| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 7268 | En son ölecek olan Müzeyne kabilesinden iki çobandır. bir gün dağlarda Medine'ye gelmek için davarlarını toplamak üzere bağırırlar. Fakat görürler ki hayvanları vahşileşmiştir. Seniyetül Veda'ya geldiklerinde yüz üstüne düşüp ölürler. | Ramuz el e-hadis, 3. sayfa, 8. hadis |
| 7313 | Mehdi ile müjdelenin. O Kureyş'ten ve Ehlibeytimden bir kişidir. O insanların ihtilaf ve içtimai sarsıntılar içinde bulundukları bir sırada çıkar. O yeryüzünü, kendinden önce zulüm ve baskı ile doldurulduğu gibi, adalet ve insaf ile doldurur. Ondan yer ve gök ehli razıdır. Ve O malı "Sahâhan" olarak taksim eder. Dediler ki: "Sahâhan nedir?". Buyurdu ki: "Seviye üzere" demektir. Ve ümmeti Muhammed (s.a.s.)'in kalblerini zenginlikle doldurur ve adaleti onları ihata eder. O kadar ki bir munadiye: "Kimin ihtiyacı varsa bana gelsin" diye nida etmesi emrolunduğunda, bir kişiden başka kimse gelmez. O kimse istekte bulunur. O da "Sâdin'e (hazinedara) git, sana versin" der. O da gider ve: "Ben Mehdi tarafından kendisine istediği verilmesi için gönderilen kimseyim" dediğinde hazinedar: "Al " der. O da alır. Fakat aldığını taşımaya gücü yetmez. Bunun üzerine taşıyabileceğini alır, fazlasını geri bırakır. O malla çıkar ama sonra pişman olur ve: "Ümmeti Muhammed'den (s.a.s.) nefis cihetinden en aç gözlüsü herhalde benim. Onların hepsi de bu mala davet olundukları halde benden başkası buna icabet etmedi" diyerek aldığı malı iade etmek ister. Hazinedar da: " Biz verdiğimizi katiyyen geri almayız" der. Bu devir altı, yedi, sekiz veya dokuz sene devam eder. Bundan sonraki hayatta ise hayır yoktur. | Ramuz el e-hadis, 7. sayfa, 7. hadis |
| 7314 | Halkın içinde Allah'dan en uzak olan iki kimsedir: birincisi, umeranın meclisinde oturur da zulme ait sözlerinde onları tasdik eder. Diğeri ise çocukların muallimidir. Fakat onların hepsini aynı derecede eşit tutmaz. Ve yetimin hakkı hususunda Allah'dan korkmaz. | Ramuz el e-hadis, 7. sayfa, 8. hadis |
| 7321 | Kıyamet gününde Allah'ın mahlukatı içinden en çok buğz ettiği kimseler şunlardır: Yalancılar, kibirliler ve din kardeşlerine karşı kalblerinde (gizli) kin besledikleri halde, onlarla buluştuklarında kendilerine (zahiren) iyi muamele yapanlar. bir de Allah ve Resulüne çağrıldıklarında yavaş davranan, Fakat şeytan ve onun emrine çağrıldıklarında ise süratle hareket edenlerdir. | Ramuz el e-hadis, 8. sayfa, 7. hadis |
| 7346 | biraz önce Cibril (a.s) Bana geldi ve: "İnnâ lillah ve innâ ileyhi râci'ûn" dedi. Ben de: "Evet, biz Allah'ınız ve ona dönücüyüz. Fakat ne sebeble böyle söyledin Ya Cibril?" dedim. Buyurdu ki: "Senin ümmetin, çok değil, Senden az bir zaman sonra fitneye düşecektir." Ben de: "Küfür fitnesi mi, yoksa dalalet fitnesi mi?" diye sordum. Buyurdu ki: "Bunların hepsi olacak." "Ben onlara Allah'ın kitabını bırakıyorum, bu fitne nereden doğar?" dedim. Dedi ki: "Allah'ın kitabını bırakmaları sebebiyle dalalete düşerler. Ve bu onların Uleması ve Umerası ile başlar. Umera halkın haklarını kendilerine vermez ve aralarında kıtal vaki olur. Ulema da umeranın arzu ve heveslerine tabi olur ve onların dalalette devamlarına sebep olurlar. Sonra da bu hallerinden çekinmezler." Ben de: "Ya Cibril! Onlardan kurtulmak isteyen kimse ne ile kurtulur?" dedim. Buyurdu ki: "Çekinmek ve sabır etmekle ki, hakları verilirse alırlar, verilmezse vazgeçerler" | Ramuz el e-hadis, 10. sayfa, 9. hadis |
| 7405 | İsra gecesi bir kavme uğradım. Onların dudakları ateşten makaslarla kesiliyordu. Dudakları her kesilişde yeniden tamamlanıyordu. " Ya Cibril! Bunlar kimlerdir?" dedim. Buyurdu ki: "Bunlar ümmetinin hatipleridir ki, yapmadıklarını söylerler ve Allah'ın kitabını okurlar, Fakat onunla amel etmezler." | Ramuz el e-hadis, 15. sayfa, 5. hadis |
| 7801 | Benden size bir hadis haber verildiğinde, siz onun (hakka muvafık olduğunu) bilir, Fakat (Şeriata uygun olup olmadığını) bilmezseniz, Ben onu söylemiş olayım veya olmayayım onu tasdik edin. Zira Ben ancak maruf olanı söylerim, münkeri değil. Keza Benden size bir hadis haber verildiğinde, (Şeriata uygun olduğunu) bilmiyor, Fakat onu (Hakka uygun) görmüyorsanız onu tezkib ediniz. Zira Ben münker olanı ve maruf olmayanı söylemem. | Ramuz el e-hadis, 42. sayfa, 5. hadis |
| 7826 | Hurmanın (zekatını) ağacı üzerinde takdir ettiğinizde kesiniz. Fakat üçte birini bırakınız. Eğer üçte birini bırakmazsanız, dörtte birini bırakınız. | Ramuz el e-hadis, 43. sayfa, 14. hadis |
| 7831 | bir kimse evine girerken ve yemeğe başlarken Allah'ın ismini zikrederse, şeytan (yardımcılarına): "Sizin için burada gecelemek de yok, yemek te yok " der. Fakat evine girerken Allah'ın adını anmazsa şeytan: "Geceleyecek yere de yemeğe de kavuştunuz" der. | Ramuz el e-hadis, 44. sayfa, 4. hadis |
| 7874 | Şayet ahiretle alakalı bir şeyi istediğinde onun sana kolaylaştırıldığını ve Fakat, dünya hususunda arzu ettiğin bir şeyin ise zorlaştırıldığını gördüğün zaman şunu bil ki, sen muhakkak güzel bir hal üzerindesin. Yine sen ahiret hususunda istediğin bir şeyin zorlaştırıldığını ve dünya hususunda ise arzu ettiğin bir şeyin sana kolaylaştırıldığını görürsen bil ki, sen kötü bir hal üzerindesin. | Ramuz el e-hadis, 46. sayfa, 12. hadis |