Arama Sonuçları mi En

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/32367-mi-En/1900

NoHadis MetniKaynak
14325

Ebû Abdullah (veya Ebû Abdurrahman) Sevbân radıyallahu anh’dEn -ki kEndisi Resûlullah’ın azadlı kölesidir- rivayet edildiğine göre o “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururkEn işittim” deEn'>miştir:

“Çok secde etmeye bak! Zira sEnin Allah için yaptığın her secde karşılığında Allah sEni bir derece yükseltir ve bir hatânı siler.”

Müslim, Salât 225. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu’ 22; Tirmizî, Salât 169; Nesâî, Tatbîk 80, 89
14326

Ebû Safvân Abdullah İbni Büsr el-Eslemî radıyallahu anh’dEn rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“İnsanların En kârlısı, ömrü uzun, ameli güzel olandır.”

Tirmizî, Zühd 21, 22
14327

Enes radıyallahu anh şöyle dedi:

Amcam Enes İbni Nadr radıyallahu anh Bedir Savaşı’na katılmamıştı. Bu ona çok ağır geldi. Bu sebeple:

“Ey Allah’ın Resûlü! Müşriklerle yaptığın ilk savaşta bulunamadım. Eğer Allah Teâlâ müşriklerle yapılacak bir savaşta bEni bulundurursa, neler yapacağımı elbette Allah Teâlâ görecektir” dedi.

Sonra Uhud Savaşı’nda müslüman safları dağılınca, -arkadaşlarını kastederek- “Rabbim, bunların yaptıklarından dolayı özür beyan ederim” dedi. Müşrikleri kastederek de “Bunların yaptıklarından da uzak olduğumu sana arzederim” deyip ilerledi. Sa’d İbni Muâz ile karşılaştı ve:

Ey Sa’d! istediğim cEnnettir. Kâbe’nin Rabbine yeEn'>min ederim ki, Uhud’un eteklerindEn beri hep o cEnnetin kokusunu alıyorum, dedi. Sa’d (olayı anlatırkEn) “BEn onun yaptığını yapamadım, ya Resûlallah” dedi.

Enes radıyallahu anh devamla şöyle dedi:

Amcamı şehid edilEn'>miş olarak bulduk. Vücudunda seksEndEn fazla kılıç, süngü ve ok yarası vardı. Müşrikler müsle yapmış, uzuvlarını kesEn'>mişlerdi. Bu sebeple onu kimse tanıyamadı. Sadece kızkardeşi parmak uçlarından tanıdı.

Enes dedi ki, biz şu âyetin amcam ve amcam gibiler hakkında inEn'>miş olduğunu düşünmekteyiz:

“Mü’En'>minler içinde öyle yiğit erkekler vardır ki, Allah’a verdikleri sözlerinde durdular. Onlardan kiEn'>mi ahdini yerine getirdi (çarpıştı, şehid düştü), kiEn'>mi de sırasını bekliyor. Bunlar aslâ sözlerini değiştirmeEn'>mişlerdir” [Ahzâb sûresi (33), 23]

Buhârî, Cihâd 12; Müslim, İmâre 148
14328

Ebû Mes’ûd Ukbe İbni Amr el-Ensârî el-Bedrî radıyallahu anh şöyle dedi:

Sadaka âyeti inince, biz sırtımızla yük taşıyarak, (hammallık yaparak) sadaka vermeye başladık. DerkEn bir adam geldi çokca sadaka verdi. Münâfıklar, “Gösteriş yapıyor” dediler. Bir başkası geldi, bir ölçek hurma getirdi. Yine münâfıklar, “Allah’ın, bunun bir ölçek hurmasına ihtiyacı yoktur” dediler. Bunun üzerine, “Sadakalar hususunda gönüldEn verEn mü’En'>minleri çekiştirEn ve güçlerinin yettiğindEn başkasını bulamayanlarla alay edEnler yok mu, Allah onları maskaraya çevirEn'>miştir. Onlar için acı bir azab vardır”

[Tevbe sûresi (9), 79] âyeti indi. Buhârî, Zekât 10; Müslim, Zekât 72
14331

İbni Abbas radıyallahu anhümâ şöyle dedi:

Ömer radıyallahu anh Bedir Harbine iştirak etEn'>miş yaşlı sahâbîlerle beraber bEni de istişâre meclisine dahil etti. SahâbîlerdEn biri buna içerledi ve Hz. Ömer’e:

Bu, nedEn bizimle beraber oluyor? Oysa bizim onun yaşıtı çocuklarımız var, dedi. Hz. Ömer: Bildiğiniz bir sebeptEn dolayı, diye cevap verdi. DerkEn birgün bEni çağırdı ve büyük sahâbîlerin meclisine aldı. Bana öyle geliyor ki, o gün bEni onlara isbat etmek istiyordu. Sahâbîlere: “Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde...” diye başlayan Nasr sûresi hakkında ne düşünüyorsunuz? diye sordu. Bir kısmı: Yardım görüp fetih gerçekleşince Allah’a hamd ve istiğfar etmekle emrolunmaktayız, dedi. KiEn'>mi de hiç bir yorum yapmadı. Hz. Ömer bu defa bana hitabEn: Ey İbni Abbas! SEn de böyle En'>mi diyorsun? dedi. BEn: Hayır, dedim. Peki, ne diyorsun? diye sordu. BEn de: Bu sûre, Hz. Peygamber’in ecelinin kEndisine bildirildiğini ifade etmektedir. “Allah’ın yardımı ve fetih sana gelince - ki, bu sEnin ecelinin geldiğinin alâmetidir-, Rabbini hamd ile tesbih et, bağışlanma dile. Çünkü o tövbeleri kabul edEndir” buyuruluyor, dedim.

Bunun üzerine Hz. Ömer:

BEn de bu sûredEn sEnin dediğindEn başkasını anlamıyorum, dedi.
Buhârî, Tefsîru sûre (110), 4; Menâkıb 25. Ayrıca bk. Tirmizî, Tefsîru sûre (110), 1
14332

Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi:

“Allah’ın yardımı erişip fetih gerçekleşince...” âyeti indiktEn sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem kıldığı her namazda mutlaka “RabbiEn'>miz, sEni tEnzih ederim, sEni hamd ile anarım. Allahım! BEni bağışla ...” derdi. Buhârî, Ezân 123, 139; Megâzî 5, Tefsîru sûre (110), 1; Müslim, Salât 219, 220

Buhârî’nin Sahîh’i (Ezân 139, Tefsîru sûre (110), 2) ile Müslim’in Sahîh’inde (Salât 217) Âişe radıyallahu anhâ’dan rivayet edilEn bir başka hadis de şöyledir:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem rükû ve secdelerinde:

“Allahım! SEni tEnzîh ederim. RabbiEn'>miz! Sana hamdederim. Allahım! BEni bağışla!” duasını pek sık tekrarlardı. Bu sözüyle o, Kur’an’a imtisal (ve âyeti fiilEn tefsir) ederdi.

Müslim’in rivayetinde de (Salât 218) şöyle dEnilmektedir:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem vefatından önce, “SEni hamdinle tesbih ve tEnzih eder, bağışını diler, tövbe ederim” duasını sık sık tekrar ederdi.

Hz. Âişe diyor ki:

Ey Allah’ın Resûlü! YEni yEni söylediğinizi duyduğum bu cümleler nedir?diye sordum. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Ümmetimle ilgili olarak bEnim için bir işaret tayin edilEn'>miştir. Onu gördüğüm zaman bu kelimeleri söylerim. Bu işaret, Nasr sûresi’dir” buyurdu.

Yine Müslim’in bir başka rivayetinde (Salât 220), bu husus şöyle yer almaktadır:

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “BEn Allah’ı ulûhiyet makamına yakışmayan sıfatlardan tEnzih eder ve O’na hamdederim” sözlerini sık sık söyler olmuştu.” Hz. Âişe diyor ki:

“Sübhânallah ve bi hamdihî, estağfirullah ve etûbü ileyh” sözlerini görüyorum ki, pek sık söylüyorsun?” dedim.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:

“Rabbim bana ümmetim içinde bir alâmet göreceğiEn'>mi bildirdi. Onu gördüğümdEn bu yana “sübhânellah ve bi hamdihî estağfirullah ve etûbu ileyh” sözünü çok söylerim. BEn o alâmeti, Mekke’nin fethine işaret edEn “Allah’ın yardımı ulaşıp Fetih gerçekleşince ve insanların grup grup Allah’ın dinine girdiklerini gördüğünde Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü Allah tövbeleri çok çok kabul edEndir” (meâlindeki Nasr) sûresi’nde gördüm,” buyurdu.

Müslim, Salat 220
14336

Yine Ebû Zer radıyallahu anh’dEn rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Her birinizin her bir ekleEn'>mi (ve keEn'>miği) için bir sadaka gerekir. BinaEnaleyh her tesbih sadakadır, her hamd sadakadır, her tehlil sadakadır, her tekbir sadakadır. İyiliği tavsiye etmek sadakadır, kötülüktEn sakındırmak sadakadır. Kulun kuşluk vakti kılacağı iki rek’at namaz bütün bunları karşılar.”

Müslim, Müsâfirîn 84, Zekât 56. Ayrıca bk. Buhârî Sulh 11, Cihâd 72, 128; Ebû Dâvûd, Tatavvu’ 12, Edeb 160
14337

Ebû Zer radıyallahu anh’dEn rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“ÜmmetiEn'>min iyi-kötü bütün amelleri bana gösterildi. İyi işlerinin içinde, gelip geçEnlere eziyet verEn şeylerin yollardan kaldırılmasını da buldum. Kötü amelleri arasında da mescidde teEn'>mizlEnmedEn bırakılmış balgamı gördüm.”

Müslim, Mesâcid 57. Ayrıca bk. İbni Mâce, Edeb 7
14338

Ebû Zer radıyallahu anh’dEn rivayet edildiğine göre bazı insanlar:

Ey Allah’ın Resûlü! ZEnginler bütün sevapları alıp götürüyorlar. Zira bizler gibi namaz kılıyor, bizler gibi oruç tutuyor ve ayrıca mallarının fazlasından da sadaka veriyorlar, dediler. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Allah size sadaka verme imkânı bahşetmedi En'>mi (sanıyorsunuz)? Her tesbih sadaka, her tekbir sadaka, her tahEn'>mid sadaka, her tehlil sadakadır. İyiliği emretmek sadaka, kötülüktEn sakındırmak sadakadır. Hatta (her) birinizin eşiyle yatması bile sadakadır” buyurdu. Ey Allah’ın Resûlü, cinsel arzusunu tatEn'>min edEn birine bundan da mı sevap var? dediler. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem: “Bu istek ve ihtiyacını haram yoldan giderseydi, günah olmayacak mıydı? Helâl ve meşrû yoldan gidermesinde de elbette sevap vardır” buyurdu.
Müslim, Zekât 53, Mesâcid 142
14340

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’dEn rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“İnsanların her bir ekleEn'>mi için her gün bir sadaka gerekir. İki kişi arasında adâletle hükmetmEn sadakadır. Bineğine binmek isteyEne yardım ederek bindirmEn yahut yükünü bineğine yüklemEn sadakadır. Güzel söz sadakadır. Namaz için mescide giderkEn attığın her adım bir sadakadır. Gelip geçEnlere eziyet verEn şeyleri yoldan gidermEn de sadakadır.”

 

Buhârî, Sulh 11, Cihâd 72, 128; Müslim, Zekât 56. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu’ 12, Edeb 160