| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11183 | Allah'dan başka bir ilah olmadığına, Muhammed (s.a.s.)'in Allah'ın Resulü olduğuna, şehadet edinceye kadar onlarla (yahudilerle) mukatele et. Bunu yaptıkları zaman, senden mallarını, kanlarını, hakkı ile olan hariç, korurlar. (Sahte olarak söylerlerse) onların hesabını Aziz ve Celil olan Allah görür. (Hayber fethinde buyuruldu.) | Ramuz el e-hadis, 326. sayfa, 11. hadis |
| 11230 | Allah (z.c.hz.) Adem (a.s.)'a buyurdu ki: "Ya Adem (a.s.) Ben emaneti yere, göğe arzettim, kaldıramadılar. sen onu, ondakiyle yüklenebilecek misin?" Dedi ki: "Ya Rabbi, onda bana ne var?" Buyurdu ki: "Muhafaza edersen sevap, etmezsen azap var." Adem (a.s.) dedi ki: "Ondakiyle beraber yüklendim." Böyle dedi de Cennette öğleden ikindiye kadar kalabildi. Taki şeytan onu oradan çıkardı. | Ramuz el e-hadis, 330. sayfa, 8. hadis |
| 11315 | Beni İsrail'den "Kıfl" isimli biri vardı. Günahtan pek sakınmaz ve onu işlerdi. Ona bir kadın geldi (paraya ihtiyacı vardı.) Onunla münasebette bulunmak şartı ile kadına altmış altın verdi. Kadınla bir mevkiye geldiler. O zaman kadının kemikleri titredi ve ağladı. Adam dedi ki: "Neden ağlıyorsun? seni zorladım mı?" Kadın dedi ki: "Hayır, fakat ben bu işi şimdiye kadar asla yapmamıştım. Buna beni ihtiyacım sürükledi." Adam dedi ki: "Madem ki sen yapmadığını yapmak durumundasın öyleyse git, para da senindir. "Adam ayrıca yemin ederek: "Vallahi bundan sonra ben de bu işi bir daha yapmam" dedi ve o gece de öldü. Sabahleyin kapısına şöyle yazılmış olduğu görüldü: "Allah muhakkak Kıfl'e mağfiret etti." (Asi, fakat iffeti takdir eden ve merhametli bir kimse imiş ve tevbesi nasib ve kabul olmuş.) | Ramuz el e-hadis, 338. sayfa, 1. hadis |
| 11494 | Kılıç sıyrılmadığı, ok atılmadığı, mızrak kullanılmadığı halde bile Allah yolunda harp sahasında durmak; göz açıp yumuncaya kadar bile Allah'a isyan edilmeden yapılmış altmış senelik ibadetten efdaldir. | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 8. hadis |
| 11545 | Zira onu melaikeler taşıyorlardı. - Ve Saad'a hitaben- buna Bismillah deyişim de inzimam etseydi, melaikeler seni semaya alır ve halk da melekler seni semanın derinliklerine götürene kadar, arkandan baka kalırdı. (Saad ibni Muaz'ın cenazesinde münafıklar "Ne kadar hafif" dediler. O zaman bu hadis varid oldu.) | Ramuz el e-hadis, 358. sayfa, 5. hadis |
| 11717 | Şu kavlinden daha umutlu bir ayeti, Allah Teala bana indirmedi: "Ve le sevfe Yu'tîke Rabbüke feterdâ" (Muhakkak Rabbin sen razı oluncaya kadar sana verecek). İşte Ben "o isteği" ümmetim için kıyamet gününe sakladım. | Ramuz el e-hadis, 372. sayfa, 6. hadis |
| 11842 | Allah (z.c.hz.)'ne senin din kardeşini sevindirmen kadar sevgili bir şey yoktur. | Ramuz el e-hadis, 383. sayfa, 6. hadis |
| 11916 | seni Beni dinlemene, sana sabaha çıktığında ve akşama ulaştığında şöyle söylemeni tavsiye etmeme ne mani oluyor? "Ya hayyu ya kayyum, birahmetike esteğîsu aslih lî ve şe'nî küllihî ve lâ tekilnî ilâ nefsî tarfete aynin" (Ya Hayyu ya Kayyum Rahmetinden istimdad ederim. Bütün işimi islah et ve beni göz açıp kapayacak kadar bir zaman bile nefsime bırakma) | Ramuz el e-hadis, 389. sayfa, 9. hadis |
| 12123 | Bir kimsenin bedenine, kendisinin yarım diyeti kadar vücudundan bir zarar olsa da, onu yapanı affetse kendisinin yarı günahı affolur. Üçte bir ve dörtte biride o nisbette. | Ramuz el e-hadis, 405. sayfa, 1. hadis |
| 12368 | Köleden, hayvandan ve çocuklardan bir kimsenin ahlakı fena olursa, iki kulağına şu ayeti okuyun: "Efe ğayra dînillâhi yebğûne..." (ila yercî'ûn'a kadar.) | Ramuz el e-hadis, 423. sayfa, 3. hadis |