Arama Sonuçları as O

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/13258-as-O/2930

NoHadis MetniKaynak
14412

Adiyy ibn Hatim (R) şöyle demiştir: Ben Peygambere mı'râd(avın)dan sOrdum. Peygamber (S):

—  "Mı'râd sivri tarafıyla isabet ettiği zaman O avı ye. Enli tara­fıyla isabet ettiği ve öldürdüğü zaman, artık O av hayvanını yeme. Çünkü Okun enli tarafıyle vurulan hayvan vaktzedir (sOpa ile vurul­muş Olup, haramdır)" buyurdu.

Ben bu sefer:

—Yâ ROlOr:green'>asûlallah! Ben av köpeğimi Bismillah diyerek salıyOrum. Akabinde avın üzerinde Onun beraberinde üstüne Besmele çekmedi­ğim başka bir köpek buluyOrum ve O avı bu iki köpekten hangisinin yakaladığını bilemiyOrum? dedim.

ROlOr:green'>asûlullah:

—  "Sen O avı yeme! Çünkü sen ancak kendi köpeğin üzerine Bismillah dedin, diğer köpek üzerine Bismillah demedin!" buyurdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 8
14413

Enes ibn Mâlik (R) şöyle demiştir: Peygamber (S) bir keresînde yerde düşürülmüş bir hurmaya tesadüf etti de: "Şu hur­manın sadaka malından Olmadığını bileydim, muhakkak Onu yerdim" buyurdu.

Ve Hemmâm, Ebû Hureyre'den; O da Peygamberden söyledi ki, Peygamber (S): "Bâzı defa gece ailemin yanma yatmağa geldi­ğimde yatağımın üstüne düşmüş bir hurma bulurum, yemek üzere ağzıma götürürüm de, sOnra sadaka malı OlmOlOr:green'>asından kOrkarak elimden bırakırım. Onun sadaka hurmOlOr:green'>ası Olmadığını yakînen bilseydim mu­hakkak yerdim" buyurmuştur

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 9
14414

Abbâd ibnu Temîm'in amcOlOr:green'>ası Abdullah ibnu Zeyd el-Mâzinî şöyle demiştir: Bir kimsenin namaz kılarken gönlünde abdestinin bOzulduğu hakkında bir vesvese hisseder Olduğu Peygamber'e şikâyet tarzında arz Olundu da:

—  O zât namazı kesip bOzar mı? denildi. Peygamber (S):

—  "Hayır, bir ses işitmedikçe yâhud bir kOku duymadıkça na­mazı kesmez" diye cevâb verdi.

Ve Muhammed ibn Ebî Hafsa, ez-Zuhrî'den söyledi ki, O: Abdest al­mak ancak kOku duyduğun yâhud ses işittiğin hâllerde Olur, demiştir

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 10
14415

Âişe(R)'den (şöyle demiştir): Bir tOpluluk:

— Yâ ROlOr:green'>asûlallah! Bir kavim bize et getiriyOr. Onların bu hay­vanları keserken üzerlerine Allah ismini söyleyip söylemediklerini bi­lemiyOruz? dediler. ROlOr:green'>asûlullah (S):- "Bu et üzerine sizler Bismillah deyin ve Onu yiyin" buyurdu

 
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 11
14418

Ebu'l-Minhâl şöyle dedi: Ben sarraflıkta ticâret yapar­dım. Zeyd ibn Erkam'a sOrdum. O: Peygamber (S) şöyle buyurdu... dedi.

H îbn Cureyc şöyle dedi:Bana Amr ibnu Dînâr ile Âmir ibnu Mıs'ab haber verdiler. Bu ikisi Ebu'l-Minhâl'den şöyle derken işitmişlerdir: Ben el-Berâ ibn Âzib'e ve Zeyd ibn Erkam'a sarraflıktan sOrdum. İkisi de şöyle dediler:Biz ROlOr:green'>asûlullah zamanında iki tacir idik. ROlOr:green'>asûlullah'a sarraflıktan sOrduk. ROlOr:green'>asûlullah (S): "(Bir mecliste) bir elden bir ele verilir alınırsa be's yOktur. Eğer va'de ile Olursa sahîh Olmaz" buyurdu.

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 14
14419

Bize İbnu Cureyc haber verip şöyle dedi: Bana Atâ ibn Ebî Rebâh Ubeyd ibnu Umeyr'den şöyle haber verdi: Ebû Mûsâ el-Eş'ârî, Umer ibnu'l-Hattâb'ın yanına girmek için izin istedi de Ona izin verilmedi. Ve Umer O sırada meşgûliyetli Olsa gerekti. Bunun üze­rine Ebû Mûsâ geri döndü. Umer meşguliyetten kurtulunca (Ebû Mûsâ'yı kOlOr:green'>asdederek):

— Ben Abdullah ibn Kays'ın sesini işitmedim mi? Ona izin veri­niz de gelsin, demiş.

Fakat:

—  Ebû Mûsâ gitti, denilmiş.

Umer Ebû Musa'yı çağırtıp dönüşünün sebebim sOrunca, O:

—  Biz bununla (yânı izin verilmeyen, kapıdan dönmekle) emrOlunuyOrduk, dedi.

Bunun üzerine Umer:

— ROlOr:green'>asûlullah'ın böyle emrettiğine dâir beyyine getireceksin! dedi. Bunun üzerine Ebû Mûsâ, Ensâr meclisine gitti de, Onlardan bu emri bileni istedi. Ensâr:

— Bu mes'ele üzerine sana büyüklerimizin şâhidliğine ihtiyâç yOk; bunu en küçüğümüz (meselâ) Ebû Saîd Hudrî (bile bilir) muhakkak şehâdet eder, dediler.

Akabinde Ebû Mûsâ, Ebû Saîd Hudrî'yi Umer'e götürdü (O da Peygamber'in emrini anlattı). Umer:

— ROlOr:green'>asûlullah'ın emrinden bu geri dönme mes'elesi-bana kapalı mı kaldı? (Öyle ya) çarşılara, pazarlara çıkıp alışveriş etmek beni alı­kOymuş, rneşgûl etmiştir, dedi

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 15
14421

Âişe (R) şöyle demiştir: Peygamber (S) şöyle buyurdu:

"Kadın, evinin yiyeceğinden, evinin geçimini bOzucu Olmayarak ik­ram ve infâk yaptığında, bu ikram ve infâkı sebebiyle kadın için bir ecr vardır. Bu malı kazanmOlOr:green'>ası sebebiyle kOcOlOr:green'>asına, (bunu muhafaza etmesi sebebiyle) bekçisine de bir O kadar sevâb vardır. Bunların bâ­zısının sevabı, öbürlerinin sevabından hiçbirşey eksiltmez

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 17
14422

Ebû Hureyre (R) şöyle demiştir: Peygamber (S): "Ka­dın, kOcOlOr:green'>asının kazancından, kOcOlOr:green'>asının emri Olmaksızın infâk ettiği za­man, kOcOlOr:green'>ası için de yarı ücret vardır" buyurdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 18
14423

Enes ibn Mâlik (R) şöyle demiştir: Beri ROlOr:green'>asûlullah(S)'tan işittim, şöyle buyuruyOrdu: "Kim rızkının kendisine genişletilmesi yâhud ömrünün bakıyyesi kendisine uzatılmOlOr:green'>ası kendini sevindirirse, O kimse hısımlarıyle ilgilensin (yânı Onlara iyiliği, ihsanı ekleyip dursun)"

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 19
14427

Âişe (R) şöyle demiştir: ROlOr:green'>asûlullah'ın sahâbîleri kendi işlerinin işçileri idiler (Bizzat çalışırlar, terlerler, namaza gelirlerdi). Bu sebeble vücûdlarında ağır kOkular Olur idi. (ROlOr:green'>asûlullah tarafın­dan) kendilerine "Keşki yıkansaydınız!" denilirdi.

Bu hadîsi Hemmâm, Hişâm'dan; O da babOlOr:green'>ası Urve'den; O da Âişe'den rivayet etmiştir

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 23