| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11460 | Ölüm haline gelene "Lâ ilâhe illallahül halîmül kerîm, Subhânellahi Rabbis semâvâtis seb'i Ve Rabbil arşil azîm. Elhamdülillahi Rabbil alemîn." Dediler ki: "Ya Resulallah! Sağlam adamlar söyleseler?" Daha güzel, daha güzel buyurdu. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 1. hadis |
| 11462 | Ölüm haline gelenlerinize "Lâ ilâhe illallah" şehadetini telkin edin. Kim bunu ölürken söylese Cennet ona vacip olur. Dediler ki: "Ya Resulallah sağlığında söylerse? " Buyurdu ki: "Bu kelime daha iyi hak ettirir. Nefsim yed'i kudretinde olana yemin ederim ki semavat, arz Ve onlarda olanlar, arasındakiler Ve altındakiler getirilseler, mizanın bir kefesine konulsalar, "Lâ ilâhe illallah" şehadeti ise diğer kefeye konulsa, muhakkak onlar ağır basardı. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 3. hadis |
| 11464 | Miracda İbrahim (a.s.)'a mülaki olduğumda dedi ki: "Ya Muhammed (s.a.s.) ümmetine Benden selam söyle Ve onlara haber Ver ki, Cennetin toprağı iyi Ve suyu güzeldir, fakat ekilmemiştir. Onun tohumu ise Sübhânellahi Velhamdülillâhi Velâ ilâhe illallahü vallâhü ekber" demektir. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 5. hadis |
| 11467 | Her şeyin bir ilerleyişi, bir geri gidişi vardır. Kabilenin hepsinin fakih oluşu, dinin ikbalinin alametidir. Öyle ki, o kabilede ancak bir Veya iki cahil kimse bulunur. Kabilenin baştan başa cahil oluşu, dinin geri gidişi demektir. Öyle, içlerinde bir iki alim olur. Onlar da zelildir. Makhurdur. (Sözleri geçmez) Kendilerine taraftar Ve yardımcı bulamazlar. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 8. hadis |
| 11473 | Namaz kılan adam için üç hassa vardır: Gök yüzünden tepesine hayır saçılır. Onu, ayaklarının ucundan semanın üstüne kadar melekler kuşatır Ve bir münadi şöyle nida eder: "Namaz kılan kimse kiminle hasbihal ettiğini bilseydi, namazdan ayrılmazdı." | Ramuz el e-hadis, 351. sayfa, 6. hadis |
| 11478 | Size kelimei ihlastan sonra, afiyetten daha iyi bir şey Verilmedi. Öyle ise Allah'dan afiyet isteyin. | Ramuz el e-hadis, 351. sayfa, 11. hadis |
| 11480 | Allah Teala Cenneti yarattığında Cebrail (a.s.)'a şöyle buyurdu: "Git ona bak." O da gitti, baktı, sonra geldi, dedi ki: "Ya Rabbi! İzzetin hakkı için bunu duyup da girmiyen kalmaz." Sonra Allah Teala onun etrafını hoşa gitmeyen şeylerle çevirdi. Sonra buyurdu: "Ya Cebrail (a.s.) git ona bak." O da gitti, baktı, sonra geldi Ve dedi ki: "Ya Rabbi! İzzetin hakkı için muhakkak ki ben ona kimsenin girememesinden korkarım." Vaktaki Allah Cehennemi yarattı, şöyle buyurdu: "Ey Cebrail (a.s.) git ona bak." O da gitti, baktı, sonra geldi, şöyle dedi: "İzzetin hakkı için onu duyup da giren hiç bir kimse olmaz." O zaman Allah, Cehennemin etrafını hoşa giden şeylerle çevirdi. Sonra buyurdu ki; "Ya Cebrail (a.s.) git ona bak." O da ona baktı Ve şöyle dedi: "Ya Rabbi! İzzetin hakkı için muhakkak ki ona girmiyen hiç kimsenin kalmıyacağından korkarım." | Ramuz el e-hadis, 352. sayfa, 2. hadis |
| 11487 | İbrahim Halilullah (a.s.) "Menâsike" (Hacda) gelince şeytan ona Cemre-i Akabe yanında zahir oldu. O da ona yedi tane taş attı. Şeytan orada battı gibi oldu. Sonra ikinci cemre yanında göründü. O da ona yedi taş daha attı. Öyle ki o, yere battı gibi oldu. Sonra üçüncü cemre yanında ona gene göründü. Ona yedi taş daha attı. O da yine battı gibi oldu. (Ve bu, hac menasikinden oldu.) | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 1. hadis |
| 11489 | Allah, aklı yarattığında ona şöyle buyurdu: "Gel", o da geldi. Sonra ona buyurdu: "Git", o da gitti. Sonra ona buyurdu. "Otur", o da oturdu. Sonra ona buyurdu: "Konuş", o da konuştu. Sonra ona buyurdu: "Sus", o da sustu. Sonra buyurdu ki: "Bana senden sevgili Ve daha kerim olan bir mahluk yaratmadım. Seninle tanınırım, seninle Hamd edilirim, seninle itaat olunurum, Seninle alırım, seninle Veririm. Seni hesaba çeker, muhatab ederim. Sevab sana, ceza da sana. Sana en büyük ikram da "Sabır" dır." | Ramuz el e-hadis, 353. sayfa, 3. hadis |
| 11521 | Allah yolunda birbirini seVen iki kuldan biri meşrıkte, diğeri mağribde olsa, Kıyamet günü Allah onları birleştirir de şöyle buyurur: "İşte şu senin sevdiğindir." | Ramuz el e-hadis, 356. sayfa, 2. hadis |