| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 10758 | Ümmetimden öyle adamlar vardır ki, onlardan biri gecenin bir kısmında kalkar da onun üzerinde (Şeytanın akşamdan bağladığı) düğüm varken, kendine ibadet için tedbir yapar ve abdest alırsa, ellerini yıkadığında bir düğüm çözülür. Yüzünü yıkadığında yine bir düğüm çözülür. Dirseklerine kadar kollarını yıkadığında bir düğüm daha çözülür. Başını mesh ettiğinde yine bir düğüm çözülür. Ayaklarını yıkadığında bir düğüm daha çözülür. Başını mesh ettiğinde yine bir düğüm çözülür. Ayaklarını yıkadığında da bir düğüm çözülür. Allah teala hicabın arkasında olanlara (melaikeye) o zaman şöyle buyurur: "Bakın şu kuluma, Benden istemek için Nasıl nefsinin çaresine bakıyor. Şu kulum ne isterse onundur." | Ramuz el e-hadis, 289. sayfa, 4. hadis |
| 10902 | Benden sonra bir takım umera gelecek ki, onlar benim yolumda gitmezler. Adetimi adet etmezler. Onlardan bir takımının kalbleri, insan suretinde şeytan kalbidir. Hz.Huzeyfe (r.a.) dedi ki: "O hadiseye yetişirsem Nasıl yapayım" Buyurdu ki: "Emîri azama itaat et. Sırtına vurup lokmanı alsa da(Hz.Osman r.a. fitnesi). | Ramuz el e-hadis, 303. sayfa, 5. hadis |
| 10903 | Sizin üzerinize bazı umera peydah olur. Namazı vakitlerinden geciktirir ve bidat çıkarırlar. İbni Mesud (r.a.) dedi ki: "Onlara yetişirsem ne yapayım?" Buyurdu ki: "Ey Ümmü abdin oğlu, benden Nasıl yapacağını soruyorsun. Allah'a isyan edene itaat yoktur". | Ramuz el e-hadis, 303. sayfa, 6. hadis |
| 10905 | Ümmetimin sonunda bir takım kadınlar peydah olur ki, erkekler gibi eğerlere binerler ve mescidin kapısında inerler. Onlar giyinik çıplaklardır. Başlarını da zayıf devenin hörgücü gibi yaptırırlar. Bunları telin edin. Zira onlar mel'undurlar. Eğer sizden sonra gelecek ümmet olsaydı, bunlar da o gelecek ümmete hizmetçi olurlardı. Nasıl ki, sizden önceki ümmetlerin kadınlarının sizlere hizmetçi oldukları gibi. | Ramuz el e-hadis, 303. sayfa, 8. hadis |
| 11034 | Ne mutlu Allah (z.c.hz)'nin gölgesine önden koşanlara. Onlar, hakları verildiğinde kabul eder, başkalarının hakları kendisinden istenildiğinde bol bol verirler ve onlar öyle kimselerdir ki, kendileri için Nasıl hüküm verirlerse, başkaları hakkında da öyle hüküm verirler. | Ramuz el e-hadis, 314. sayfa, 3. hadis |
| 11079 | Hüzne mülazemet edin. Zira bu, kalbin anahtarıdır. Soruldu: "Hüzün Nasıl elde edilir?" Buyurdu ki: "Nefislerinizi açıktırın ve susatın. | Ramuz el e-hadis, 318. sayfa, 2. hadis |
| 11241 | Musa (a.s.) Bana dedi ki; "Ya Rabbi, Adem (a.s.) sana Nasıl şükretti?" Buyurdu ki: "Başına gelenin Benden olduğunu bildi, Bu onun şükrü oldu." | Ramuz el e-hadis, 331. sayfa, 10. hadis |
| 11397 | Nasıl "Lâ ilâhe illallah" sözüne iki dudak mani olmazsa, öylece de onun Arşa varmasına gökler mani olmaz. Nihayet arşa arı uğultusu gibi bir uğultu ile varır da, sahibine şefaat eder. | Ramuz el e-hadis, 344. sayfa, 2. hadis |
| 11402 | Nasıl helak olur bir ümmet ki, evvelinde Ben, sonunda Meryem oğlu İsa (a.s.) ve ortasında da Ehli beytimden Mehdi (a.s.) vardır. | Ramuz el e-hadis, 344. sayfa, 7. hadis |
| 11461 | Ölüm haline gelene "Lâ ilâhe illallah" ı telkin edin. Muhakkak ki o, selin binaları yıktığı gibi hataları yıkar. Dediler ki: "Dirilere Nasıldır?" Buyurdu ki, daha güzel yıkar, daha güzel yıkar. | Ramuz el e-hadis, 349. sayfa, 2. hadis |