Arama Sonuçları da O

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/28897-da-O/4180

NoHadis MetniKaynak
14220

Enes radıyallahu anh şöyle dedi:

— Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile Tebük Gazvesi’nden döndüğümüz sıraOlOr:green'>da şöyle buyurdu:

-“Medine’de bizden geride kalan öyle kimseler vardır ki, bir OlOr:green'>dağ yOluna, bir vâdiye girdiğimizde Onlar OlOr:green'>da bizimle yürüyOrmuş gibi sevap kazanırlar.

Çünkü Onları birtakım mâzeretleri alıkOymuştur.”

Buhârî, Megâzî 81, Cihâd 35. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihad 19; İbni Mâce, Cihâd 6
14221

Ebû Yezîd Ma`n İbni Yezîd İbni Ahnes radıyallahu anhüm -Ma`n de, babası Yezîd de, dedesi Ahnes de sahâbîdir- şöyle dedi:

Babam Yezîd saOlOr:green'>daka vermek üzere yanına birkaç dinar aldı ve Onları Mescid-i Nebevî de Oturan birinin yanına kOydu. Ben Mescid’e uğrayarak paraları aldım ve babama götürdüm.

Babam:

Vallâhi ben Onları sen alasın diye bırakmamıştım deyince, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yanına giderek durumu arzettim.

Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

“Yezîd! Sen niyet ettiğin saOlOr:green'>daka sevabını kazandın. Ma`n! Aldığın para OlOr:green'>da senindir.”
Buhârî, Zekât 15. Ayrıca bk. Dârîmî, Zekât 14; Ahmed İbni Hanbel, Müsned, III, 470
14222

Cennetle müjdelenen On sahâbîden biri Olan Ebû İshâk Sa`d İbni Ebû Vakkâs radıyallahu anh şöyle dedi:

Vedâ Haccı yılınOlOr:green'>da (Mekke’de) yakalandığım şiddetli bir hastalık dOlayısıyla Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ziyâretime geldi. Ona:

Yâ Resûlallah! Gördüğün gibi çOk rahatsızım. Ben zengin bir aOlOr:green'>damım. BirkızımOlOr:green'>dan başka mirasçım OlOr:green'>da yOk. Malımın üçte ikisini saOlOr:green'>daka Olarak OlOr:green'>dağıtayım mı? diye sOrdum.

Hz. Peygamber:

“Hayır”, dedi. Yarısını OlOr:green'>dağıtayım mı? dedim. Yine: “Hayır”, dedi. Ya üçte birine ne buyurursun, yâ Resûlallah? diye sOrdum. “Üçte birini OlOr:green'>dağıt! Hatta O bile çOk. Mirasçılarını zengin bırakman, Onları muhtaç bırakıp OlOr:green'>da halka avuç açtırmaktan hayırlıdır. Allah rızâsını düşünerek yaptığın harcamalara, hatta yemek yerken eşinin ağzına verdiğin lOkmalara varıncaya kaOlOr:green'>dar hepsinin mükâfatını alacaksın” buyurdu.

Sa`d İbni Ebû Vakkâs sözüne devamla dedi ki:

Yâ Resûlallah! ArkaOlOr:green'>daşlarım gidipte ben kalacak mıyım? (buraOlOr:green'>da ölecekmiyim?) diye sOrdum. “Hayır, sen buraOlOr:green'>da kalmayacaksın. Allah rızâsı için güzel işler yaparak yükseleceksin. Allah’tan öyle umuyOrum ki, OlOr:green'>daha nice yıllar yaşayarak kimi insanlar (mü’minler) senden fayOlOr:green'>da, kimileri de (kâfirler) zarar görecektir.

Allahım! Ashâbımın (Mekke’den Medine’ye) hicretini tamamla! Onları geri döndürüp hicretlerini yarım bırakma! Acınacak durumOlOr:green'>da Olan Sa`d İbni Havle’dir” buyurdu.

Bu sözleriyle Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, Sa`d İbni Havle’nin Mekke’de ölmesine üzüldüğünü ifade etti.

Buhârî, Cenâiz 36, Vesâyâ 2, Nefekât 1, Merdâ 16, Daavât 43, Ferâiz 6 ; Müslim, Vasıyyet 5. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Ferâiz 3; Tirmizî, Vesâyâ 1; Nesâî, Vesâyâ 3; İbni Mâce, Vesâyâ 5
14224

Ebû Mûsâ Abdullah İbni Kays el-Eş`arî radıyallahu anh şöyle dedi:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e:

Biri cesaretini göstermek, diğeri milletini kOrumak, öteki kendine yiğitaOlOr:green'>dam dedirtmek için savaşan kimselerden hangisi Allah yOlunOlOr:green'>dadır? diye sOruldu.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şu cevabı verdi:

“Kim, İslâmiyet OlOr:green'>daha yüce Olsun diye savaşıyOrsa, O Allah yOlunOlOr:green'>dadır.”

Buhârî, İlim 45, Cihad, 15, Farzu’l-humüs 10, Tevhîd 28; Müslim, İmâre 150, 151. Ayrıca bk. Tirmizî, Fezâilü’l-cihad 16; Nesâî, Cihad 21; İbni Mâce, Cihad 13
14225

Ebû Bekre Nüfey` İbni Hâris es-Sekafî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“İki müslüman birbirine kılıç çektiği zaman, öldüren de, ölen de cehennemdedir”.

Bunun üzerine ben:

Yâ Resûlallah! Öldürenin durumu belli, ama ölen niçin cehennemdedir? diye sOrdum.

Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:

“Çünkü O, arkaOlOr:green'>daşını öldürmek istiyOrdu” buyurdu.
Buhârî, Îmân 22, Diyât 2, Fiten 10; Müslim, Kasâme 33, Fiten 14, 15. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Fiten 5; Nesâî,Tahrîm 29, Kasâme 7; İbni Mâce, Fiten 11
14226

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Bir kimsenin câmide cemaatle kıldığı namaz, işyerinde ve evinde kıldığı namazOlOr:green'>dan yirmi küsur derece OlOr:green'>daha sevaptır. Şöyleki bir kişi güzelce abdest alır, sOnra başka hiçbir maksatla değil, sadece namaz kılmak üzere câmiye gelirse, câmiye girinceye kaOlOr:green'>dar attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir ve bir günahı bağışlanır. Câmiye girince de, namaz kılmak için OraOlOr:green'>da durduğu sürece, tıpkı namaz kılıyOrmuş gibi sevap kazanır. Biriniz namaz kıldığı yerden ayrılmadığı, kimseye eziyet etmediği ve abdestini bOzmadığı müddetçe melekler:

Allahım! Ona merhamet et!

Allahım! Onu bağışla!

Allahım! Onun tövbesini kabul et! diye Ona dua ederler.”

Buhârî, Salât 87, Ezân 30, Büyû` 49; Müslim, Tahâret 12, Mesâcid 272. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 48; İbni Mâce, Tahâret 6, Mesâcid 14
14227

Ebü’l-Abbâs Abdullah İbni Abbâs İbni Abdülmuttalib radıyallahu anhümâ’OlOr:green'>dan nakledildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Allah Teâlâ’OlOr:green'>dan rivayet ettiği bir hadiste şöyle buyurdu:

“Allah Teâlâ iyilik ve kötülükleri takdir edip yazdıktan sOnra bunların iyi ve kötü Oluşunu şöyle açıkladı:

Kim bir iyilik yapmak ister de yapamazsa, Cenâb-ı Hak bunu yapılmış mükemmel bir iyilik Olarak kaydeder.

Şayet bir kimse iyilik yapmak ister sOnra OlOr:green'>da Onu yaparsa, Cenâb-ı Hak O iyiliği On mislinden başlayıp yedi yüz misliyle, hatta kat kat fazlasıyla yazar.

Kim bir kötülük yapmak ister de vazgeçerse, Cenâb-ı Hak bunu mükemmel bir iyilik Olarak kaydeder.

Şayet insan bir kötülük yapmak ister sOnra OlOr:green'>da Onu yaparsa, Cenâb-ı Hak O fenalığı sadece bir günah Olarak yazar.”

Buhârî, Rikâk 31; Müslim, Îmân 207, 259. Ayrıca bk. Buhârî, Tevhîd 35; Tirmizî, Tefsîru sûre (6),10
14228

Ebû Abdurrahman Abdullah İbni Ömer İbni’l-Hattâb radıyallahu anhümâ’OlOr:green'>dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinlediğini söylemiştir:

“Sizden önce yaşayanlarOlOr:green'>dan üç kişi bir yOlculuğa çıktılar. Akşam Olunca, yatıp uyumak üzere bir mağaraya girdiler. Fakat OlOr:green'>dağOlOr:green'>dan kOpan bir kaya mağaranın ağzını kapattı. Bunun üzerine birbirlerine:

— Yaptığınız iyilikleri anlatarak Allah’a dua etmekten başka sizi bu kayaOlOr:green'>dan

hiçbir şey kurtaramaz, dediler.

İçlerinden biri söze başlayarak:

—Allahım! Benim çOk yaşlı bir annemle babam vardı. Onlar yemeklerini yemeden çOluk çOcuğuma ve hizmetçilerime bir şey yedirip içirmezdim. Birgün hayvanlara yem bulmak üzere evden ayrıldım; Onlar uyumaOlOr:green'>dan önce de dönemedim. Eve gelir gelmez hayvanları sağıp sütlerini annemle babama götürdüğümde, baktım ki ikisi de uyumuş. Onları uyandırmak istemediğim gibi, OnlarOlOr:green'>dan önce ev halkının ve hizmetkârların bir şey yiyip içmesini de uygun görmedim. Süt kabı elimde şafak atana kaOlOr:green'>dar uyanmalarını bekledim. ÇOcuklar etrafımOlOr:green'>da açlıktan sızlanıp duruyOrlardı. Nihayet uyanıp sütlerini içtiler.

Rabbim! Şayet ben bunu senin rızânı kazanmak için yapmışsam, şu kaya sıkıntısını başımızOlOr:green'>dan al! diye yalvardı. Kaya biraz aralandı; fakat çıkılacak gibi değildi.

Bir diğeri söze başladı:

—Allahım! Amcamın bir kızı vardı. Onu herkesten çOk seviyOrdum. (Bir başka rivayete göre: Bir erkek bir kadını ne kaOlOr:green'>dar severse, ben de Onu O kaOlOr:green'>dar seviyOrdum). Ona sahip Olmak istedim. Fakat O arzu etmedi. Bir yıl kıtlık Olmuştu. Amcamın kızı çıkıp geldi. Kendisini bana teslim etmek şartıyla Ona 120 altın verdim. Kabul etti. Ona sahip Olacağım zaman (bir başka rivâyete göre: Cinsî münasebete başlayacağım zaman) dedi ki: Allah’tan kOrk! Dinin uygun görmediği bir yOlla beni elde etme! En çOk sevip arzu ettiğim O Olduğu halde kendisinden uzaklaştım, verdiğim altınları OlOr:green'>da geri almadım.

Allahım! Eğer ben bu işi senin rızânı kazanmak için yapmışsam, başımızOlOr:green'>daki sıkıntıyı uzaklaştır, diye yalvardı. Kaya biraz OlOr:green'>daha açıldı; fakat yine çıkılacak gibi değildi.

Üçüncü aOlOr:green'>dam OlOr:green'>da:

—Allahım! Vaktiyle ben birçOk işçi tuttum. Parasını almaOlOr:green'>dan giden biri dışınOlOr:green'>da hepsinin ücretini verdim. Ücretini almaOlOr:green'>dan giden aOlOr:green'>damın parasını çalıştırdım. Bu paraOlOr:green'>dan büyük bir servet türedi. Birgün bu aOlOr:green'>dam çıkageldi. Bana: —Ey Allah kulu! Ücretimi ver, dedi. Ben de Ona:

—Şu gördüğün develer, sığırlar, kOyunlar ve köleler senin ücretinden türedi, dedim. AOlOr:green'>damcağız:

—Ey Allah kulu! Benimle alay etme, deyince, seninle alay etmiyOrum, diye cevap verdim. Bunun üzerine O, geride bir tek şey bırakmaOlOr:green'>dan hepsini önüne katıp götürdü.

Rabbim! Eğer bu işi sırf senin rızânı kazanmak için yapmışsam, içinde bulunduğumuz sıkıntıOlOr:green'>dan bizi kurtar, diye yalvardı. Mağaranın ağzını tıkayan kaya iyice açıldı; Onlar OlOr:green'>da çıkıp gittiler.

Buhârî, Büyû` 98, İcâre 12, Hars ve’l-müzârea 13, Enbiyâ’ 53, Edeb 5; Müslim, Zikir 100
14229

Ebû Hüreyre radıyallahu anh, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittiğini söylemiştir:

“Vallahi ben günde yetmiş defaOlOr:green'>dan fazla Allah’OlOr:green'>dan beni bağışlamasını diler, tövbe ederim.”

Buhârî, Daavât 3. Ayr ca bk. Tirmizî, Tefsîru sûre (47) bni Mâce, Edeb 57
14230

Egarr İbni Yesâr el-Müzenî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Ey insanlar! Allah’a tövbe edip OnOlOr:green'>dan af dileyiniz. Zira ben Ona günde yüz defa tövbe ederim.”

Müslim, Zikir 42. Ayr ca Ebû Dâvûd, Vitir 26; bniı İ Mâce, Edeb 57