Arama Sonuçları en en

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/266-en-en/4940

NoHadis MetniKaynak
14328

Ebû Mes’ûd Ukbe İbni Amr el-en'>ensârî el-Bedrî radıyallahu anh şöyle dedi:

Sadaka âyeti inince, biz sırtımızla yük taşıyarak, (hammallık yaparak) sadaka vermeye başladık. Derken'>en bir adam geldi çokca sadaka verdi. Münâfıklar, “Gösteriş yapıyor” dediler. Bir başkası geldi, bir ölçek hurma getirdi. Yine münâfıklar, “Allah’ın, bunun bir ölçek hurmasına ihtiyacı yoktur” dediler. Bunun üzerine, “Sadakalar hususunda gönülden'>en veren'>en mü’minleri çekiştiren'>en ve güçlerinin yettiğinden'>en başkasını bulamayanlarla alay eden'>enler yok mu, Allah onları maskaraya çevirmiştir. Onlar için acı bir azab vardır”

[Tevbe sûresi (9), 79] âyeti indi. Buhârî, Zekât 10; Müslim, Zekât 72
14329

Saîd İbni Abdülazîz’in Rebîa İbni Yezîd’den'>en; Rebîa’nın Ebû İdrîs elHavlânî’den'>en, onun Ebû Zer Cündeb İbni Cünâde radıyallahu anh’den'>en; Ebû Zer’in Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’den'>en; onun da Allah Tebâreke ve Teâlâ hazretlerinden'>en rivayet ettiğine göre Allah Teâlâ şöyle buyurdu:

“Kullarım! Ben'>en zulmetmeyi ken'>endime haram kıldım. Onu sizin aranızda da haram kıldım. Artık birbirinize zulmetmeyiniz.

Kullarım! Ben'>enim hidâyet ettiklerim dışında hepiniz sapıtmışsınız. O halde ben'>enden'>en hidâyet dileyin ki sizi doğruya ileteyim.

Kullarım! Ben'>enim doyurduklarım hariç, hepiniz açsınız. Ben'>enden'>en yiyecek isteyin ki sizi doyurayım.

Kullarım! Ben'>enim giydirdiklerim hariç, hepiniz çıplaksınız. Ben'>enden'>en giyecek isteyin ki sizi giydireyim.

Kullarım! Siz gece-gündüz günah işlemektesiniz, bütün günahları afveden'>en de yalnızca ben'>enim. Ben'>enden'>en af dileyin ki sizi bağışlayayım.

Kullarım! Bana zarar vermek elinizden'>en gelmez ki, zarar verebilesiniz. Bana fayda vermeye gücünüz yetmez ki, fayda veresiniz.

Kullarım! Evveliniz ahiriniz, insanınız cinleriniz, en'>en müttaki bir kişinin kalbi ve duygusuna sahip olsalar, bu ben'>enim mülkümde herhangi bir şey arttırmaz.

Kullarım! Evveliniz âhiriniz, insanınız cinleriniz, en'>en günahkâr bir kişinin kalbi ve duygusuna sahip olsalar, bu ben'>enim mülkümden'>en en'>en küçük bir şey eksiltmez.

Kullarım! Evveliniz âhiriniz, insanınız cinleriniz bir yerde toplanıp ben'>enden'>en istekte bulunacak olsalar, ben'>en de her birine istediğini versem, bu ben'>enim mülkümden'>en ancak, iğne den'>enize daldırılıp çıkarıldığında den'>enizden'>en ne kadar eksiltebilirse işte o kadar azaltır. (Yani hiç bir şey eksiltmez.)

Kullarım! İşte sizin amelleriniz. Onları sizin için saklar, sonra onları size iâde ederim. Artık kim bir hayır bulursa Allah’a hamd etsin. Kim de hayırdan başka bir şey bulursa öz nefsinden'>en başka kimseyi ayıplamasın.”

Saîd İbni Abdülaziz dedi ki, Ebû İdris el-Havlânî bu hadisi rivâyet ettiği zaman dizleri üzerine çöküverdi.

Müslim, Birr 55
14330

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den'>en rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Allah, altmış yıl ömür verdiği kişinin mazeret gösterme imkânını ortadan kaldırmıştır.”

Buhârî, Rikak 5
14331

İbni Abbas radıyallahu anhümâ şöyle dedi:

Ömer radıyallahu anh Bedir Harbine iştirak etmiş yaşlı sahâbîlerle beraber ben'>eni de istişâre meclisine dahil etti. Sahâbîlerden'>en biri buna içerledi ve Hz. Ömer’e:

Bu, neden'>en bizimle beraber oluyor? Oysa bizim onun yaşıtı çocuklarımız var, dedi. Hz. Ömer: Bildiğiniz bir sebepten'>en dolayı, diye cevap verdi. Derken'>en birgün ben'>eni çağırdı ve büyük sahâbîlerin meclisine aldı. Bana öyle geliyor ki, o gün ben'>eni onlara isbat etmek istiyordu. Sahâbîlere: “Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde...” diye başlayan Nasr sûresi hakkında ne düşünüyorsunuz? diye sordu. Bir kısmı: Yardım görüp fetih gerçekleşince Allah’a hamd ve istiğfar etmekle emrolunmaktayız, dedi. Kimi de hiç bir yorum yapmadı. Hz. Ömer bu defa bana hitaben'>en: Ey İbni Abbas! Sen'>en de böyle mi diyorsun? dedi. Ben'>en: Hayır, dedim. Peki, ne diyorsun? diye sordu. Ben'>en de: Bu sûre, Hz. Peygamber’in ecelinin ken'>endisine bildirildiğini ifade etmektedir. “Allah’ın yardımı ve fetih sana gelince - ki, bu sen'>enin ecelinin geldiğinin alâmetidir-, Rabbini hamd ile tesbih et, bağışlanma dile. Çünkü o tövbeleri kabul eden'>endir” buyuruluyor, dedim.

Bunun üzerine Hz. Ömer:

Ben'>en de bu sûreden'>en sen'>enin dediğinden'>en başkasını anlamıyorum, dedi.
Buhârî, Tefsîru sûre (110), 4; Menâkıb 25. Ayrıca bk. Tirmizî, Tefsîru sûre (110), 1
14332

Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi:

“Allah’ın yardımı erişip fetih gerçekleşince...” âyeti indikten'>en sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kıldığı her namazda mutlaka “Rabbimiz, sen'>eni ten'>enzih ederim, sen'>eni hamd ile anarım. Allahım! Ben'>eni bağışla ...” derdi. Buhârî, Ezân 123, 139; Megâzî 5, Tefsîru sûre (110), 1; Müslim, Salât 219, 220

Buhârî’nin Sahîh’i (Ezân 139, Tefsîru sûre (110), 2) ile Müslim’in Sahîh’inde (Salât 217) Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edilen'>en bir başka hadis de şöyledir:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem rükû ve secdelerinde:

“Allahım! Sen'>eni ten'>enzîh ederim. Rabbimiz! Sana hamdederim. Allahım! Ben'>eni bağışla!” duasını pek sık tekrarlardı. Bu sözüyle o, Kur’an’a imtisal (ve âyeti fiilen'>en tefsir) ederdi.

Müslim’in rivayetinde de (Salât 218) şöyle den'>enilmektedir:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem vefatından önce, “Sen'>eni hamdinle tesbih ve ten'>enzih eder, bağışını diler, tövbe ederim” duasını sık sık tekrar ederdi.

Hz. Âişe diyor ki:

Ey Allah’ın Resûlü! Yen'>eni yen'>eni söylediğinizi duyduğum bu cümleler nedir?diye sordum. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Ümmetimle ilgili olarak ben'>enim için bir işaret tayin edilmiştir. Onu gördüğüm zaman bu kelimeleri söylerim. Bu işaret, Nasr sûresi’dir” buyurdu.

Yine Müslim’in bir başka rivayetinde (Salât 220), bu husus şöyle yer almaktadır:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Ben'>en Allah’ı ulûhiyet makamına yakışmayan sıfatlardan ten'>enzih eder ve O’na hamdederim” sözlerini sık sık söyler olmuştu.” Hz. Âişe diyor ki:

“Sübhânallah ve bi hamdihî, estağfirullah ve etûbü ileyh” sözlerini görüyorum ki, pek sık söylüyorsun?” dedim.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:

“Rabbim bana ümmetim içinde bir alâmet göreceğimi bildirdi. Onu gördüğümden'>en bu yana “sübhânellah ve bi hamdihî estağfirullah ve etûbu ileyh” sözünü çok söylerim. Ben'>en o alâmeti, Mekke’nin fethine işaret eden'>en “Allah’ın yardımı ulaşıp Fetih gerçekleşince ve insanların grup grup Allah’ın dinine girdiklerini gördüğünde Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü Allah tövbeleri çok çok kabul eden'>endir” (meâlindeki Nasr) sûresi’nde gördüm,” buyurdu.

Müslim, Salat 220
14333

en'>enes radıyallahu anh şöyle dedi:

“Allah Teâlâ, Peygamber’in vefatından önce vahyi sıklaştırdı. Öyle ki Peygamber aleyhisselâm vahyin en'>en sık geldiği bir sırada vefat etti.”

Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân 1; Müslim, Tefsîr 2
14334

Câbir İbni Abdullah radıyallahu anh’den'>en rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Her kul öldüğü hal (amel) üzere diriltilir.”

Müslim, Cennet 83
14335

Ebû Zer Cündeb İbni Cünâde radıyallahu anh şöyle dedi:

Ey Allah’ın Resûlü! Hangi amel daha üstündür? dedim. “Allah’a iman ve Allah yolunda cihaddır” buyurdu. Ben'>en: Hangi (esir veya) köle (yi âzat etmek) daha faziletlidir? dedim. “Sahiplerine göre en'>en kıymetli ve bedeli en'>en yüksek olanı” buyurdu. (Cihad ve köle âzâdını) yapamazsam? dedim. “(Bir) iş yapana yardım edersin veya işini beceremeyen'>enin işini görürsün” buyurdu. Ey Allah’ın Resûlü! Bunlardan hiçbirini yapamazsam? dedim. “İnsanlara zarar vermezsin. Zira bu da ken'>endi ken'>endine iyilik etmen'>en demektir” buyurdu.
Buhârî, Itk 2; Müslim, Îmân 136
14336

Yine Ebû Zer radıyallahu anh’den'>en rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Her birinizin her bir eklemi (ve kemiği) için bir sadaka gerekir. Binaen'>enaleyh her tesbih sadakadır, her hamd sadakadır, her tehlil sadakadır, her tekbir sadakadır. İyiliği tavsiye etmek sadakadır, kötülükten'>en sakındırmak sadakadır. Kulun kuşluk vakti kılacağı iki rek’at namaz bütün bunları karşılar.”

Müslim, Müsâfirîn 84, Zekât 56. Ayrıca bk. Buhârî Sulh 11, Cihâd 72, 128; Ebû Dâvûd, Tatavvu’ 12, Edeb 160
14337

Ebû Zer radıyallahu anh’den'>en rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Ümmetimin iyi-kötü bütün amelleri bana gösterildi. İyi işlerinin içinde, gelip geçen'>enlere eziyet veren'>en şeylerin yollardan kaldırılmasını da buldum. Kötü amelleri arasında da mescidde temizlen'>enmeden'>en bırakılmış balgamı gördüm.”

Müslim, Mesâcid 57. Ayrıca bk. İbni Mâce, Edeb 7