| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11410 | Allah yolunda cihada giden bir mücahidi doyurmam ve sabah akşam ona yardım etmekliğim, dünya ve içindekilerden Bana daha sevgilidir. | Ramuz el e-hadis, 345. sayfa, 2. hadis |
| 11411 | Bir adamın kardeşine yerini bedava ektirmesi, kendisinden o yer karşılığında bir kira almasından daha hayırlıdır. | Ramuz el e-hadis, 345. sayfa, 3. hadis |
| 11460 | Ölüm haline gelene "Lâ ilâhe illallahül halîmül kerîm, Subhânellahi Rabbis semâvâtis seb'i ve Rabbil arşil azîm. Elhamdülillahi Rabbil alemîn." Dediler ki: "Ya Resulallah! Sağlam adamlar söyleseler?" daha güzel, daha güzel buyurdu. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 1. hadis |
| 11461 | Ölüm haline gelene "Lâ ilâhe illallah" ı telkin edin. Muhakkak ki o, selin binaları yıktığı gibi hataları yıkar. Dediler ki: "Dirilere nasıldır?" Buyurdu ki, daha güzel yıkar, daha güzel yıkar. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 2. hadis |
| 11462 | Ölüm haline gelenlerinize "Lâ ilâhe illallah" şehadetini telkin edin. kim bunu ölürken söylese Cennet ona vacip olur. Dediler ki: "Ya Resulallah sağlığında söylerse? " Buyurdu ki: "Bu kelime daha iyi hak ettirir. Nefsim yed'i kudretinde olana yemin ederim ki semavat, arz ve onlarda olanlar, arasındakiler ve altındakiler getirilseler, mizanın bir kefesine konulsalar, "Lâ ilâhe illallah" şehadeti ise diğer kefeye konulsa, muhakkak onlar ağır basardı. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 3. hadis |
| 11476 | Adem oğlu yaradılalı beri ölümden daha şiddetli bir şeye rastlamamış olmakla beraber, sonrakilere nazaran ölüm ehvendir. | Ramuz el e-hadis, 351. sayfa, 9. hadis |
| 11487 | İbrahim Halilullah (a.s.) "Menâsike" (Hacda) gelince şeytan ona Cemre-i Akabe yanında zahir oldu. O da ona yedi tane taş attı. Şeytan orada battı gibi oldu. Sonra ikinci cemre yanında göründü. O da ona yedi taş daha attı. Öyle ki o, yere battı gibi oldu. Sonra üçüncü cemre yanında ona gene göründü. Ona yedi taş daha attı. O da yine battı gibi oldu. (Ve bu, hac menasikinden oldu.) | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 1. hadis |
| 11488 | Nuh (a.s.)'ı Allah kavmine Peygamber olarak gönderdiğinde o, iki yüz elli yaşında idi. Dokuzyüz elli sene kavmi arasında yaşadı. Ve tufandan sonra da ikiyüz elli sene daha yaşadı. Melekül Mevt ona geldiğinde dedi ki: "Ey Nuh (a.s.) ey Peygamberlerin en büyüğü, ey uzun ömürlü ve ey duası kabul olan! Dünyayı nasıl gördün?" Buyurdu ki: "Şu adam gibi ki, kendisine iki kapısı olan bir ev yapılmışta, birinden girmiş diğerinden çıkmıştır." | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 2. hadis |
| 11489 | Allah, aklı yarattığında ona şöyle buyurdu: "Gel", o da geldi. Sonra ona buyurdu: "Git", o da gitti. Sonra ona buyurdu. "Otur", o da oturdu. Sonra ona buyurdu: "Konuş", o da konuştu. Sonra ona buyurdu: "Sus", o da sustu. Sonra buyurdu ki: "Bana senden sevgili ve daha kerim olan bir mahluk yaratmadım. Seninle tanınırım, seninle Hamd edilirim, seninle itaat olunurum, Seninle alırım, seninle veririm. Seni hesaba çeker, muhatab ederim. Sevab sana, ceza da sana. Sana en büyük ikram da "Sabır" dır." | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 3. hadis |
| 11515 | Dünyadaki bütün varlıklar ümmetimden birinin elinde olsa, sonra o "Elhamdülillah" dese, bu "elhamdülillah" sözü, bütün onlardan daha kıymetli olurdu. | Ramuz el e-hadis, 355. sayfa, 7. hadis |