| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 10056 | Mümin her halinde hayır üzerindedir. Ruhu, Allah Azze ve Celle'ye hamd eder olduğu halde, iki yanı arasında kabzolunur. | Ramuz el e-hadis, 230. sayfa, 14. hadis |
| 10059 | Mümin Allah'a, bazı melaike-i mukarrebinden daha şereflidir. | Ramuz el e-hadis, 231. sayfa, 2. hadis |
| 10060 | İnsanlara karışıp da ezalarına sabreden mü'min, insanlara karışmayıp da ezalara sabretmiyen mü'minden daha faziletlidir. | Ramuz el e-hadis, 231. sayfa, 3. hadis |
| 10063 | Mümin Allah'a bazı meLâikelerden daha mübarektir. | Ramuz el e-hadis, 231. sayfa, 6. hadis |
| 10065 | Mü'min yumuşaktır. O kadar ki, onu yumuşaklığından dolayı ahmak zannedersin. | Ramuz el e-hadis, 231. sayfa, 8. hadis |
| 10067 | Mümin omuzlar yumuşak kimsedir. (İyi geçimlidir) O, din kardeşine rahatlık verir. Münafık ise uzak durur. Ve kardeşine sıkıntı verir. Mümin selam vermekte atılgandır. Münafık ise bakar ki önce kendisine versinler. | Ramuz el e-hadis, 231. sayfa, 10. hadis |
| 10068 | Mümin beş türlü şiddet arasındadır. Müslaman kardeşi onu çekemez, münafık ona buğz eder, sevmez onu, kafir onun canına kasteder, kendi nefsi onunla uğraşır ve şeytan onu şaşırtmaya uğraşır. | Ramuz el e-hadis, 231. sayfa, 11. hadis |
| 10071 | Mümin akıllıdır, basiretlidir, uyanıktır. Vukuf sahibidir. Her şeyde yönünü Allah'a çevirmiştir. Acele etmez, alimdir, verağ sahibidir. Münafık ise bunun aksine ne nederen geldiğine dikkat eder ne gittiğine. Ötekini berikini çekiştirir, harama dikkat etmez, sözünü karıştırır, nerden kazandığına ve nereye harcadığına bakmaz. | Ramuz el e-hadis, 231. sayfa, 14. hadis |
| 10072 | Mümin dünyada garib gibidir. Dünyanın izzetiyle ünsiyet etmez. İnsanların ikbal ettikleri hal, tevazu sebebiyle, onda görülmez. Onun öyle bir hali vardır ki, bu hal, başkalarını rahatlandırır. Amma bundan dolayı kendisinin bedeni meşakattadır. | Ramuz el e-hadis, 231. sayfa, 15. hadis |
| 10074 | Mümin, kendisinin yaratıldığı nuru ilahi ile bakar. (Diğerlerinin nüfuz edemediği noktaları görür) | Ramuz el e-hadis, 231. sayfa, 17. hadis |