Arama Sonuçları p bir

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/31477-p-bir/1340

NoHadis MetniKaynak
14342<p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“Sabah veya akşam camiye giden kimseye, her gidişi için Allah cennette bir ikram hazırla(tı)r.” p> Buhârî, Ezân 37; Müslim, Mesâcid 285
14343<p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Yine Ebû Hüreyre radıyallanu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“Ey müslüman hanımlar! Hiç bir komşu hanım, bir koyun paçası bile olsa, komşusuna vereceğini küçük gör(üp vermemezlik et)mesin.”p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:right"> p> Buhârî, Hibe 1, Edeb 30; Müslim, Zekât 90. Ayrıca bk. Tirmizî, Velâ 6
14344<p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“İman yetmiş (veya altmış) küsur özelliktir (şu’bedir). En yükseği, ‘Allah’tan başka ilâh yoktur’ demek; en aşağısı ise, eziyet veren şeyleri yoldan kaldırmaktır. Hayâ da imanın bir bölümüdür.”p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:right"> p> Müslim, Îmân 58. Ayrıca bk. Buhârî, Îmân 3; Ebû Dâvûd, Sünnet 14; Nesâî, Îmân 16; Tirmizî, Birr 80; Îmân 16; İbni Mâce, Mukaddime 9
14345<p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:p> “Vaktiyle bir adam yolda giderken çok susadı. bir kuyu buldu ve içine indi; su alıp dışarı çıktı. bir de ne görsün, birpek, dili bir karış dışarıda soluyor ve susuzluktan nemli toprağı yalayıp duruyordu. Adam kendi kendine “bu köpek de tıpkı benim gibi pek susamış” deyip hemen kuyuya indi, mestini su ile doldurdu ve mesti ağzına alarak yukarıya çıktı ve köpeği suladı. Onun bu hareketinden Allah Teâlâ hoşnut oldu ve adamı bağışladı.” Sahâbîler: Ey Allah’ın Resûlü! Bizim için hayvanlardan dolayı da sevap var mı? dediler. Resûl-i Ekrem: <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">– “Her canlı sebebiyle sevap vardır” buyurdu.p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Buhârî, Müsâkât 9, Mezâlim 23, Edeb 27; Müslim, Selâm 153. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihâd 44; İbni Mâce, Edeb 8p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Buhârî’nin bir başka rivayetinde “Allah ondan memnun oldu ve onu bağışlayıp cennetine koydu” beyânı yer almaktadır.p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Buhârî ve Müslim’in diğer bir rivâyetlerinde de şöyle denilmektedir:p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“Susuzluktan ölmek üzere olan birpek bir kuyunun etrafında dolaşıp duruyordu. İsrailoğullarından fâhişe bir kadın onu gördü; hemen çizmesini çıkardı ve onunla köpek için kuyudan su çekerek onu suladı. Bu yüzden o kadın bağışlandı.” Buhârî, Enbiyâ 54; Müslim, Selâm 155p> Buhârî, Müsâkât 9, Mezâlim 23, Edeb 27; Müslim, Selâm 153. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihâd 44; İbni Mâce, Edeb 8
14346<p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Yine Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“Müslümanları rahatsız eden yol üstündeki bir ağacı kesen bir kişiyi cennet nimetleri içinde yüzer gördüm.” Müslim, birr 129p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">bir başka rivayette (Müslim, birr 128) şöyle buyurulmaktadır:p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“Adamın biri, yol üzerinde bir ağaç dalı gördü ve ‘Allah’a yemin ederim ki, bunu müslümanları rahatsız etmemesi için buradan kaldıracağım’ dedi (kaldırdı ve) bu yüzden cennete konuldu.” p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Buhârî (Ezân 32, Mezâlim 28) ve Müslim’in (birr 127, İmâre 164) müşterek bir rivayetlerinde de şöyle buyurulmaktadır:p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“bir adam yolda yürürken yol üzerinde bir diken dalı buldu ve onu yoldan uzaklaştırdı. Bu sebeple Allah ondan hoşnut oldu ve onu bağışladı.”p> Müslim, Birr 129
14347<p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“bir kişi güzelce abdest alır, cuma namazına gider, hutbeyi ses çıkarmadan dinlerse, iki cuma arasındaki ve fazla olarak üç günlük daha günahları bağışlanır. Kim hutbe okunurken çakıl taşlarıyla oynarsa, abesle iştiğal etmiş olur.”p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify"> p> Müslim, Cuma 27. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 203; Tirmizî, Cuma 5; İbni Mâce, İkâme 62, 81
14348<p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“bir müslüman (veya mü’min) abdest aldığı zaman, yüzünü yıkarken gözleriyle işlediği günahlar abdest suyu (veya suyun son damlası) ile dökülür gider. Ellerini yıkadığında elleri ile işlediği günahlar abdest suyu (veya suyun son damlası) ile dökülür (öyle ki kişi bütün günahlardan arınır ve tertemiz olur). Ayaklarını yıkadığında da, ayaklarıyla işlediği günahları abdest suyu (veya suyun son damlaları) ile akıp gider. Nihayet o müslüman günahlarından tamamıyla arınmış olur.” p> Müslim, Tahâret 32. Ayrıca bk Tirmizî, Tahâret 2
14352<p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Yine Ebû Mûsâ el-Eş’arî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“bir kimse hastalanması veya (cihad ve hayır için) yola çıkması sebebiyle, yapageldiği nâfile ibadetlerini ifâ edemezse, ona evinde sıhhatli iken yaptığı amellerin sevabı yazılır.” p> Buhârî, Cihâd 134.
14353<p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Câbir İbni Abdullah radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“Her meşrû ve güzel iş sadakadır.” p> Buhârî, Edeb 33; Müslim, Zekât 53. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Edeb 60; Tirmizî, Birr 45
14354<p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Câbir İbni Abdullah radıyallahu anh’den rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“Herhangi bir müslümanın diktiği ağaçtan yenen şey onun için sadakadır. Çalınan şey de sadakadır; eksiltilen de onun için sadakadır.” Müslim, Müsâkât 7p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Müslim’in bir başka rivâyetinde (Müsâkât 10) şöyle buyurulur:p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“Müslüman bir kişi bir ağaç diker de ondan insan, hayvan veya kuş yerse, bu yenen şey kıyamet gününe kadar o müslüman için sadaka olur.” Yine Müslim’in bir rivâyetinde de (Müsâkât 9, 12) şöyle buyurulmaktadır:p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“bir müslüman bir ağaç diker veya ekin eker de ondan bir insan veya kurt-kuş yerse, bu o müslüman için sadaka olur.”p> <p style="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Buhârî (Hars 1, Edeb 27) ve Müslim bu son hadisi Enes İbni Mâlik’ten rivâyet etmişlerdir.p> Müslim, Müsâkât 7