Arama Sonuçları der O

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/1508-der-O/1880

NoHadis MetniKaynak
14471

Adiyy ibn Hatim (R) şöyle demiştir: Ben:

—  Yâ Rasûlallah! Biz av yapma öğretilmiş Olan köpeklerimizi av üzerine gönOlOr:green'>deririz? dedim.

Rasûlullah (S):

—  "Onların senin için tuttukları avı ye!" buyurdu. Ben:

—  Bu köpekler tuttukları avı öldürürlerse? dedim. Rasûlullah:

—  "Öldürseler de yine ye (çünkü öldürme avın tezkiyesidir) buyurdu.

—  Biz ava mi'râd atıyOruz? dedim. Rasûlullah:

—  "Delip yaraladığı avı ye! Enli tarafıyle dOkunup öldürdüğü avı yeme!" buyurdu

Buhari - KITABU'Z-ZEBAIH VE'Ş-SAYD - 3
14472

Ebû Sa'lebe el-Huşenî (R) şöyle demiştir: Ben:

— Yâ Nebiyye'llâh! Biz kitâb ehli bir kavmin diyarında (Şam'­da) bulunuyOruz. Biz müslümânlar bunların kaplarını kullanıp içle­rinde yemek yiyebilir miyiz? Yine ben bir av sahasında bulunuyOrum, yayımla, Okumla öğretilmemiş köpeğimle, öğretilmiş köpeğimle av yapabilir miyim? Benim için iyi ve dOğru Olan nedir? diye sOrdum.

Allah'ın Peygamberi (S) şöyle cevâb verdi:

—  "Kitâb ehli kaplarına âid zikrettiğin sOrunun cevâbı şöyledir: Eğer siz kitâb ehli kaplarından başka yemek kapları bulursanız, On­ların kaplarından yemeyiniz! Eğer Onların kaplarından başka bula­mazsanız, kitâb ehlinin kaplarını yıkayıp, Onların içinde yiyiniz. (Av mes'elesine gelince:) Yayınla, Okunla Allah adını anarak avlarsan, Onu ye! Allah adını zikreOlOr:green'>derek öğretilmiş köpeğinle avladığın avın etini de ye! Öğretilmemiş köpeğinle avladığında avı (diri iken) yeti­şip bOğazlarsan, Onu da ye!"

 
Buhari - KITABU'Z-ZEBAIH VE'Ş-SAYD - 4
14474

Müminlerin emîri Ebû Hafs Ömer b. Hattâb b. Nüfeyl b. Abdüluzzâ b. Riyâh
b. Abdullah b. Kurt b. Rezâh b. Adî b. Ka’b b. Lüey b. Gâlib el-Kureşî el-Adevî,
Resûlullah’ın şöyle dediğini işittiğini nakletmiştir:
Ameller niyetlere göredir. Herkes sadece niyetinin karşılığını alır. Kim Allah’a
ve Resûlü’ne hicret eOlOr:green'>derse O, (gerçekten) Allah’a ve Resûlü’ne hicret etmiş
Olur. Kim de erişeceği bir dünyalık veya evleneceği bir kadından dOlayı hicret
eOlOr:green'>derse hicreti, hicretine sebep Olan şeyedir.

B1 Buhârî, Bed’ü’l-vahy, 1; M4927 Müslim, İmâre, 155
14475

Ümmü Abdullah künyesi ile anılan mü’minlerin annesi Hz. Âişe’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurmuştur: Bir Ordu harp etmek için Kâbe’ye yürüyecek; sahraya geldiklerinde ise Ordudakilerin hepsi yerin dibine geçirilecek. Âişe OlOr:green'>der ki: “Ey Allah’ın Resûlü, neden hepsi yerin dibine geçirilsin ki? İçlerinde, ticaret için yOla çıkanlar Olduğu gibi Onlardan Olmadığı hâlde yOllarda Orduya katılanlar da vardır, dedim. Resûlullah : Hepsi birden yerin dibine geçirilirler ve kıyamet günü niyetlerine göre haşrOlunurlar.” buyurdu.

B2118 Buhârî, Büyû’, 49; M7244 Müslim, Fiten, 8
14476

Hz. Âişe’den (ra) rivayet edildiğine göre Peygamber şöyle buyurmuştur:
Mekke’nin fethinden sOnra, artık (Medine’ye) hicret etmek yOktur. Yalnız cihad
etmek ve cihad niyetinde bulunmak vardır. Cihada çağrıldığınız zaman OlOr:green'>derhal
(Orduya) katılın.1
(M4831 Müslim, İmâre, 86; B2783 Buhârî, Cihâd, 1)

M4831 Müslim, İmâre, 86; B2783 Buhârî, Cihâd, 1
14483

Ebû Hüreyre’den (ra) rivayet edildiğine göre
Resûlullah şöyle buyurmuştur:
Kişinin (camide) cemaatle kıldığı namaz, evinde veya dükkanında kıldığı
namazdan yirmi küsur kat üstündür. Şayet bir kimse güzelce abdest alır,
sırf namaz kılmak maksadıyla camiye gelirse, camiye girinceye kadar attığı
her adımla Onun OlOr:green'>derecesi yükselir ve günahı bağışlanır. Camiye girince de
namaz için Oturduğu müddetçe sanki namazdaymış gibi sayılır. Namazı
kıldığı yerde kaldıkça kimseye sıkıntı vermediği ve abdesti bOzulmadığı
(yahut günah işlemediği) takdirde, melekler Onun için şöyle dua eOlOr:green'>der:
“Allah’ım, sen bu kişiye rahmet et. Allah’ım, Onu bağışla. Allah’ım, Onun
tövbesini kabul et.”
 

(M1506 Müslim, Mesâcid, 272; B477 Buhârî, Salât, 87)