Açılır Menü
HadisAraBul.com
Son Eklenen 100 Hadis
Ravilerine Göre Hadisler
Hadislerde Arama Yap
Arama Sonuçları
p bir
Hızlı Erişim Linki:
https://www.hadisarabul.com/hadisbul/31477-p-bir/1380
No
Hadis Metni
Kaynak
14396
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Seleme ibnu'l-Ekva' (R) şöyle tahdîs etti: Rasûlullah (S) Eşlem kabilesinden (ismi Hind ibn Esma ibn Harise olan)
bir
adama, kavminin içinde yâhud insanların içinde âşûrâ günü gündüzleyin:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Her kim (gündüzün evvelinde) yemek yediyse, gününün kalanını yemiyerek tamamlasın.
bir
şey yememiş olan kimse de orucunu tutsun!" diye i'lân ettirdi
p
>
Seleme ibnu'l-Ekva
14397
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Şu'be tahdîs etti ki, Ebû Cemre Nasr ibnu İmrân ed-Dab'î şöyle demiştir: İbn Abbâs (R) beni kendi serîri üzerine oturturdu. O bana şöyle derdi: Abdu'1-Kays elçileri (Bahreyn taraflarından) Rasûlullah'ın huzuruna geldikleri zaman:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Hey'et kimlerdendir?" diye sordu. Onlar:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Biz Rabîa kabîlelerindeniz, dediler. Rasûlullah (S):
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Hoş geldiniz! Allah sizi utandırmasın,
p
işman etmesin!" buyurdu.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bunun üzerine onlar:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Yâ Rasûlallah! Seninle bizim aramızda kâfir olan Mudar kabileleri vardır. O hâide bize kestirme
bir
şey emret de, o sebeble bizler cennete girelim ve onu arkamızda kalanlarımıza haber verelim! dediler.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bu arada Rasûlullah'a içkileri de sordular. Rasûlullah onları dört şeyden nehyetti ve dört şeyi de emretti: Onlara yalnız Allah'a îmân ile emrettikten sonra:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Yalnız Allah'a îmân etmek ne demektir, bilir misiniz?" diye sordu.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Onlar:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Allah ve Rasûlü en iyi bilendir! dediler. Rasûlullah:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Ortaksız ve yalnız olarak Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed'in Allah 'in Rasûlü olduğuna şehâdet etmek, namazı kılmak, zekâtı vermek -râvî dedi ki: Zannederim ki, burada ramazân orucu da vardır-, ganimetlerden beşte
bir
ini vermenizdir" buyurdu.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Ve onları dört şeyden: Dubba'dan, hantem'den, muzeffet'ten ve nakîr (denilen ka
p
lara hurma yâhud üzüm şırası koymak)dan nehyetti. Bazen İbn Abbâs'm "Muzeffet" yerine "Mukayyer" dediği de vardır.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Rasûlullah:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Bunları ezberleyin ve bunları gerinizde bıraktığınız kavim ve kabilelerinize tebliğ ediniz!" buyurdu
p
>
İbn Abbâs
14398
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Şu'be tahdîs etti ki, Tevbe ibnu Keysân el-Anberî şöyle demiştir: eş-Şa'bî bana:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Sen Hasen Basrî'nin
p
eygamber(S)'den hadîs rivayet ettiğini gördün mü? Ben İbn Umer'in meclisinde ona yakın olarak iki sene yâhud ikibuçuk sene kadar oturdum da, ben İbn Umer'i şu hadîsten başka
p
eygamber'den hadîs tahdîs ederken işitmedim [27]: İbn Umer dedi ki:
p
eygamber'in sahâbîlerinden bâzı insanlar, içlerinde Sa'd ibn .Ebî Vakkas da var olduğu hâlde,
bir
et yemeye giriştiler. Tam bu sırada
p
eygamber'in kadınlarından
bir
kadın o et yemeye girişen to
p
luluğa:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— O et
bir
keler etidir! diye nida etti.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bunun üzerine sahâbîler o eti yemekten kendilerini tuttular. Bunun üzerine Rasûlullah:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Ondan yiyin yâhud onu taam edin. Çünkü o halâldır -yâhud: "Onda sakınca yoktur"; râvî bu iki ta'bîrde şekk etmiştir- Lâkin keler benim alışık olduğum yiyeceklerimden değildir" buyurdu
p
>
eş-Şa'bî
14399
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Ebû Mûsâ (R) şöyle demiştir:
bir
oğlan doğdu. Ben hemen çocuğu
p
eygamber(S)'e götürdüm.
p
eygamber ona İbrâhîm adını verdi ve hurma ile çiğnem ya
p
ı
p
ağzına çaldı, yavruya hayır ve bereketle dua etti, sonra bana verdi. Bu İbrâhîm, Ebû Musa'nın en küçük çocuğu idi
p
>
Ebû Mûsâ
14400
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Yahya ibn Saîd, Hişâm'dan; o da babası Urve'den tahdîs etti ki, Âişe (R):
p
eygamber (S)'e
bir
çocuk getirildi.
p
eygamber o çocuğa çiğnem ya
p
ı
p
damağına ovalarken, çocuk
p
eygamber'in üzerine işedi.
p
eygamber sidiğin üzerine su döktü, demiştir
p
>
Âişe r.a.
14401
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Esma (R) Mekke'de iken oğlu Abdullah ibnu'z-Zubeyr'e hâmile olmuştu.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Esma şöyle dedi: Ben gebelik müddetini tamamlamış olduğum hâlde (Mekke'den yola) çıktım. Muhacir olarak Medine'ye geldim ve Küba'ya indim. Ve Abdullah'ı Küba'da doğurdum. Sonra çocuğumu Rasûlullah(S)'a götürdüm de kucağına koydum. Sonra Rasülullah
bir
hurma İstedi, onu çiğneyi
p
ezdikten sonra çocuğun ağzının içine tükürdü. Bu suretle oğlumun mi'desine ilk giren şey, Rasülullah'ın tükrüğü oldu. Sonra Rasûlullah hurma çiğnemi ile çocuğun damağını oğdu. Bundan sonra çocuğa duâ etti, bereket ve hayır diledi. Ve Abdullah ibnu'z-Zubeyr (Hicretten sonra Medine'deki Muhacir) müslümân aileleri içinde ilk doğan çocuk oldu. Müslümanlar da Abdullah'ın doğumu ile çok sevindiler. Çünkü müslümânlara:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Yahudiler sizlere büyü ya
p
tılar, artık sizden çocuk doğmaz, denilmişti
p
>
Esma
14402
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Abdullah ibnu Avn, Enes ibn Sîrîn'den haber verdi ki, Enes ibn Mâlik (R) şöyle demiştir: Ebû Talha'nın hasta yatmakta olan
bir
oğlu vardı. Ebû Talha dışarı çıktı, ardından çocuk vefat etti. Ebû Talha dönü
p
geldiğinde:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Oğlum ne ya
p
tı, nasıl oldu? dedi. Ümmü Suleym:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Çocuk, olduğundan daha sakin hâldedir, dedi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bundan sonra Ümmü Suleym, kocası Ebû Talha'ya akşam yemeğini takdîm etti, o da yemeği yedi. Sonra Ümmü Suleym ile cinsî münâsebet ya
p
tı, Ebû Talha bu işi bitiri
p
ayrılınca, Ümmü Suleym ona:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Çocuğu defn et! dedi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Ebû Talha sabaha ulaşınca Rasûlullah'a geldi ve ya
p
tıkları işi O'na haber verdi. Rasûlullah (S):
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Siz bu gece cinsî münâsebet mi ya
p
tınız?" buyurdu. Ebû Talha da:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Evet, dedi. Rasûlullah:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Yâ Allah! Bunlara bu gecelerini mübarek kıl!" diye dua etti. Ümmü Suleym sonra
bir
oğlan doğurdu.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Enes dedi ki: Ebû Talha:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Bu çocuğu muhafaza et de böylece
p
eygamber'in yanına götür, dedi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Enes de bu çocuğu
p
eygamber'e götürdü. Ümmü Suleym benim yanımda
bir
kaç tane hurma da göndermişti.
p
eygamber çocuğu aldı da:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Enes'in yanında
bir
şey var mı?" diye sordu. Oradakiler:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Evet, hurmalar vardır, dediler.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">
p
eygamber o hurmaları aldı, onları ağzında çiğneyi
p
ezdi, sonra kendi ağzından aldı da onu çocuğun ağzının içine kattı ve damağını onunla ovaladı. Çocuğa da Abdullah adım verdi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Muhammed ibnu'l Müsennâ tahdîs etti. Bize İbnu Ebî Adiyy, İbnu Avn'dan; o da Muhammed ibn Sîrîn'den; o da Enes'ten olmak üzere tahdîs edi
p
bu hadîsi şevketti
p
>
Buhari - KİTABU'L-AKIKA - 4
14403
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Ebu'n-Nu'mân tahdîs etti. Bize Hammâd ibn Zeyd, Eyyûb'dan; o da Muhammed ibn Sîrîn'den tahdîs etti ki, Selmân ibn Âmir (R): "Erkek çocuğun doğumu ile beraber akîka vardır" demiştir.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Ve Haccâc ibn Minhâl şöyle dedi: Bize Hammâd ibn Seleme tahdîs etti. Bize Eyyûb, Katâde, Hişâm ibn Hassan el-Ezdî ve Habîb ibnu'ş-Şehîd; bunların dördü de Muhammed ibn Sîrîn'den; o da Selmân ibn Âmir(R)'den; o da
p
eygamber(S)'den olmak üzere haber verdi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">(Sufyân ibn Uyeyne ve)
bir
çokları da Âsim ibn Selmân'dan ve Hişâm ibn Hassân'dan; onlar da Hafsa bintu Sîrîn'den; o da er-Rebâb (ibn Âmir ed-Dabbî)'dan; o da Selmân ibn Âmir ed-Dabbî'den; o da
p
eygamber'den olmak üzere söyledi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bu hadîsi Yezîd ibnu İbrâhîm, îbn Sîrîn'den; o da Selmân ibn Âmir'den onun sözü olarak, yânî mevkuf olarak rivayet etti.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Ve Esbâğ ibnu'l-Ferec de şöyle dedi: Bana Abdullah ibnu Vehb, Cerîr ibn Hâzım'dan; o da Eyyûb es-Sahtıyânî'den; o da Muhammed ibn Sîrîn'den haber verdi. O da dedi ki: Bize Selmân ibnu Âmir ed-Dabbî tahdîs edi
p
şöyle dedi: Ben Rasûlullah(S)'tan işittim, şöyle buyuruyordu: "Erkek çocuğun doğumuyla beraber akîka vardır. Onun adına akîka kurbânı kanı dökünüz ve çocuktan ezayı gideriniz!"
p
>
Buhari - KİTABU'L-AKIKA - 5
14405
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Şuayb, ez-Zuhrî'den tahdîs etti. O şöyle demiştir:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bana Saîd ibnu'l-Müseyyeb ve Ebû Seleme ibnu Abdirrahmân tahdîs ettiler ki, Ebû Hureyre (R) şöyle demiştir: Sizler; Ebû Hureyre, Rasûlullah'tan hadîs rivayetini çok ya
p
ıyor diyorsunuz ve yine sizler: Muhâcirler'in ve Ensâr'ın hâlleri nedir ki bunlar Rasûlullah'tan Ebû Hureyre'nin hadîs rivayet edişi gibi hadîs rivayet etmiyorlar, diyorsunuz. Şu muhakkak ki Muhacir kardeşlerimiz çarşılarda alışveriş etmek meşgul ediyordu. Ben ise karın tokluğuna karşılık Rasûuıllah'tan hiç ayrılmaz, dâima O'nunla beraber olurdum. Bunun için onların bulunmadıkları zaman ben hâzır bulunur, onlar unuttuklarında ben hafızamda tutar ezberlerdim. Ensâr'dan olan kardeşlerimi de mallarındaki çalışmaları meşgul ediyordu. Ben ise Suffa fakirlerinden olan fakır
bir
kişi idim. Diğer sahâbîler hadîsleri unuturlarken, ben ezberimde tutar bellerdim. Muhakkak Rasûlullah (S) söylemekte bulunduğu
bir
hadîs hakkında: "Ben şu makaalemi bitirinceye kadar elbisesini yayacak; sonra da elbisesini kendine doğru to
p
layacak her kişi elbette benim söyleyeceğim sözleri kesin olarak ezberleyecektir*' buyurmuştu. Bunun için ben hemen üzerimdeki renkli bezi Rasûlullah o makaalesini bitirinceye kadar yaydım, akabinde o bezi göğsüme doğru to
p
ladım. Artık sonra Rasûlullah'ın bu konuşmalarından hiç
bir
şeyi unutmadım
p
>
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 1
14406
<
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Abdurrahmân ibnu Avf (R) şöyle demiştir:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Medîne'ye geldiğimiz zaman Rasûlullah (S) benimle Sa'd ibnu'r-Rabî' arasında kardeşlik kurmuştu. Bunun üzerine Sa'd ibnu'r-Rabî' (ben Abdurrahmân'a):
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Ben mal cihetiyle Ensâr'ın en zenginiyim. Bunun için malımın yarısını sana ayırıyorum. Ve bak! îki kadınımın hangisini seversen senin için ondan vazgeçer, onu boşarım. İddeti geçi
p
de evlenme halâl olduğu zaman onunla evlenirsin, dedi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Râvî dedi ki: Bu teklif üzerine Abdurrahmân, Sa'd'e:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Benim bu hususta ihtiyâcım yoktur. İçinde ticâret ya
p
ılan
bir
çarşı var mı? dedi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Sa'd:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Kaynukaa' kabilesinin çarşısı vardır, dedi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Râvî dedi ki: Abdurrahmân sonra Kaynukaa' çarşısına gitti. Satmak üzere keş ve yağ götürdü. Sonra çarşıya gidişleri arka arkaya devam etti. Çok geçmedi, Abdurrahmân Rasûlullah'ı ziyarete geldi. Üstünde (zifafa girenlere mahsûs olan) sarı zağferân lekesi vardı. Rasûlullah (S) ona:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Evlendin mi?" diye sordu. Abdurrahmân:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Evet evlendim, dedi. Rasûlullah:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Kimle evlendin?" dedi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">O da:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Ensâr'dan
bir
kadınla evlendim, dedi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Rasûlullah:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Ne kadar mehr verdin?" dedi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Abdurrahmân:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—
bir
çekirdek (yânî beş dirhem) ağırlığında altın yâhud altından
bir
çekirdek verdim, dedi.
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bunun üzerine
p
eygamber (S) Abdurrahmân'a:
p
> <
p
style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "
bir
koyun (kesmek sureti)le olsun düğün yemeği ya
p
!" buyurdu
p
>
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 2
İlk Sayfa
<
137
138
139
140
141
>
Son Sayfa