerde şu beş şEyi yanında ayırmazdı. Ayna, sürmedanlık, tarak, misvak ve sakal tarağı. | Ramuz el e-hadis, 547. sayfa, 7. hadis |
| 13956 | KimsEyi hoşuna gitmiyen şEyle yüzlemezlerdi. (Azarlamazlardı) | Ramuz el e-hadis, 548. sayfa, 9. hadis |