| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 10387 | Kur'an-ı öğrenin ve ğarâibini taleb edin. Onun ğarâibi, feraizdir (Miras ilmi). Feraiz onun hududlarıdır. hududu da helal, haram, muhkem, müteşabih ve kıssalarıdır. Helalini helal, haramını haram kabul edin. Muhkemiyle amel edin. Müteşabihine inanın, kıssalardan da ibret alın. | Ramuz el e-hadis, 254. sayfa, 4. hadis |
| 10391 | Allah'a "Cübbül Hüzün" (Hüzün kuyusu) den istiaze edin. Dediler ki: "Cübbül Hüzün nedir Ya Resulallah?" Buyurdu ki, Cehennemde bir vadidir ki, Cehennem, her gün dört yüz defa ondan Allah'a sığınır. Oraya en çok, amellerle mürailik yapan, alimler girer. Muhakkak ki alimlerin Allaha en sevimsiz olanı, Emirleri ziyaret edenleridir. | Ramuz el e-hadis, 254. sayfa, 8. hadis |
| 10397 | Nifak huşu'undan Allah'a sığının, Bu, bedeni huşuda, kalbi nifakta demektir. | Ramuz el e-hadis, 255. sayfa, 5. hadis |
| 10405 | Her şey hakkında tefekkür edin. Fakat Allah (z.c.hz)'nin Zatı hususunda tefekkür etmeyin. Zira, kürsi ile yedinci kat gök arasında yedi bin perde vardır. Ve Allah'ın şanı (manevi makamı) bunların üstündedir. | Ramuz el e-hadis, 255. sayfa, 13. hadis |
| 10406 | Allah'ın nimetleri hususunda (her şeyi) tefekkür edin. Yalnız Allah (z.c.hz)'lerinin Zatını tefekkür etmeyin. | Ramuz el e-hadis, 255. sayfa, 14. hadis |
| 10410 | Ümmetim yetmiş fırkaya ayrılır. En fenası umuru diniyye hususunda kendi fikirleriyle hüküm verir de, haramı helal, helali haram sayarlar. | Ramuz el e-hadis, 256. sayfa, 4. hadis |
| 10412 | Yahudilerle mukâtele eder ve onlara musallat olursunuz. Öyle durum olur ki, onlardan biri bir taşın arkasına gizlendiğinde, taş şöyle der: "Ey Allah'ın kulu, şu arkamdaki yahudidir. Onu öldür." | Ramuz el e-hadis, 256. sayfa, 6. hadis |
| 10425 | Kıyamet gününde Azameti Kibriyadan arz serili kalır ve bu arzda hiç kimseye ayağını bastığı yerden fazla bir yer düşmez. İlk çağrılacak Ben olurum. Ve Cebrail (a.s)'ı, Allah (z.c.hz)'lerinin sağında ayakta bulurum. Hayır Vallahi, nefsim yed-i kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki Cebrail (a.s) bu hadiseden önce Allah'ı görmedi. Ben derim ki: "Yarabbi Bu Bana geldi de senin tarafından Bana gönderildiğini söyledi." Cebrail ise o sırada sükut eder. Aziz ve Celil olan Allah buyurur ki: "Doğru söyledi. Ben onu Sana hacetin için gönderdim." Ben derim ki: "Yarabbi, Ben bir takım kullar bıraktım ki, çeşitli beldelerde Sana ibadet ettiler. Ve Seni vadilerde zikrettiler. Şimdi Senin nezdinden getireceğim cevaba intizar ediyorlar." Allah buyurur ki: "Ben onlar hususunda seni mahcub etmiyeceğim." İşte bu teminat, Allah Tealanın: "Umulur ki Rabbın Seni Makam-ı Mahmud'a eriştirir." Mealindeki kavlinde buyurduğu "Makam-ı Mahmud'un" ifadesidir. | Ramuz el e-hadis, 257. sayfa, 6. hadis |
| 10426 | Allah yolunda cihaddan ve Onun sözlerini tasdikten başka hiç bir şeyin kendisini evinden çıkarmadığı ve Onun yolunda cihad eden kimse için Allah Teala şu hususu tekeffül etti; Ya o kimseyi (şehid olarak) Cennete dahil edecek, yahudda çıkmış olduğu evine ganimet ve derecelere nail ederek (gazi olarak) döndürecek. | Ramuz el e-hadis, 257. sayfa, 7. hadis |
| 10430 | Aranızda "Nübüvvet", Allah'ın istediği kadar sürer. Sonra onu, (Peygamberliği) kaldırmayı istediği zaman da kaldırır. Sonra, Allah'ın sürmesini murad ettiği kadar (otuz sene) "Nübüvvet yolunda halifelik" gelir. Sonra kaldırmayı istediği zaman onu kaldırır. Ve Allah'ın murad ettiği kadar devam eden "Şiddetli bir meliklik" idaresi gelir. Sonra, onu da kaldırmayı istediği zaman kaldırır. Sonra, "zorba bir idare" gelir. Sonra da "Nübüvvet yolu üzere bir hilafet" gelir. (Mehdi (a.s)ın zuhuru) | Ramuz el e-hadis, 257. sayfa, 11. hadis |