| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 11284 | De ki: "Ey Allahım Senden, Sana kavuşacağına inanmış, kaderine razı ve verdiğine kanaat eden, Seninle mutmain olan nefsi isterim." | Ramuz el e-hadis, 335. sayfa, 11. hadis |
| 11285 | De ki: "Subhânel melikil guddûs, Rabbül melâiketi verrûh, Culliletis semâvatü vel ardu bil izzeti vel ceberût" ( Vahşetten şikayet eden birisine bu tesbih tavsiye edilmiştir.) | Ramuz el e-hadis, 335. sayfa, 12. hadis |
| 11292 | Çoğu sekir veren şeyin azı da haramdır. | Ramuz el e-hadis, 336. sayfa, 6. hadis |
| 11299 | Onu bağla da sonra tevekkül et.( Bir kimse, devesini salıverip de mi tevekkül edeceğini sorduğunda bu hadis varid olmuştur.) | Ramuz el e-hadis, 336. sayfa, 13. hadis |
| 11315 | Beni İsrail'den "Kıfl" isimli biri vardı. Günahtan pek sakınmaz ve onu işlerdi. Ona bir kadın geldi (paraya ihtiyacı vardı.) Onunla münasebette bulunmak şartı ile kadına altmış altın verdi. Kadınla bir mevkiye geldiler. O zaman kadının kemikleri titredi ve ağladı. Adam dedi ki: "Neden ağlıyorsun? Seni zorladım mı?" Kadın dedi ki: "Hayır, fakat ben bu işi şimdiye kadar asla yapmamıştım. Buna beni ihtiyacım sürükledi." Adam dedi ki: "Madem ki sen yapmadığını yapmak durumundasın öyleyse git, para da senindir. "Adam ayrıca yemin ederek: "Vallahi bundan sonra ben de bu işi bir daha yapmam" dedi ve o gece de öldü. Sabahleyin kapısına şöyle yazılmış olduğu görüldü: "Allah muhakkak Kıfl'e mağfiret etti." (Asi, fakat iffeti takdir eden ve merhametli bir kimse imiş ve tevbesi nasib ve kabul olmuş.) | Ramuz el e-hadis, 338. sayfa, 1. hadis |
| 11318 | Bir tüccar, halka ödünç verir ve adamına da paraları tahsil ederken: "Sıkıntıda olanları hoş geç, ola ki Allah da bizi hoş geçer" derdi de sonra Allah'a kavuştu. Allah da ondan vazgeçti. | Ramuz el e-hadis, 338. sayfa, 4. hadis |
| 11319 | Bana vahiy iki türlü gelirdi: Cibril (a.s.) gelir ve bir adamın diğer bir adama bir şey vermesi gibi Bana ilka ederdi. Bu, Bende aniden hasıl olurdu. Bir de çan sesi gibi birşeyle Bana gelirdi. Öyle ki, kalbimde ihtilat yapardı ve bu Bende aniden olmazdı. | Ramuz el e-hadis, 338. sayfa, 5. hadis |
| 11320 | İsrail oğullarını Peygamberleri idare ederdi. Bir Peygamber vefat edince diğeri ona halef olurdu. Benden sonra Peygamber yok. Halifeler gelecek ve onlar çok olacak. Dediler ki: "Bize ne emredersin?" Buyurdu ki: "İlk biat ettiğinize vefa edin ve Allah'ın onlar için verdiği haklarını verin. Muhakkak Allah, idarelerinden dolayı hesabı onlara Kendisi soracaktır. | Ramuz el e-hadis, 338. sayfa, 6. hadis |
| 11339 | Bir adama şer olarak, dünyadaki mevkiinden veya dinindeki fıskından dolayı parmakla işaret edilmek yeter. Veya dünya malı verildiği halde sıla etmemek (akrabaya yardım etmemek) veya hakkını eda etmemek kafidir (zekatını vermemek). Ancak Allah'ın korudukları kimseler müstesna. | Ramuz el e-hadis, 339. sayfa, 17. hadis |
| 11352 | Her ölünün amel defteri mühürlenir. Lakin Allah yolunda murabıt olarak ölenin kesilmez. Zira onun ameli kıyamete kadar ona fayda verir ve o kabir fitnesinden de emin olur. (Kabirde melekler de ona suale gelmezler.) | Ramuz el e-hadis, 340. sayfa, 13. hadis |