| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 10226 | Ne kötü kuldur o kul ki, kibirlendi ve Cenabı Hakkı unuttu. Ne kötü kuldur o kul ki, cebbarlık yaptı, haddi aştı ve Yüce Cebbarı unuttu. Ne kötü kuldur o kul ki, unuttu, oyalandı ve Kabri hatırlamadı, tuğyan etti ve nereden gelip gittiğini de unuttu. Ne kötü kuldur o kul ki, din ile dünyayı avladı. Ne kötü kuldur o kul ki, dinini de şüpheli şeylerle bozdu. Ne kötü kuldur o kul ki, kendine tamah hakimdir. Ne kötü kuldur o kul ki, nefis arzusu onu şaşırtır. Ve ne kötü kuldur o kul ki, hırs onu rezil eder. | Ramuz el e-hadis, 242. sayfa, 6. hadis |
| 10631 | Beni İsrailden bir taife Kabristanlarına geldiler ve şöyle dediler: "İki rekat namaz kılsak da dua etsek ve Allah'dan, ölülerden birini çıkarmasını ve o kimseden ölüm hakkında istediğimizi bize haber vermesini istesek." Ve bunu yaptıklarında, bir adam kabirden başını çıkardı. Onun iki gözü arasında secde eseri de vardı. Dedi ki: "Ey adamlar! Benden ne istediniz? Öleli yüz sene olduğu halde ölümün harareti şu ana kadar üzerimden geçmedi. Allah'a dua edin de beni olduğum hale avdet ettirsin." | Ramuz el e-hadis, 277. sayfa, 4. hadis |
| 10832 | Yedi şey vardır ki, ecri, kul öldükten sonra da Kabrinde olduğu halde, kendi hesabına yazılmakta devam eder: bir ilim öğretmek, bir ark açmak, bir kuyu kazmak, hurma ağacı yetiştirmek, mescid yaptırmak, mushaf miras bırakmak, ölümünden sonra kendisine istiğfar edecek salih evlad bırakmak. | Ramuz el e-hadis, 296. sayfa, 3. hadis |
| 11472 | Kadının iki perdesi vardır. Kabri, bir de zevci. Denildi ki: "Hangisi efdaldir?" Buyurdu ki: "Kabri efdaldir." | Ramuz el e-hadis, 351. sayfa, 5. hadis |
| 11665 | Kabrinde ölü, boğulmak üzere olan kimseye benzer. Babadan, anadan, çocuktan veya sağlam dosttan dua bekler. O, duaya kavuştuğunda bu ona dünya ve içindekilerden daha sevgili olur. Allah Azze ve Celle kabir ehline, dünya ehlinin duasından dağlar gibi idhal eder. Muhakkak ki dirilerin ölülere hediyesi, onlar için istiğfar ve onlar için sadakadır. | Ramuz el e-hadis, 368. sayfa, 10. hadis |
| 11828 | bir adam akrabasının, yakınının Kabrine gider, selam verir ve onun yanında oturursa, selamını alır ve onunla yanındaki kalkıncaya kadar ünsiyet eder. | Ramuz el e-hadis, 382. sayfa, 5. hadis |
| 11867 | Benim Kabrimde, Bana selam veren bir müslüman yoktur ki, onun selamını tebliğe ve onun dünya ve ahiret işine kafi gelmeye Allah bir melek tahsis etmesin. Ben de ona kıyamette şahid ve şefaatçi olurum. | Ramuz el e-hadis, 385. sayfa, 6. hadis |
| 11885 | bir mü'minin kalbine sürur vermiş bir mü'min yoktur ki, o sürurdan Allah, Allah'a ibadet eden, Onu temcid eden, Onu tevhid eden bir melek yaratmasın. Bu mü'min Kabrine girince o, mü'mine verdiği sürur gelir ve "beni tanıdın mı?" der o da: "Sen kimsin?" der. O da şöyle cevap verir: "Ben filana verdiğin sürurum. Ben bugün senin yanlızlığında enîsin olacağım, suallerine yardım edeceğim ve sana o sabit sözü unutturmayacağım, mahşerde seninle beraber olacağım. Rabbına senin için şefaatta bulunacağım ve Cennette de yerini sana göstereceğim." | Ramuz el e-hadis, 387. sayfa, 2. hadis |
| 12005 | bir kimse babasını Kabrinde yoklamaktan hoşlanırsa, ondan sonra babasının ihvanını yoklasın. | Ramuz el e-hadis, 396. sayfa, 12. hadis |
| 12287 | bir kimse anası babası vefat ettikten sonra onlar namına hac ederse, Allah ona Cehennemden azadlık yazar ve ana babasının ecrinden bir noksanlık olmadan kendisine tam bir hac sevabı verilir. Ölümünden sonra, Kabrinde akrabasını ziyaret hususunda hacdan daha efdal birşey yoktur. bir kimse yolun müşkülatlı yerini binekten inip de yayan giderse, bir köle azad etmiş gibi olur. | Ramuz el e-hadis, 417. sayfa, 2. hadis |