Arama Sonuçları kimsenin her

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/38450-kimsenin-her/10

NoHadis MetniKaynak
9297 İyi biliniz ki, her kim eman verilen bir kimseye, zulmeder veya ahdini bozar veya onun gücünün yetmiyeceği şeyi kendisine yükler veya gönül hoşluğu ile vermeyeceği bir şeyi ondan alırsa, kıyamet gününde ben o kimsenin hasmı olurum.(Beyhaki'de ayrıca şu ilave vardır: İyi biliniz ki, her kim Allah ve Resulünün zimmetinde olan bir muahidi (eman verilen kimseyi öldürürse, Allah o kimseye Cennetin kokusunu haram eder ki, onun kokusu yetmiş yıllık mesafeden alınır.)Ramuz el e-hadis, 170. sayfa, 4. hadis
9723 Atların, kıyamete kadar hayır nasiyelerinden eksik olmaz. At üç türlüdür. Sevab, günah ve setir atı. (fakirlikten perde) Setir atı; Bir adam atı, hayatında bir güzellik için edinir. Hakkına tecavüz etmez. Darlığında da bolluğunda da onun karnına bakar. Yüküne de dikkatli olursa o at kendisine setirdir. Sevab atına gelince Allah rızası için olan attır. Onun her şeyinden sevab alır. Karnına giren ve çıkandan hiçbir şey kaybolmaz. Hepsinden ecir alır. Hayvanın vadide her dolaşmasından o kimsenin mizanına bir şey girer. Günah atına gelince: Çalım için, zevk için beslenir ki, bu da vebal atıdır. Buna da her harcanan, gübresi, çişi bile mizanının şer tarafında yer tutar. Vadide dolaşması da sahibine günah yazılır.Ramuz el e-hadis, 206. sayfa, 8. hadis
10127 Asa ile yürümek tevazudandır. O kimsenin her bir adımına bir sevab yazılır ve bin derece yükseltilir.Ramuz el e-hadis, 236. sayfa, 7. hadis
10588 Sahilde (denizde) bir gece Allah yolunda gözcülük etmek, bir kimsenin ehli içinde evinde bir sene kâim ve sâim olmasından hayırlıdır. her sene üçyüz altmış gün ve her gün bin sene gibidir. (karşılılığı yoktur)Ramuz el e-hadis, 274. sayfa, 5. hadis
10960 her salih ve facir kimsenin arkasında namaz kılın. her salih ve facirin cenaze namazını kılın. her salih ve facir amirle de cihad edin. ( Facir hem müslüman, hem günahkar kimse)Ramuz el e-hadis, 308. sayfa, 5. hadis
11857 Cennete giren her bir kimsenin baş ve ayak ucunda iki huri durur ve ins ve cinnin işittiği en güzel sesle neşide okurlar. Bu dünyadaki gibi şeytan çağırtması şeklinde olmayıp Cenabı Hakkı temcid ve takdis mahiyetinde olur.Ramuz el e-hadis, 384. sayfa, 7. hadis
11943 Bu ümmetin misali şu dört kimsenin misaline benzer: Allah'ın kendisine mal ve ilim verdiği adam gibi ki, ilmi ile amel eder, malının hakkını öder. Allah'ın kendisine ilim verip mal vermediği adam gibi ki o şöyle der: "Şunun malının benzeri benim olsaydı onunla amel ederdim." Bu adamın durumu amel edenin misalidir ki, her ikiside ecirde müsavidir. Allah'ın kendisine mal verip ilmi vermediği adam ki, o malını berbat eder ve hakkını gayriye harcar. Bir adam da vardır ki, Allah ona ilim de mal da vermemiştir. O şöyle söyler: "Benim de olsaydı bende şöyle harcandım" Bunun durumuda malını berbat eden kimseye benzer ki, bunlarda günahta müsavidir.Ramuz el e-hadis, 391. sayfa, 13. hadis
11946 Fıkıh öğrenemeden ibadet edenin hali, gece karanlıkta yapı yapıp da gündüzün yıkan kimsenin haline benzer. (Cahil için geçen her dakika zarardır.)Ramuz el e-hadis, 392. sayfa, 3. hadis
13608 Rahatsızlığında Cebrail (a.s) Ona okur ve şöyle derdi: "Allah sana her türlü hastalıktan iyilik ve şifa versin. Haset ettiğinde hasedcinin şerrinden ve her gözü dokunan kimsenin şerrinden Seni korusun.Ramuz el e-hadis, 525. sayfa, 12. hadis
14226

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Bir kimsenin câmide cemaatle kıldığı namaz, işyerinde ve evinde kıldığı namazdan yirmi küsur derece daha sevaptır. Şöyleki bir kişi güzelce abdest alır, sonra başka hiçbir maksatla değil, sadece namaz kılmak üzere câmiye gelirse, câmiye girinceye kadar attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir ve bir günahı bağışlanır. Câmiye girince de, namaz kılmak için orada durduğu sürece, tıpkı namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır. Biriniz namaz kıldığı yerden ayrılmadığı, kimseye eziyet etmediği ve abdestini bozmadığı müddetçe melekler:

Allahım! Ona merhamet et!

Allahım! Onu bağışla!

Allahım! Onun tövbesini kabul et! diye ona dua ederler.”

Buhârî, Salât 87, Ezân 30, Büyû` 49; Müslim, Tahâret 12, Mesâcid 272. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 48; İbni Mâce, Tahâret 6, Mesâcid 14