| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 9118 | Ben, kıyamet gününde, yeryüzündeki taş, toprak ve ağaç adedinden fazla bir cemmi gafire şefaat edeceğim. | Ramuz el e-hadis, 146. sayfa, 2. hadis |
| 9119 | Ben gümüşten mühür edindim ve üzerine "Muhammedün Resulullah" nakşettirdim. Kimse böyle bir mühür kullanmasın. | Ramuz el e-hadis, 146. sayfa, 3. hadis |
| 9120 | Ben rağbet ve rehbet ile namaz kıldım. Ve namazımda üç şey diledim. İkisi kabul edildi. Biri kabul edilmedi. Harici düşmanlar onlara (Mahv edecek derecede musallat olmasın istemiştim. O ümmetime verildi. İstedim ki, boğularak helak olmasınlar, o da verildi. Aralarında düşmanlık olmasın istedim, bu reddedildi. | Ramuz el e-hadis, 146. sayfa, 4. hadis |
| 9121 | Rabbimden müşriklerin çocuklarını diledim. Onları bana verdi. Cennet ehline hizmetçi olarak. Zira bunlar fitreten islamdırlar. Ve babalarının düştüğü şirke henüz düşmediler. | Ramuz el e-hadis, 146. sayfa, 5. hadis |
| 9122 | Ümmetim için mü'minden de, müşrikten de korkmam. Zira mü'min zarar yapmaz. İmanı onu bundan men eder. Müşrikin ise şirk başının belasıdır. Ve lakin dili bilgili münafıktan korkarım. Marufu konuşur, münkeri yapar. (Bunlar ümmeti şaşırtırlar) | Ramuz el e-hadis, 146. sayfa, 6. hadis |
| 9123 | Bir taife bilirim ki, ne Peygamber, ne de şehiddirler. Lakin Peygamberler ve Şehidler kıyamette onların makamlarına imrenirler. Bu taifenin insanları hem Allah'ı severler, hem de Allah'ı sevdirmeye çalışırlar. Halka, Allah'a itaat etmeyi emrederler. Halk Allah'a itaat edince de Allah onları sever. (Yani halkta Allah sevgisi uyanır.) | Ramuz el e-hadis, 146. sayfa, 7. hadis |
| 9124 | Rabbimden ümmetimi kıtlıkla helak etmemesini istedim. Onu bana verdi. Ve istedim ki harici düşmanla mahv etmesin. Onu da verdi. Ve yine istedim ki onlar birbirlerinden ayrılmasın ve birbirlerini vurmasın. Onu bana vermedi. O zaman Ben, ya humma ya taun, ya humma ya taun, ya humma ya taun olsun istedim. | Ramuz el e-hadis, 147. sayfa, 1. hadis |
| 9125 | Ben öyle bir kelime bilirim ki, musibete uğrıyan adam söylerse, Allah ondan o musibeti kaldırır. Bu kardeşim (Yunus (a.s.)'ın sözüdür ki, (Balığın içinde) karanlıklarda şöyle nida etmişti: "Lâ ilâhe illâ ente, sübhâneke innî küntü minezzâlimîn." (Çok kimse selamete çıkmış. Ayeti kerimenin sonunda da "Böylece mü'minleri kurtarırız" buruyuruluyor.) | Ramuz el e-hadis, 147. sayfa, 2. hadis |
| 9126 | Melekleri, yer ile gök arasında, Hanzeleyi gümüş levha üzerinde yağmur suyu ile gasl ederlerken gördüm. (Uhud harbinde) | Ramuz el e-hadis, 147. sayfa, 3. hadis |
| 9127 | Rabbimi çok Kerim ve Mâcid (azamet ve şeref sahibi) buldum. Bana Cennete hesapsız girmeyi vaad ettiği yetmiş bin kişinin her birine de ayrıca yetmişer bin kişi bağışladı. Dedim ki, "Ümmetim o kadarı bulmaz." Buyurdu ki: "Ben onu ağreb (müminlerin cahilleri) den tamamlarım" | Ramuz el e-hadis, 147. sayfa, 4. hadis |