Arama Sonuçları al meni

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/45772-al-meni/30

NoHadis MetniKaynak
11507 allah (z.c.hz) bu ümmete deccal ile melhamenin kılıcını birden vermez. (Müslüman deccalden perişanlık görmiyecek, fitnesi başka. O imanında zaaf olanlara ait)Ramuz el e-hadis, 354. sayfa, 13. hadis
11508 Kendisinden çocuk peydah olacak meniyi, kayanın üstüne döksen, allah (z.c.hz.) yaratacağını yaratır ve hiç şüphe yok ki allah yaratacağı canı yaratır.Ramuz el e-hadis, 354. sayfa, 14. hadis
11937 İlmi küçüklüğünde öğrenmenin misali, taş üzerine yazılan nakışlar gibidir. İhtiyarlığında öğrenin misali ise, su üstüne yazılana benzer.Ramuz el e-hadis, 391. sayfa, 7. hadis
11974 Mekke-i Mükerreme şeref alametidir. Medine dinin direğidir. Kufe islamın merkezi. Basra abidlerin şehri, Şam iyilerin madeni, Mısır ise iblisin maişet merkezi, onun mağarası ve makamıdır. Sind onun uğursuzluk yeridir. Zina zencilerdedir. Sıdk Nöbededir (Bilali Habeşi'nin memleketi). Bahreyn mübaret yerdir. El-Cezîre kıtal merkezidir. Ehli Yemenin gönülleri yufkadır ve rızıkları eksik olmaz. Emirler Kureyş'tendir. İnsanların efendisi Seyyidler ve Beni Haşim'dir.Ramuz el e-hadis, 394. sayfa, 7. hadis
12137 Bir kimse bir müslümanın kanının akmasına bir kelimenin ucuyla bile yardım etse, kıyamette alnına, "allah'ın rahmetinden payı yoktur" diye yazılır.Ramuz el e-hadis, 406. sayfa, 3. hadis
12986 Ehli kitabdan bir şey sormayın. Zira Ben onların size doğruyu haber verip te, sizin onları yalanlamanızdan veya onların size yalan haber veripte sizin onları tasdik etmenizden korkarım. Size Kur'an kafidir ona yapışın. Zira onda sizden evvelkilerin ve sizden sonrakilerin haberi vardır ve aranızda O "ayırd" edicidir.Ramuz el e-hadis, 473. sayfa, 2. hadis
13342 Ey yahudi, insan hepsinden, her ikisinin menisinden yaratılır. Erkek menisi kalındır. Ondan kemik ve sinir yaratılır. Kadının mutfesi ince nutfedir. Ondan et ve kan yaratılır.Ramuz el e-hadis, 502. sayfa, 7. hadis
14397

Bize Şu'be tahdîs etti ki, Ebû Cemre Nasr ibnu İmrân ed-Dab'î şöyle demiştir: İbn Abbâs (R) beni kendi serîri üzerine otur­turdu. O bana şöyle derdi: Abdu'1-Kays elçileri (Bahreyn tarafların­dan) Rasûlullah'ın huzuruna geldikleri zaman:

—  "Hey'et kimlerdendir?" diye sordu. Onlar:

—  Biz Rabîa kabîlelerindeniz, dediler. Rasûlullah (S):

—  "Hoş geldiniz! allah sizi utandırmasın, pişman etmesin!" buyurdu.

Bunun üzerine onlar:

— Yâ Rasûlallah! Seninle bizim aramızda kâfir olan Mudar ka­bileleri vardır. O hâide bize kestirme birşey emret de, o sebeble biz­ler cennete girelim ve onu arkamızda kalanlarımıza haber verelim! dediler.

Bu arada Rasûlullah'a içkileri de sordular. Rasûlullah onları dört şeyden nehyetti ve dört şeyi de emretti: Onlara yalnız allah'a îmân ile emrettikten sonra:

—  "Yalnız allah'a îmân etmek ne demektir, bilir misiniz?" di­ye sordu.

Onlar:

allah ve Rasûlü en iyi bilendir! dediler. Rasûlullah:

—  "Ortaksız ve yalnız olarak allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in allah 'in Rasûlü olduğuna şehâdet etmek, namazı kılmak, zekâtı vermek -râvî dedi ki: Zannederim ki, burada rama­zân orucu da vardır-, ganimetlerden beşte birini vermenizdir" buyur­du.

Ve onları dört şeyden: Dubba'dan, hantem'den, muzeffet'ten ve nakîr (denilen kaplara hurma yâhud üzüm şırası koymak)dan neh­yetti. Bazen İbn Abbâs'm "Muzeffet" yerine "Mukayyer" dediği de vardır.

Rasûlullah:

— "Bunları ezberleyin ve bunları gerinizde bıraktığınız kavim ve kabilelerinize tebliğ ediniz!" buyurdu

İbn Abbâs
14408

İbn Abbâs (R) şöyle demiştir: Ukâz, Mecenne ve Zu'l- Mecâz, Câhiliyet devrinde bir takım büyük çarşılar (yânî panayırlar) idi. İslâm devri olunca müslümânlar bu panayırlarda ticâret etmeyi günâh sayıp çekindiler. Bunun üzerine: (Hacc mevsimlerinde ticâretle) Rabbinizden ka­zanç istemenizde üzerinize bir günâh yoktur" (ei-Bakara: 198) âyeti in­di. Bu âyetin sonundaki " Hacc mevsimlerinde" ziyâdesini İbn Abbâs, Kur'ân'dan olmak üzere okumuştur

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 4
14438

Hakîm ibn Hızâm(R)'dan: Peygamber (S) şöyle buyur­du: "Satıcı ile satın alıcı birbirlerinden ayrılmadıkları müddetçe - yâhud şöyle dedi: Ayrılıncaya kadar - muhayyerliktedirler. Bunlardan herbiri doğru söyleyip (metâ'a ve bedele âid hususları) birbirine be­yân ederlerse, bu alışverişlerinde kendilerine bereket ihsan olunur.

Eğer iki taraf (mal ve semenin ayıbını) gizler de yalan söylerlerse, alış­verişlerin bereketi giderilir"

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 34