| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 9247 | Azameti gökle yer arasını dolduran ve yetmiş bin meleğin tazim ve teşyi ettiği bir sureyi size haber vereyim mi? O "El Kehf" suresidir. Her kim Cuma günü onu okursa, Allah Teala bu sebeble o kimsenin diğer cumaya kadar ki ondan sonra da üç gün ilavesi içindeki günahlarını mağfiret eder. Ayrıca kendisine semaya kadar erişen bir nur verilir. Ve deccal fitnesinden korunmuş olur. Her kim yatacağı zaman bu surenin sonundan beş ayet okursa, korunur ve gecenin istediği vaktinde de uyandırılır. | Ramuz el e-hadis, 164. sayfa, 2. hadis |
| 9297 | İyi biliniz ki, her kim eman verilen bir kimseye, zulmeder veya ahdini bozar veya onun gücünün yetmiyeceği şeyi kendisine yükler veya gönül hoşluğu ile vermeyeceği bir şeyi ondan alırsa, kıyamet gününde ben o kimsenin hasmı olurum.(Beyhaki'de ayrıca şu ilave vardır: İyi biliniz ki, her kim Allah ve Resulünün zimmetinde olan bir muahidi (eman verilen kimseyi öldürürse, Allah o kimseye Cennetin kokusunu haram eder ki, onun kokusu yetmiş yıllık mesafeden alınır.) | Ramuz el e-hadis, 170. sayfa, 4. hadis |
| 9311 | Kadınlarla bir arada yalnız kalmaktan sakın. Nefsim yed-i kudretinde olana yemin ederim ki, bir kişi bir kadınla yanlız kalmaz ki, aralarına şeytan girmiş olmasın. Bir kimsenin çamur veya balçığa bulaşmış bir hınzırla sıkışık durumda olması, o kimse için kendine helal olmıyan bir kadınla omuz omuza sıkışık olmasından daha hayırlıdır. | Ramuz el e-hadis, 172. sayfa, 7. hadis |
| 9365 | Hanginize varisinin malı, kendi malından daha sevimlidir? Biliniz ki, sizden hiç kimse yoktur ki, varisinin malı kendisine, kendi malından daha sevimli olsun. kendi malından sana mal olan senin ancak takdim ettiğindir. (Önden gönderdiğindir) Varisin malı ise ancak geriye bıraktığındır. | Ramuz el e-hadis, 177. sayfa, 9. hadis |
| 9405 | Hangi adam ki bir mal sattı, parasını da henüz almadan, satın alan kimse iflas etti ise ve o da malı o kimsenin yanında buldu ise, mal kendisinin olur. Bir miktar bedel almışsa "Gurema" (alacaklılar) sırasına girer. | Ramuz el e-hadis, 181. sayfa, 5. hadis |
| 9723 | Atların, kıyamete kadar hayır nasiyelerinden eksik olmaz. At üç türlüdür. Sevab, günah ve setir atı. (fakirlikten perde) Setir atı; Bir adam atı, hayatında bir güzellik için edinir. Hakkına tecavüz etmez. Darlığında da bolluğunda da onun karnına bakar. Yüküne de dikkatli olursa o at kendisine setirdir. Sevab atına gelince Allah rızası için olan attır. Onun her şeyinden sevab alır. Karnına giren ve çıkandan hiçbir şey kaybolmaz. Hepsinden ecir alır. Hayvanın vadide her dolaşmasından o kimsenin mizanına bir şey girer. Günah atına gelince: Çalım için, zevk için beslenir ki, bu da vebal atıdır. Buna da her harcanan, gübresi, çişi bile mizanının şer tarafında yer tutar. Vadide dolaşması da sahibine günah yazılır. | Ramuz el e-hadis, 206. sayfa, 8. hadis |
| 9933 | Temizlik imanın yarısıdır. "Elhamdülillah" mizanı doldurur. "Subhanellahi velhamdülillahi" yerle gök arasını doldururlar. Namaz nur, sadaka burhan, sabır ışık, Kur'an ise senin lehine veya aleyhine hüccettir. Herkes bir yola gider ve kendini satar. Bu ya azad ediş veya mahvediş olur. | Ramuz el e-hadis, 221. sayfa, 2. hadis |
| 9977 | Gaflet şu üç halde olur: Aziz ve Celil olan Allah'ı zikirde gaflet, sabah namazını kıldıktan güneş doğuncaya kadar geçen zamandaki gaflet (Bu arayı zikirsiz geçirmesi) ve bir kimsenin borcunun kendi gücünü yenecek kadara getirmesindeki gaflet. | Ramuz el e-hadis, 225. sayfa, 10. hadis |
| 10096 | Kişi, dostunun dini üzerindedir. senin kendisine tanıdığın hak ve saygıyı o sana tanımıyorsa, o adamla arkadaşlıkta hiç bir hayır yoktur. | Ramuz el e-hadis, 234. sayfa, 5. hadis |
| 10200 | Verâ (şüpheden kaçma) amelin seyyididir. Bir kimse de, masiyetle yalnız kaldığı zaman (kötülüğe fırsat bulduğu vakit) Allah'a isyandan onu alıkoyan bir verâ' yoksa, Allah o kimsenin amellerinden hiç bir şeye kıymet vermez. İnsanda Allah korkusu gizli ve aşikarede, iktisad fakirlik ve zenginlikte, adalet ise hoşnudluk ve gadapta olmalıdır. Agah olun ki, "mümin" nefsine hakim olan kimsedir. Ve kendisine hoş gördüğünü başkalarına da hoş görmelidir. | Ramuz el e-hadis, 240. sayfa, 10. hadis |