| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 9180 | Dünyada Alah (azze ve celle) ile (onun taatı ile) meşgul olanlar, ahirette de Allah'la meşgul olanlardır. Dünyada kendi nefisleri ile meşgul olanlar, ahirette de kendi nefisleriyle meşgul olanladır. | Ramuz el e-hadis, 155. sayfa, 1. hadis |
| 9182 | Ehli Cennet, kendi isimleri, babalarının ve kabilelerinin isimleri ile bellidir. Kıyamet gününe kadar onların adedlerinde çoğaltılma ve azaltılma olmaz. Ehli Cehennem de yine kendi isimleri, babalarının ve kabilelerinin isimleri ile bellidir. Kıyamet gününe kadar onların adedlerinde de çoğaltılma ve azaltılma olmaz. Bazan saaded ehli şekavet yoluna sapar da onlar için "İşte bunlar (şakilerin) ta kendileridir" denir. derken saaded onlara yetişir ve onları şekavet yolundan çıkarır. Bazen de şekavet ehli saadet yolunda yürürler de onlar için "Bunlar (sâcidlerin) ta kendileridir" denir. derken şekavet onları yakalar ve saadet yolundan çkarır. O halde herkes ne için yaratılmışsa, o kendisine kolaşlaştırılır. | Ramuz el e-hadis, 155. sayfa, 3. hadis |
| 9184 | Şam ehli, zevceleri, çocukları, köleleri ve cariyeleri ta Arab yarımadasının sonuna kadar Allah yolunda murabıtlardır. Kim oradaki şehirlerden birine yerleşirse o da murabıttır. Kim de oranın serhadlerinden birinde oturursa o cihaddadır. | Ramuz el e-hadis, 155. sayfa, 5. hadis |
| 9186 | Cehennem ehlinin en hafif azab görecek olanı, Ebu Talib'dir. (Böyle olduğu halde) kendisine giydirilecek ateşten iki nalın sebebile beyni kaynıyacaktır. | Ramuz el e-hadis, 155. sayfa, 7. hadis |
| 9188 | Allah Teala Hz. Musa (a.s.)'a: "Ey Musa evinde seninle beraber oturmamı istermisin?" diye vahyetti. O hemen secdeye kapandı. Sonra: "Ey Rabbim, evimde benimle nasıl kalırsın?" dedi. Allah Teala: "Ey Musa, sen bilmezmisin ki, Ben, Beni zikredenin yanında olurum. Ve kulum Beni nerede ve ne zaman ararsa bulur" buyurdu. | Ramuz el e-hadis, 156. sayfa, 1. hadis |
| 9189 | Allah Teala Hz. Adem (a.s.)'a vahyedip buyurdu ki: "Ey Adem, başına bir iş gelmeden önce şu beyti haccet." Adem (a.s.): "Ya Rabbi, başıma gelecek iş nedir?" dedi. Buyurdu ki: "Sorduğun o şey ölümdür." Adem (a.s.): "Ölüm nedir?" dedi. Buyurdu ki: "Sen onu tadacaksın. | Ramuz el e-hadis, 156. sayfa, 2. hadis |
| 9190 | Allah Teaal Davud (a.s.)'a şöyle vahyetti: "Ey Davud, Dünyanın misali, köpeklerin üzerine toplanıp da sürüdükleri bir leşe benzer. Sen onlar gibi olup, onlarla beraber onu sürüklemeyi arzu eder misin? Ey Davud, güzel yemek, yumuşak elbise ve batıl şöhret, hem insanlar arasında (bu dünyada) ve hem de ahirette elde edilsin, bu asla olmaz." | Ramuz el e-hadis, 156. sayfa, 3. hadis |
| 9191 | Allah Teala İmran oğlu Musa (a.s.)'a şöyle vahyetti: "Ümmeti Muhammed (s.av) içinde öyle kimseler vardır ki; onlar her yüksek yerde veya bir vadide durduklarında "Lâ ilahe İllallah" diye şehadet getirirler. İşte onların mükafatları, Peygamberlerin mükafatları gibidir." | Ramuz el e-hadis, 156. sayfa, 4. hadis |
| 9192 | Allah teala Davud (a.s.)'a şöyle vahyetti: "Zalimlere söyle, Beni anmasınlar. Çünkü Ben, Beni zikredeni anarım, O zalimleri anmam ise kendilerini Rahmetimden uzaklaştırmam olur." | Ramuz el e-hadis, 156. sayfa, 5. hadis |
| 9193 | Allah Teala Bana şöyle vahyetti: "Ey Peygamberlerin kardeşi! Ey korkutanların kardeşi kavmini korkut. Benim mescidlerimden birine ancak, selim kalblerle, sadık lisanlarla, temiz ellerle, tahir ferçlerle girsinler. Mescidlerime, üzerlerinde kullarımdan birinin hakkı varken girmesinler. Zira o, bu hakkı hak sahibine vermedikçe, namaz kılmaya devam etse bile, Ben onu rahmetimden uzaklaştırırım. Ama, bu bildirilenleri yaparsa, Ben onun işiten kulağı, gören gözü olurum. O, Benim velilerimden, halis kullarımdan olur. Ve o kimse Peygamberlerle, sıddıklarla ve şehidlerle beraber Cennette Benim yakınımda olurlar." | Ramuz el e-hadis, 156. sayfa, 6. hadis |