Arama Sonuçları hem le

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/20941-hem-le/110

NoHadis MetniKaynak
14406

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Abdurrahmân ibnu Avf (R) şöyle demiştir:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Medîne'ye geldiğimiz zaman Rasûlullah (S) benimle Sa'd ibnu'r-Rabî' arasında kardeşlik kurmuştu. Bunun üzerine Sa'd ibnu'r-Rabî' (ben Abdurrahmân'a):

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Ben mal cihetiyle Ensâr'ın en zenginiyim. Bunun için malı­mın yarısını sana ayırıyorum. Ve bak! îki kadınımın hangisini sever­sen senin için ondan vazgeçer, onu boşarım. İddeti geçipde evlenme halâl olduğu zaman onunla evlenirsin, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Râvî dedi ki: Bu teklif üzerine Abdurrahmân, Sa'd'e:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Benim bu hususta ihtiyâcım yoktur. İçinde ticâret yapılan bir çarşı var mı? dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Sa'd:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Kaynukaa' kabilesinin çarşısı vardır, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Râvî dedi ki: Abdurrahmân sonra Kaynukaa' çarşısına gitti. Sat­mak üzere keş ve yağ götürdü. Sonra çarşıya gidişleri arka arkaya devam etti. Çok geçmedi, Abdurrahmân Rasûlullah'ı ziyarete geldi. Üstünde (zifafa girenlere mahsûs olan) sarı zağferân lekesi vardı. Ra­sûlullah (S) ona:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Evlendin mi?" diye sordu. Abdurrahmân:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Evet evlendim, dedi. Rasûlullah:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Kimle evlendin?" dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">O da:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Ensâr'dan bir kadınla evlendim, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Rasûlullah:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Ne kadar mehr verdin?" dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Abdurrahmân:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Bir çekirdek (yânî beş dirle='color:green'>hem) ağırlığında altın yâhud altın­dan bir çekirdek verdim, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bunun üzerine Peygamber (S) Abdurrahmân'a:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Bir koyun (kesmek sureti)le olsun düğün yemeği yap!" bu­yurdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 2
14407

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Enes ibn Mâlik (R) şöyle dedi: Abdurrahmân ibn Avf Medine'ye geldi. Peygamber (S) Abdurrahmân ibn Avf ile Ensâr'lı Sa'd ibnu'r-Rabi arasında kardeşlik akdi kurdu. Sa'd zenginlik sa­hibi bir kimse olduğundan, Abdurrahmân'a hitaben:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Malımı yan yarıya seninle bölüşeyim, ve bir de seni evlendi­reyim, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Abdurrahmân da Sa'd'e:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Allah sana ehlini ve malım bereketli kıhp mübarek eylesin. (Benim bunlara ihtiyâcım yoktur.) Siz bana çarşıya delâlet ediniz, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Akabinde çarşıya gidip bir mikdâr keş ve yağ kazancıyla döndü ve bu kârı ev halkına getirdi. Az bir zaman yâhud Allah'ın dilediği süre ikaamet ettik ki, Abdurrahmân, üzerinde (evlenenlere mahsûs olan) sarı koku bulaşığı olduğu hâlde geldi. Peygamber (S):

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Bu, hâlin nedir?" dedi. Abdurrahmân:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Yâ Rasûlallah, ben Ensâr'dan bir kadınla evlendim, dedi. Rasûlullah:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "O kadına ne kadar mehr verdin?" diye sordu. Abdurrahmân:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Altından bir çekirdek yâhud bir çekirdek ağırlığı (yânî beş dir­le='color:green'>hem) altın, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bunun üzerine Peygamber:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Bir koyunla olsun düğün yemeği yap" buyurdu

 
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 3
14413

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Enes ibn Mâlik (R) şöyle demiştir: Peygamber (S) bir keresînde yerde düşürülmüş bir hurmaya tesadüf etti de: "Şu hur­manın sadaka malından olmadığını bileydim, muhakkak onu yerdim" buyurdu.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Ve le='color:green'>hemmâm, Ebû Hureyre'den; o da Peygamberden söyledi ki, Peygamber (S): "Bâzı defa gece ailemin yanma yatmağa geldi­ğimde yatağımın üstüne düşmüş bir hurma bulurum, yemek üzere ağzıma götürürüm de, sonra sadaka malı olmasından korkarak elimden bırakırım. Onun sadaka hurması olmadığını yakînen bilseydim mu­hakkak yerdim" buyurmuştur

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 9
14427

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Âişe (R) şöyle demiştir: Rasûlullah'ın sahâbîleri kendi işlerinin işçileri idiler (Bizzat çalışırlar, terlerler, namaza gelirlerdi). Bu sebeble vücûdlarında ağır kokular olur idi. (Rasûlullah tarafın­dan) kendilerine "Keşki yıkansaydınız!" denilirdi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bu hadîsi le='color:green'>hemmâm, Hişâm'dan; o da babası Urve'den; o da Âişe'den rivayet etmiştir

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 23
14429

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">le='color:green'>hemmâm ibn Münebbih şöyle demiştir: Ebû Hureyre (R) bizlere RasûlulIah(S)'ın: "Şübhesiz Dâvûd Peygamber (S), kendi elinin emeğinden başkasını yemez idi" buyurduğunu tahdis etti

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 25
14436

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Ebû Saîd (R) şöyle demiştir: Bize çeşitli nevi'lerden ka­rışık olan hurma yığınından rızk verilirdi. Biz de onun iki sâ'ını bir sâ' hurmaya satardık. Peygamber (S) bize- "İki sâ' hurmayı bir sâ'a; iki dirle='color:green'>hemi de bir dirle='color:green'>heme satmayınız" buyurdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 32
14441

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Semure ibnu Cundeb (R) şöyle demiştir: Peygamber (S) şöyle buyurdu: "Ben bu gece ru'yâmda iki kişi gördüm; onlar bana geldiler, müteakiben onlar beni düz bir yere çıkardılar. Birlikte yürüdük, nihayet kandan bir nehir üzerine geldik. O nehir içinde dikelmiş bir adam vardı. Nehrin kıyısında da bir adam vardı. Önünde bir takım taşlar vardı. Nehirdeki adam yüzerek sahile doğru gelip çıkmak isteyince, sahildeki adam onun çenesine bir taş atıyor, nehirdekini eski yerine döndürüyordu. Çıkmak için sahile doğru gelmeye her teşeb­büs ettikçe, sahildeki le='color:green'>hemen onun çenesine bir taş fırlatıyor, o da es­ki yerine dönüyordu. Ben o iki meleğe:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Bu nedir? dedim.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Meleklerden biri: . 

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— O nehirde gördüğün kimse ribâ yiyendir, dedi"

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 37