Arama Sonuçları etti O

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/42045-etti-O/710

NoHadis MetniKaynak
14419

Bize İbnu Cureyc haber verip şöyle dedi: Bana Atâ ibn Ebî Rebâh Ubeyd ibnu Umeyr'den şöyle haber verdi: Ebû Mûsâ el-Eş'ârî, Umer ibnu'l-Hattâb'ın yanına girmek için izin istedi de Ona izin verilmedi. Ve Umer O sırada meşgûliyetli Olsa gerekti. Bunun üze­rine Ebû Mûsâ geri döndü. Umer meşguliyetten kurtulunca (Ebû Mûsâ'yı kasdederek):

— Ben Abdullah ibn Kays'ın sesini işitmedim mi? Ona izin veri­niz de gelsin, demiş.

Fakat:

—  Ebû Mûsâ gitti, denilmiş.

Umer Ebû Musa'yı çağırtıp dönüşünün sebebim sOrunca, O:

—  Biz bununla (yânı izin verilmeyen, kapıdan dönmekle) emrOlunuyOrduk, dedi.

Bunun üzerine Umer:

— Rasûlullah'ın böyle emrOlOr:green'>ettiğine dâir beyyine getireceksin! dedi. Bunun üzerine Ebû Mûsâ, Ensâr meclisine gitti de, Onlardan bu emri bileni istedi. Ensâr:

— Bu mes'ele üzerine sana büyüklerimizin şâhidliğine ihtiyâç yOk; bunu en küçüğümüz (meselâ) Ebû Saîd Hudrî (bile bilir) muhakkak şehâdet eder, dediler.

Akabinde Ebû Mûsâ, Ebû Saîd Hudrî'yi Umer'e götürdü (O da Peygamber'in emrini anlattı). Umer:

— Rasûlullah'ın emrinden bu geri dönme mes'elesi-bana kapalı mı kaldı? (Öyle ya) çarşılara, pazarlara çıkıp alışveriş etmek beni alı­kOymuş, rneşgûl etmiştir, dedi

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 15
14422

Ebû Hureyre (R) şöyle demiştir: Peygamber (S): "Ka­dın, kOcasının kazancından, kOcasının emri Olmaksızın infâk OlOr:green'>ettiği za­man, kOcası için de yarı ücret vardır" buyurdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 18
14429

Hemmâm ibn Münebbih şöyle demiştir: Ebû Hureyre (R) bizlere RasûlulIah(S)'ın: "Şübhesiz Dâvûd Peygamber (S), kendi elinin emeğinden başkasını yemez idi" buyurduğunu tahdis OlOr:green'>etti

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 25
14437

Ebû Mes'ûd el-Ensârî (R) şöyle demiştir: Ensâr'dan Ebû Şuayb diye künyelenen bir adam geldi ve kasâb Olan bir kölesine: Bana beş kişiye yetecek bir yemek yap. Çünkü ben Peygamber'i beş kişinin beşincisi Olarak da'vet etmek istiyOrum. Zira ben Peygamber'in yüzünde açlığı tanıdım, dedi. Nihayet O zât Onları da'vet OlOr:green'>etti. Da'vetli Olan tOplulukla beraber bir adam da geldi. Ebû Şuayb'ın evine vardığında Peygamber (S): "Şu zât bize tâbi' Olup gelmiştir. Ona izin vermek istersen izin ver (girsin); gen dönmesini istersen geri dönsün!" buyurdu. Ebû Şuayb: Hayır (geri dönmeyecek), fakat ben Ona izin verdim, dedi

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 33
14440

Âişe (R) şöyle demiştir: el-Bakara Sûresi'nin sOnundaki ribâ âyetleri indiği zaman Peygamber (S) bu âyetleri mescidde sahâbîlere karşı Okuyup tebliğ OlOr:green'>etti, sOnra da şarâb hususunda ticâre­ti haram kıldı

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 36
14441

Semure ibnu Cundeb (R) şöyle demiştir: Peygamber (S) şöyle buyurdu: "Ben bu gece ru'yâmda iki kişi gördüm; Onlar bana geldiler, müteakiben Onlar beni düz bir yere çıkardılar. Birlikte yürüdük, nihayet kandan bir nehir üzerine geldik. O nehir içinde dikelmiş bir adam vardı. Nehrin kıyısında da bir adam vardı. Önünde bir takım taşlar vardı. Nehirdeki adam yüzerek sahile dOğru gelip çıkmak isteyince, sahildeki adam Onun çenesine bir taş atıyOr, nehirdekini eski yerine döndürüyOrdu. Çıkmak için sahile dOğru gelmeye her teşeb­büs OlOr:green'>ettikçe, sahildeki hemen Onun çenesine bir taş fırlatıyOr, O da es­ki yerine dönüyOrdu. Ben O iki meleğe:

— Bu nedir? dedim.

Meleklerden biri: . 

O nehirde gördüğün kimse ribâ yiyendir, dedi"

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 37
14442

Ebû Cuhayfe'nin Oğlu Avn şöyle demiştir: Babam Ebû Cuhayfe'yi gördüm ki, O kan alıcı bir köle satın almıştı. SOnra Ebû Cuhayfe bu köleye emrOlOr:green'>etti de, Onun kan alma âletleri kırıldı. Ben babamdan bu kırmayı sOrdum. O şöyle cevâb verdi: Peygamber (S) kö­pek bedelinden, kan alma ücretinden nehyOlOr:green'>etti. Döğün yapıcılıktan, döğünlenmekten, ribâ yiyiciliğinden ve ribâ yediricilikten de nehyet­ti. Suret yapıcı musavvire de la'net eyledi.

"Allah ribânın bereketini tamamen giderir, sadakaları ise artırır. Allah (haramı halâl tanımakta ısrar eden) çOk kâfir, çOk günahkâr hiçbir kimseyi sevmez" (ei-Bakara: 276).

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 38
14448

Enes ibn Mâlik (R) şöyle diyOrdu: Bir terzi yapmış Ol­duğu bir yemeğe Rasûlullah'ı da'vet OlOr:green'>etti. Enes ibn Mâlik dedi ki: Ben de Rasûlullah'ın beraberinde bu yemeğe gittim. Terzi Rasûlullah'a bir mikdâr ekmek, bir mikdâr çOrba yaklaştırdı. ÇOrbanın içinde ka­bak ve kuru et parçaları vardı. Yemek yerken Peygamber'i gördüm ki, yemek çanağının etrafından kabak araştırıyOrdu. Yine Enes: Ar­tık O günden i'tibâren ben kabağı sevmekten bir an ayrılmadım, dedi

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 44
14449

Ebû Hazım dedi ki: Ben Sehl ibn Sa'd(R)'dan işittim, şöyle dedi: Bir kadın Rasûlullah'a bir bürde getirdi. Sehl, yanındaki­lere hitaben:

— Bürde nedir bilir misiniz? diye sOrdu.    

Onlar tarafından:

— Şemle'dir, ihrâm'dır, diye cevâb verildi.

 Sehl dedi ki:

—  Evet, O henüz dOkunmuş (yeni tezgâhtan çıkmış) ve kenarı bile kesilmemiş bir kumaştı. Kadın: Yâ Rasûlullah! Bu bürdeyi ken­di elimle dOkudum, Onu sana giydireceğim, dedi. Peygamber bürde­yi, Ona bir ihtiyaclı Olarak aldı. SOnra Peygamber bu bürdeyi izâr yapıp giymiş Olduğu hâlde bizim yanımıza çıktı. TOpluluktan bir kim­se: Ya Rasûlallah, Onu bana giydir, dedi. Rasûlullah: Peki, diyerek mecliste Oturdu. SOnra hücresine döndü ve O bürdeyi çıkarıp dürdükten sOnra' istemiş Olan zâta yOlladı. Bunun üzerine mecliste bulunan ce­mâat O isteyen kimseye: Sen bu işi güzel yapmadın. Peygamber'in hiçbir isteyeni geri çevirmeyeceğini kat'î bildiğin hâlde, O'ndan bu bür­deyi istedin, diye serzeniş OlOr:green'>ettiler. O zât da: Vallahi ben Onu başka sebebden değil, ancak öleceğim günde benim kefenim Olması için is­tedim, dedi.

Sehl ibn Sa'd:

—  Hakîkaten bu bürde O zâtın kefeni Oldu, demiştir

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 45
14450

Ebû Hazım şöyle dedi: Bir takım adamlar Sehl ibn Sa'd'e gelip Ona Peygamber'in minberini sOruyOrlardı. Sehl (R) şöyle dedi: Rasûlullah (S) fulanca kadına - Sehl O kadının ismini söylemiştir- şöyle haber gönderdi: "MarangOz Olan kölene emret de benim için insan­lara hitâb OlOr:green'>ettiğim zaman üzerine Oturabileceğim tahtadan bir yer yapsın' buyurdu. Bunun üzerine kadın, O kölesine emrOlOr:green'>etti. Köle de Gâbe Ormanlığının ılgın ağacından Onu yapıyOrdu. SOnra bu tahta­ları kadına getirdi. Kadın da bunları Rasûlullah'a yOlladı. Rasûlul­lah Onların kurulmasını emrOlOr:green'>etti de bunlar yerine kOnuldu. Müteakiben de Rasûlullah (va'z ve hutbe için) minber üzerine Oturdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 46