| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 8823 | Her Cuma gecesi beni Âdem'in amelleri Allah'a arz olunur. Akrabasını yoklamayı kesenin ameli kabul olunmaz. | Ramuz el e-hadis, 115. sayfa, 6. hadis |
| 8845 | Ümmetim, ümmeti merhumedir. Ona ahirette azab yoktur. Onun azâbı, dünyadaki ölüm, zelzele, sıkıntılar ve fitnelerdir. | Ramuz el e-hadis, 117. sayfa, 8. hadis |
| 8848 | Ümmetim, ümmeti merhumedir, mukaddestir, mübarektir. Kıyamette ona azab yoktur. Azâbları ancak dünyada aralarındaki fitnelerledir. | Ramuz el e-hadis, 117. sayfa, 11. hadis |
| 8852 | Bir aile halkı, birbirini yokladıklarında, Allah onların rızkını geniş ve kolay kılar. Ve onlar Allah'ın dairei himayesi altında bulunurlar. | Ramuz el e-hadis, 118. sayfa, 4. hadis |
| 8856 | Cennet ehli Cennetteki makamlarına yerleşir ve Cuma'dan Cuma'ya Allah'ı ziyarete giderler. Onlara Arşı Rahman aşikâr olup, Allah'ı görürler. Bu Cennet bahçelerinden birinde olur. Ve herkes derecesine göre bir minbere yerleşir. En aşağısının yerleri misk tepelerindedir. Ve bunlar kendi hallerini diğerlerinden aşağı görmezler. Soruldu ki: "Rabbimizi görecek miyiz?" Buyurudu ki: "Evet, ayın 14'üncü gününde görülmesinde, ya da güneşin görülmesinde nasıl hilâf yoksa, (veya bunları nasıl izdihamsız görüyorsanız) öyle Rabbinizi göreceksiniz." Allah (z.c.hz.) onlara ayrı ayrı muhatap olur. Ve hatta bazılarına dünyadaki bazı sözlerini hatırlatır. Kul: "Yarabbi mağfiret etmemiş miydin?" der. Allah: "Ettim de onunla buraya geldin" buyurur. O esnada iki bulut öyle güzel kokular serper ki, kimse böylesini görmemiştir. O zaman Allah Tealâ buyurur ki: "Haydi kalkın ikram edeceğim şeylerin başına." O zaman kalkıp cennetin çarşılarına gelirler. Bu çarşılarda aklın tasavvur edemiyeceği şeyler vardır. Orada ne para verilir, ne de yüklenilir. Sadece emredilir. İşte orada biz birbirimizle karşılaşacağız. Derecesi üstün olanların elbisesi başka olur. Ve birinin gözüne bu ilişince kendi elbisesi de derhal fevkalâde olur. Çarşılardan yerimize döneriz. Ailelerimiz: "Başka bir şekilde güzelleşip geldiniz" derler. Biz de deriz ki: "Tabii güzelleşip gelmek hakkımızdır. Zira Rabbımızı ziyaretten geliyoruz." | Ramuz el e-hadis, 118. sayfa, 8. hadis |
| 8868 | Ümmetimin budelâsı (erenleri) Cennete çok oruç ve namazla girmezler. Ancak Allah'ın rahmeti, sadırlarının selâmeti, (içlerinde kötülük yoktur) canların cömertliği ve umum müslümanlara merhameti ile bunu kazanırlar. | Ramuz el e-hadis, 120. sayfa, 9. hadis |
| 8872 | Kıyametin önü sıra tanıdık kimselere selâm vermek âdet olur. Ticaret meydan alır, o derecede ki, kadın erkeğine yardımcı olur. Akraba yoklamaları kalkar ve yalancı şahidler çıkar, gerçek şahidlik gizlenir, muharrirler ise çoğalır. | Ramuz el e-hadis, 121. sayfa, 4. hadis |
| 8887 | Rabbiniz de birdir, babanız da birdir. Dininiz ve Peygamberiniz de birdir. Arabın Acem, Acemin de Arab üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Yine kızılın kara üzerine, karanın da kızıl üzerine üstünlüğü yoktur. Hiç bir milletin diğerine üstünlüğü yoktur. Yalnız takva bakımından biri diğerine üstün olur. | Ramuz el e-hadis, 123. sayfa, 1. hadis |
| 8896 | Taybe Medine'dir. Onun geçitlerinden hiç biri yoktur ki, melekler orada kılıcını sıyırıb beklemiş olmasın. Ona ebeden deccal giremez. | Ramuz el e-hadis, 123. sayfa, 10. hadis |
| 8898 | Meryem oğlu İsa (a.s.) su üzerinde yürüyordu. Eğer (Allah'a) yakînini artırsa idi, havada da yürürdü. (Yakinin hududu yok. Yakîn arttıkça imkânsız şeyler mümkün oluyor) | Ramuz el e-hadis, 124. sayfa, 1. hadis |