| No | Hadis Metni | Kaynak |
| 9736 | Dua ile Allah teala arasında perde vardır. Bunu ancak Hz. Muhammed (s.a.v) ve aline selat-ü selam kaldırır. | Ramuz el e-hadis, 207. sayfa, 11. hadis |
| 9756 | Sineğin bir kanadında derd, diğerinde şifa vardır. Sinek yemeğe tek kanadıyle düşerse diğer kanadını da daldırın ve öyle çıkarın. Allah, derdi deva ile giderir. | Ramuz el e-hadis, 208. sayfa, 12. hadis |
| 9759 | Zikir, Allah yolundaki infake, yüz misli faiktir. (İnfakde ise yedi yüz sevap vardır) | Ramuz el e-hadis, 208. sayfa, 15. hadis |
| 9810 | Dünyada Zühd, helali haram etmek ve malı ziyan etmekte değildir. Zühd odur ki, Allah'ın elindekine kendi elindekinden fazla bağlanmaktır. Musibetin sevabına talib olmaklığın, musibeti çekmekte iken de varsa, zahidsin. | Ramuz el e-hadis, 212. sayfa, 1. hadis |
| 9833 | Sultan, yeryüzünde Allah'ın gölgesidir. Sizden biri kendisinde sultan olmıyan bir beldeye vardığında, orada katiyyen oturmasın. | Ramuz el e-hadis, 213. sayfa, 14. hadis |
| 9835 | Sultan, yeryüzünde Allah'ın gölgesidir ki, Allah'ın kullarından her mazlum ona iltica eder. Adalet yaparsa ona ecir, diğerine şükür, zulmederse ona vebal ve tebaaya da sabır düşer. Valiler zulm ederlerse kıtlık olur. Zekat verilmezse davarlar ölür, zina meydan alırsa, meskenet ve fakirlik zahir olur. Ve ehli zimmete zulm edilirse kuffar baş kaldırır. (Galebe çalar) | Ramuz el e-hadis, 213. sayfa, 16. hadis |
| 9925 | Taun, Allah'ın istediğine gönderdiği bir azabtır. Allah, bunu müminlere rahmet olarak kılar. Bir kimse, beldesinde taun vaki olur ve o da onu sabırla ve sabrına karşılık sevab umarak beklerse ve ancak Allah'ın yazmış olduğu şeyden başkasının kendisine isabet etmiyeceğini bilerek karşılarsa, o kimse için bir şehid ecrinin misli vardır. | Ramuz el e-hadis, 220. sayfa, 12. hadis |
| 9936 | Zulüm üçtür; Bir zulüm vardır ki Allah onu bırakmaz. Birini mağfiret eder, diğerini ise mağfiret etmez. Mağfiret etmediği zulüm şirktir. Allah onu mağfiret etmez. Allah'ın mağfiret ettiği zulüm ise, kulun kendisi ile Rabbi arasındaki zulümdür. Bırakmadığı zülum ise kısastır. Bazılarının hakkını bazılarından almasıdır. | Ramuz el e-hadis, 221. sayfa, 5. hadis |
| 9944 | Alim iki türlüdür: Bir alim vardır ki ilmi ile Allah'ı kasdeder. Onu paraya değişmez. Tamaan almaz. Bir alim de vardır ki, ilmi ile dünyayı kasteder. Onu paraya değişir, Tamaan alır. İlmini Allah'ın kullarından esirger. Böylesine, Allah, kıyamet gününde ateşten gömlek giydirir. Ve meleklerden bir melek onun hakkında şöyle nida eder: "Haberiniz olsun. İşte şu filan oğlu filandır ki, Allah ona dünyada ilim verdi de, oda onu paraya karşılık sattı. Tamah etti." İnsanların hepsi oradan ayrılıncaya kadar bu nida devam eder gider. Sonra da Allah ona dilediğini yapar. | Ramuz el e-hadis, 221. sayfa, 13. hadis |
| 9963 | Ulema, Allah'ın kulları üzerinde Peygamberlerin eminleridir. Siz onlardan çekinin ve onlara taarruz etmeyin. Onlar hükümet erkanı ile ihtilat etmedikçe ve dünyaya karışmadıkça (Deyleminin lafzında şu ibare vardır): Sultanla ihtilat eder ve dünyaya karışırlarsa o vakit Peygamberlere hiyanet etmiş sayılırlar, o zaman bunlaran sakının. | Ramuz el e-hadis, 222. sayfa, 16. hadis |