Arama Sonuçları da O

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/28897-da-O/4360

NoHadis MetniKaynak
14433

Huzeyfe (R) şöyle demiştir: Peygamber (S) şöyle bu­yurdu: "Sizden evvelki milletlerden müsamahalı bir kişinin ruhunu melekler karşıladılar ve:

— (DünyâOlOr:green'>da iken) hayır nev'inden birşey işledin mi? diye sOr­dular.

Bu kişi:

—  Ben hizmetçilerime: (BOrçlu Olan) fakire mühlet veriniz ve müsamaha ediniz, diye emreder idim, dedim.

Bunun üzerine melekler de Ona müsamaha eylediler" buyurdu

Ve Ebû Mâlik, Rıb'î'den rivayetinde: "Ben zengine karşı kOlay­laştırır, fakire de mühlet verirdim' tarzınOlOr:green'>da söylemiştir

Bu hadîsi Abdulmelik'ten; O OlOr:green'>da Rıb'î'den rivayet etmekte Ebû Mâlik'e Şu'be ibnu'l-Haccâc mutâbaat etmiştir

Ve Ebû Avâne, Abdulmelik'ten; O OlOr:green'>da Rıb'î'den rivayetinde: "Ben (bOrçlu Olan) zengine mühlet verir, fakirden de vazgeçerdim" şeklin­de söyledi

Ve Nuaym ibnu Ebî Hind, Rıb'î'den rivayetinde: "Ben zengin­den kabul eder, fakirden de müsamaha ederdim" şeklinde söylemiş­tir

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 29
14434

Ebû Hureyre(R)'den; Peygamber (S) şöyle buyurdu: "Bir tacir vardı. İnsanlara bOrç verir dururdu. BOrçluyu fakır gör­düğü zaman hizmetçilerine hitaben: Buna müsamaha gösteriniz; Al­lah'ın OlOr:green'>da bizlere müsamaha etmesi ümid edilir, derdi. îşte bu huyunOlOr:green'>dan dOlayı Allah O taciri müsamaha ve affeylemiştir"

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 30
14435

Hakîm ibn Hızâm (R) şöyle demiştir: Rasûlullah (S) şöyle buyurdu: "Alışveriş eden iki kişi (yânî satıcı ile satın alıcı) bir­birlerinden ayrılmadıkları müddetçe -yâhud: Ayrılıncaya kaOlOr:green'>dar, dedi-muhayyerliğe sâhibdirler. BunlarOlOr:green'>dan herbiri dürüst ve dOğru söyler ve (mala, semene âid hususları) birbirlerine beyân ederlerse, bu alış­verişlerinde kendilerine bereket ihsan Olunur. Eğer iki taraf (mal ve bedelin ayıbını) gizlerler ve yalan söylerlerse, bu alışverişlerinin be­reketi giderilir"

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 31
14436

Ebû Saîd (R) şöyle demiştir: Bize çeşitli nevi'lerden ka­rışık Olan hurma yığınınOlOr:green'>dan rızk verilirdi. Biz de Onun iki sâ'ını bir sâ' hurmaya satardık. Peygamber (S) bize- "İki sâ' hurmayı bir sâ'a; iki dirhemi de bir dirheme satmayınız" buyurdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 32
14437

Ebû Mes'ûd el-Ensârî (R) şöyle demiştir: Ensâr'OlOr:green'>dan Ebû Şuayb diye künyelenen bir aOlOr:green'>dam geldi ve kasâb Olan bir kölesine: Bana beş kişiye yetecek bir yemek yap. Çünkü ben Peygamber'i beş kişinin beşincisi Olarak OlOr:green'>da'vet etmek istiyOrum. Zira ben Peygamber'in yüzünde açlığı tanıdım, dedi. Nihayet O zât Onları OlOr:green'>da'vet etti. OlOr:green'>da'vetli Olan tOplulukla beraber bir aOlOr:green'>dam OlOr:green'>da geldi. Ebû Şuayb'ın evine vardığınOlOr:green'>da Peygamber (S): "Şu zât bize tâbi' Olup gelmiştir. Ona izin vermek istersen izin ver (girsin); gen dönmesini istersen geri dönsün!" buyurdu. Ebû Şuayb: Hayır (geri dönmeyecek), fakat ben Ona izin verdim, dedi

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 33
14438

Hakîm ibn Hızâm(R)'OlOr:green'>dan: Peygamber (S) şöyle buyur­du: "Satıcı ile satın alıcı birbirlerinden ayrılmadıkları müddetçe - yâhud şöyle dedi: Ayrılıncaya kaOlOr:green'>dar - muhayyerliktedirler. BunlarOlOr:green'>dan herbiri dOğru söyleyip (metâ'a ve bedele âid hususları) birbirine be­yân ederlerse, bu alışverişlerinde kendilerine bereket ihsan Olunur.

Eğer iki taraf (mal ve semenin ayıbını) gizler de yalan söylerlerse, alış­verişlerin bereketi giderilir"

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 34
14439

Ebû Hureyre(R)'den: Peygamber (S) şöyle buyurdu: "Muhakkak insanlara Öyle bir zaman gelecek ki, O vakit kişi eline geçirdiği malı halâlOlOr:green'>dan mı, yOksa haramOlOr:green'>dan mı kazandığını düşünmeye­cektir"

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 35
14440

Âişe (R) şöyle demiştir: el-Bakara Sûresi'nin sOnunOlOr:green'>daki ribâ âyetleri indiği zaman Peygamber (S) bu âyetleri mescidde sahâbîlere karşı Okuyup tebliğ etti, sOnra OlOr:green'>da şarâb hususunOlOr:green'>da ticâre­ti haram kıldı

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 36
14441

Semure ibnu Cundeb (R) şöyle demiştir: Peygamber (S) şöyle buyurdu: "Ben bu gece ru'yâmOlOr:green'>da iki kişi gördüm; Onlar bana geldiler, müteakiben Onlar beni düz bir yere çıkardılar. Birlikte yürüdük, nihayet kanOlOr:green'>dan bir nehir üzerine geldik. O nehir içinde dikelmiş bir aOlOr:green'>dam vardı. Nehrin kıyısınOlOr:green'>da OlOr:green'>da bir aOlOr:green'>dam vardı. Önünde bir takım taşlar vardı. Nehirdeki aOlOr:green'>dam yüzerek sahile dOğru gelip çıkmak isteyince, sahildeki aOlOr:green'>dam Onun çenesine bir taş atıyOr, nehirdekini eski yerine döndürüyOrdu. Çıkmak için sahile dOğru gelmeye her teşeb­büs ettikçe, sahildeki hemen Onun çenesine bir taş fırlatıyOr, O OlOr:green'>da es­ki yerine dönüyOrdu. Ben O iki meleğe:

— Bu nedir? dedim.

Meleklerden biri: . 

O nehirde gördüğün kimse ribâ yiyendir, dedi"

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 37
14442

Ebû Cuhayfe'nin Oğlu Avn şöyle demiştir: Babam Ebû Cuhayfe'yi gördüm ki, O kan alıcı bir köle satın almıştı. SOnra Ebû Cuhayfe bu köleye emretti de, Onun kan alma âletleri kırıldı. Ben babamOlOr:green'>dan bu kırmayı sOrdum. O şöyle cevâb verdi: Peygamber (S) kö­pek bedelinden, kan alma ücretinden nehyetti. Döğün yapıcılıktan, döğünlenmekten, ribâ yiyiciliğinden ve ribâ yediricilikten de nehyet­ti. Suret yapıcı musavvire de la'net eyledi.

"Allah ribânın bereketini tamamen giderir, saOlOr:green'>dakaları ise artırır. Allah (haramı halâl tanımakta ısrar eden) çOk kâfir, çOk günahkâr hiçbir kimseyi sevmez" (ei-Bakara: 276).

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 38