Arama Sonuçları da O

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/28897-da-O/4370

NoHadis MetniKaynak
14444

Abdullah ibn Ebî Evfâ(R)'OlOr:green'>dan (şöyle demiştir): Bir aOlOr:green'>dam çarşıOlOr:green'>da satış esnasınOlOr:green'>da müslümânlarOlOr:green'>dan bir kimseyi satılık mal hakkınOlOr:green'>da satın almaya ikna etmek için "Bu malın bedeline, müşteri­nin vermediği bir bedel verdiğini" Allah'a yemîn ederek, malına re­vâc vermişti. Bu vak'a üzerine şu âyet indi: "Hakikat Allah'a Olan ahidlerine ve yeminlerine bedel az bir bahâyı satın alanlar; işte Onlar için âhirette hiçbir nasîb yOktur. Allah kıyamet günü Onlarla kOnuş­maz» Onlara bakmaz» Onları temize çıkarmaz. Onlar için pek acıtıcı bir azâb vardır" (Âli imrân: 77)

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 40
14445

İbn Şihâb dedi ki: Bana Hüseyin'in Oğlu Alî haber ver­di ki, kendisine Alî'nin Oğlu Hüseyin şöyle haber vermiştir: Alî aleyhi's-selâm şöyle demiştir: Bedir gazasınOlOr:green'>da ganîmetten payıma düşen bir devem vardı. Peygamber de ganimet malının beşte birinden bana bir deve vermiş idi. Rasûlullah'ın kızı Fâtıma aleyhi'sselâm ile evlenmek istediğim zaman Kaynukaa' Yahûdîleri'nden kuyumcu bir aOlOr:green'>damla, benimle beraber gidip ızhır Otu getirmek üzere va'dleştim. Getirdiği­miz ızhır Otunu kuyumculara satmayı ve bunun bedeliyle evlenme zi­yafetinin masrafı hususunOlOr:green'>da yardım istemeyi düşündüm.

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 41
14446

îbn Abbâs(R)'tan (şöyle demiştir): Rasûlullah (S) şöy­le hitâb buyurdu: "Şübhesiz Mekke'yi Allah haram kılmıştır. Mek­ke benden evvel hiçbir kimse için halâl Olmadı, benden sOnra OlOr:green'>da hiçbir kimse için halâl Olmayacaktır, O ancak bir günün bir saatinde benim için halâl Olmuştur. Mekke'nin Otu kOparılmaz, ağacı kesilmez, av hayvanı ürkütülmez, Mekke'nin yitiği yerden alınmaz, ancak sahibini arayıcı alabilir".

Abdulmuttalib'in Oğlu Abbâs: Kuyumcularımız ve evlerimizin tavanları için ızhır müstesna Olsun, dedi. Bunun üzerine Rasûlullah: "Izhır müstesna" buyurdu.

İkrime: Av hayvanı ürkütülmez nedir bilir misin? O, hayvanı göl­geden uzaklaştırman ve yerine kOnmandır, dedi.

Abdulvahhâb, Hâlid'den: Kuyumcularımız ve kabirlerimiz için, diye söylemiştir

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 42
14447

Habbâb ibn Eret (R) şöyle demiştir: Ben Câhiliyet dev­rinde bir kılıç yapıcı kimse idim. Benim Âs ibn Vâil üzerinde bir ala­cağım vardı. Bir gün alacağımı tahsil etmek üzere Ona geldim. O bana:

— Sen Muhammed'e küfretmedikçe sana bOrcumu vermem, dedi. Ben de:

— Allah senin canını alıp sOnra sen diriltilmedikçe ben Muham­med'e küfretmem, dedim.

Bu defa O:

— Öyle ise ben ölünceye, sOnra diriltilinceye, (âhiretle) bana mal ve Oğul, kız verilinceye kaOlOr:green'>dar sen beni bırak OlOr:green'>da, sana bOrcumu OraOlOr:green'>da vereyim, dedi.

Bunu müteâkib şu âyetler indi: "(Şu) âyetlerimizi inkâr eden ve 'Bana elbette mal ve evlâd verilecektir diyen aOlOr:green'>damı gördün mü? O gayba mı vâkıf, yOksa Rahman Olan Allah nezdinde bir ahid mi edin­miş? - Hayır, Öyle değil. Biz Onun söyleyegeldiği sözü yazar, azabını OlOr:green'>da uzattıkça uzatırız. Onun söyler Olduğuna biz mîrâsçı Olacağız ve O bize tek başına gelecektir" (Meryem: 77-80)

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 43
14448

Enes ibn Mâlik (R) şöyle diyOrdu: Bir terzi yapmış Ol­duğu bir yemeğe Rasûlullah'ı OlOr:green'>da'vet etti. Enes ibn Mâlik dedi ki: Ben de Rasûlullah'ın beraberinde bu yemeğe gittim. Terzi Rasûlullah'a bir mikdâr ekmek, bir mikdâr çOrba yaklaştırdı. ÇOrbanın içinde ka­bak ve kuru et parçaları vardı. Yemek yerken Peygamber'i gördüm ki, yemek çanağının etrafınOlOr:green'>dan kabak araştırıyOrdu. Yine Enes: Ar­tık O günden i'tibâren ben kabağı sevmekten bir an ayrılmadım, dedi

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 44
14449

Ebû Hazım dedi ki: Ben Sehl ibn Sa'd(R)'OlOr:green'>dan işittim, şöyle dedi: Bir kadın Rasûlullah'a bir bürde getirdi. Sehl, yanınOlOr:green'>daki­lere hitaben:

— Bürde nedir bilir misiniz? diye sOrdu.    

Onlar tarafınOlOr:green'>dan:

— Şemle'dir, ihrâm'dır, diye cevâb verildi.

 Sehl dedi ki:

—  Evet, O henüz dOkunmuş (yeni tezgâhtan çıkmış) ve kenarı bile kesilmemiş bir kumaştı. Kadın: Yâ Rasûlullah! Bu bürdeyi ken­di elimle dOkudum, Onu sana giydireceğim, dedi. Peygamber bürde­yi, Ona bir ihtiyaclı Olarak aldı. SOnra Peygamber bu bürdeyi izâr yapıp giymiş Olduğu hâlde bizim yanımıza çıktı. TOpluluktan bir kim­se: Ya Rasûlallah, Onu bana giydir, dedi. Rasûlullah: Peki, diyerek mecliste Oturdu. SOnra hücresine döndü ve O bürdeyi çıkarıp dürdükten sOnra' istemiş Olan zâta yOlladı. Bunun üzerine mecliste bulunan ce­mâat O isteyen kimseye: Sen bu işi güzel yapmadın. Peygamber'in hiçbir isteyeni geri çevirmeyeceğini kat'î bildiğin hâlde, O'nOlOr:green'>dan bu bür­deyi istedin, diye serzeniş ettiler. O zât OlOr:green'>da: Vallahi ben Onu başka sebebden değil, ancak öleceğim günde benim kefenim Olması için is­tedim, dedi.

Sehl ibn Sa'd:

—  Hakîkaten bu bürde O zâtın kefeni Oldu, demiştir

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 45
14450

Ebû Hazım şöyle dedi: Bir takım aOlOr:green'>damlar Sehl ibn Sa'd'e gelip Ona Peygamber'in minberini sOruyOrlardı. Sehl (R) şöyle dedi: Rasûlullah (S) fulanca kadına - Sehl O kadının ismini söylemiştir- şöyle haber gönderdi: "MarangOz Olan kölene emret de benim için insan­lara hitâb ettiğim zaman üzerine Oturabileceğim tahtaOlOr:green'>dan bir yer yapsın' buyurdu. Bunun üzerine kadın, O kölesine emretti. Köle de Gâbe Ormanlığının ılgın ağacınOlOr:green'>dan Onu yapıyOrdu. SOnra bu tahta­ları kadına getirdi. Kadın OlOr:green'>da bunları Rasûlullah'a yOlladı. Rasûlul­lah Onların kurulmasını emretti de bunlar yerine kOnuldu. Müteakiben de Rasûlullah (va'z ve hutbe için) minber üzerine Oturdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 46
14451

Câbir ibn Abdullah(R)'tan (şöyle demiştir): Ensâr'OlOr:green'>dan bir kadın Rasûlullah'a:

— Yâ Rasûlullah! Benim marangOz bir kölem vardır; senin için üzerine Oturacağın bir şey yaptırayım mı? dedi.

Rasûlullah:

—  "İstersen yaptır" buyurdu,

Râvî dedi ki: Bunun akabinde kadın, Rasûlullah için O minberi yaptırdı. Nihayet cuma günü Olunca Peygamber( S) yerine kOnulan O minber üzerine Oturdu. Akabinde OlOr:green'>daha önce yanınOlOr:green'>da hutbe yapar Olduğu hurma kütüğü sayha çıkardı, hattâ kendi kendine yarılacaktı. Peygamber minberden indi, Onu eliyle tuttu ve Onu kucakladı. O sıraOlOr:green'>da kütük susturulmakta Olan çOcuk gibi hafîf hafîf inliyOrdu. Ni­hayet kararlaşıp sustuktan sOnra Rasûlullah:

— "O, yanınOlOr:green'>da edildiğini işitmekte Olduğu Zikru'llah için ağladı" buyurdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 47
14453

Abdullah ibn Abbâs (R) şöyle haber vermiştir: Rasû­lullah (S) ölmüş bir kOyunun yanınOlOr:green'>dan geçti de:

—  "Bunun derisiyle fayOlOr:green'>dalansaydiniz ya!" buyurdu. Sahâbîler:

—  Bu kOyun kendiliğinden ölmüştür, dediler. Rasûlullah:

—  "Ölü hayvanın ancak etini yemek haram Oldu" buyurdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 164
14454

Ebû Hureyre (R) şöyle diyOrdu: Rasûlullah (S) şöyle buyurdu: "Nefsim elinde Olan Allah'a yemîn ederim ki, muhakkak Meryem'in Oğlu îsâ'nın sizin içinize âdil bir hakem Olarak inmesi, Hırıstiyanlar'in O haçını kırması, dOmuzu öldürmesi, cizye vergisini indirmesi, malın hiçbir kişinin kabul etmiyeceği kaOlOr:green'>dar çOğalıp taş­ması vâki' Olacaktır"

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 165