| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 10904 | Ahir zamanda ümmetimden bir takım insanlar meydana gelir ki, kendimizin de, babalarımızın da işitmediği şeyleri anlatırlar. Sizler ve babalarınız bunlardan kendilerinizi çekin. | Ramuz el e-hadis, 303. sayfa, 7. hadis |
| 10923 | İnsanların şerlisi üç sınıftır: "ana-babaya karşı kibirli olup, onları tahkir eden adam. İnsanlar arasında yalanla münaferet çıkaran ve onları birbirine buğz edip birbirinden uzaklaşıncaya kadar fesad için koşan adam. Erkekle ailesi arasında yalan sözlerle koşup, kadını haksız yere kıskandıran ve sonra arasını ayırıp arkasından kadına kendi sahip olan adamdır. | Ramuz el e-hadis, 305. sayfa, 6. hadis |
| 10946 | Sizin küçükleriniz Cennet ehlinin de küçükleridir. Onlardan birisi babasına mülaki olurda elbisesini tutar ve Allah, ana ve babasını Cennete sokuncaya kadar onu bırakmaz. (küçükken ölen çocuklar) | Ramuz el e-hadis, 307. sayfa, 5. hadis |
| 10957 | Evlerinizde namaz kılın ve onları kabir haline getirmeyin. Benim evimi de bayram yeri edinmeyin. Bana Selat-ü Selam getirin. Muhakkak sizin selamınız, nerede olursanız olun, Bana ulaşır. | Ramuz el e-hadis, 308. sayfa, 2. hadis |
| 10971 | Ramazandan Ramazana ve her ayda üç gün oruç tutmak, bir sene oruç tutmak ve iftar etmek gibidir. (Hz. İbrahim (a.s.)'ın sünneti.) | Ramuz el e-hadis, 309. sayfa, 1. hadis |
| 10986 | bir adamın kılıcını kuşanarak kıldığı bir namaz, kılıcını kuşanmaksızın kıldığı yediyüz namaza bedeldir. | Ramuz el e-hadis, 310. sayfa, 4. hadis |
| 10989 | Kılıç kılıca gelindiğinde kılınacak namaz, bir rek'attır. Bu, insana kafi gelir, ve bunu yaparsa ayrıca iade etmez. | Ramuz el e-hadis, 310. sayfa, 7. hadis |
| 11024 | Ne mutlu o kimseye ki, nefsini alçaltmadan tevazu gösterdi. Meskenete düşmeden nefsini küçülttü ve topladığı malından bir kısmını masiyet olmayan yere infak etti. Sonra ehli fıkıh ve hikmet ile düşüp kalktı. Miskin ve düşkünlere merhamet etti. Ne mutlu, nefsini küçültene ve kazancını helalinden temin edene, iç hali güzel, dışı da kerim olana ve insanlara da kötülük yapmayana. Ne mutlu o kimseye ki, ilmi ile amel etti, malının fazlasını infak etti ve sözünün fazlasını ise tuttu. | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 4. hadis |
| 11027 | Tûbâ! (Ne mutlu) Beni görüp de iman edene. Sonra ne mutlu, ne mutlu yine ne mutlu Beni görmeden, Bana iman edene. Denildi ki: "Tûbâ nedir?" Buyurduki: "Tûbâ Cennette bir ağaçtır. Büyüklüğü yüz yıllık yer tutar. Ve Cennet elbiseleri de onun tomurcuklarından yapılır. | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 7. hadis |
| 11028 | Ne mutlu, Allah yolunda cihad ettiğinde Allah'ın zikrini çok yapana. Zira ona zikrinin her bir kelimesi için yetmiş bin hasene vardır ve onun her hasenesi de on mislidir. Bununla birlikte, Allah katında kendisi için daha fazlası vardır. O da on misli olarak verilir. Eğer infakta da bulunmuşsa onun da sevabı buna benzer. | Ramuz el e-hadis, 313. sayfa, 8. hadis |