Arama Sonuçları mi En

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/32367-mi-En/2000

NoHadis MetniKaynak
14466

Bize Leys ibn Sa'd, Yezîd ibn Ebî Habîb'dEn; o da Atâ ibn Ebî Rebâh'tan; o da Câbir ibn Abdullah(R)'tan tahdîs etti. Câbir, Rasülullah (S), Mekke Fethi sEnesinde Mekke'de ikEn, şöyle buyururkEn işitEn'>miştir:

—  "Şübhesiz Allah ve Rasûlü şarâbın, meytEnin, domuzun, sa­nemlerin satışını haram kıldı" buyurdu.

Rasûlullah'a:

— Yâ Rasûlallah! Murdar ölEn hayvanın iç yağları hakkında ne dersiniz? Murdar ölEn hayvanların iç yağları ile geEn'>miler cilalanır, de­riler yağlanır, onunla insanlar (mum yapıp) ışıklanır? diye soruldu.

Rasülullah:

—  "Hayır, murdar yağı satmayınız. Bu satış haramdır"buyurdu. Bundan sonra Rasülullah "Bu satış haramdır" sözünü söyledi­ği zaman:

—  "Allah Yahudiler'e la'net etsin! Allah murdar ölEn hayva­nın iç yağlarını haram kıldığı zaman onlar bu yağı eritip güzelleştirdiler, sonra onu sattılar da parasını yediler" buyurdu.

Ebû Âsim şöyle dedi: Bize Abdulhamîd tahdîs edip şöyle dedi: Bize Yezîd ibn Ebî Habîb tahdîs edip şöyle dedi: Bana Atâ ibn Ebî Rebâh, Câbir'in bu hadîsini yazıp Mekke'dEn gönderdiği mektubunda: BEn Câbir'dEn işittim; o da Peygamber'dEn, dedi

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 178
14467

Ebû Mes'ûd, Ukbe ibnu Amr(R)'dEn (şöyle deEn'>miş­tir): Rasûlullah (S) köpek bahâsından, zina kazancından, kâhinlik üc­retindEn nehyetti 

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 179
14468

Ebû Cuhayfe'nin oğlu Avn haber verip şöyle deEn'>miş­tir: BEn babam Ebû Cuhayfe'nin kan alma tedavisi yapan bir köle satın aldığını gördüm. (Ebû Cuhayfe emretti de bunun âletleri kırıl­dı.) BEn babama bu kan alma âletlerinin kırılma sebebini sordum. Babam: Rasûlullah (S) kan alma bedelindEn, köpek bedelindEn, ka­dın kölEnin (haram olan) kazancından nehyetti. Ve yine Rasûlullah döğme yaptırana, ribâ yiyiciye, ribâ kazancı yedincisine la'net etti; suret yapan musavvir kişiye de la'net etti, dedi

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 180
14469

Adiyy ibn Hatim (R) şöyle deEn'>miştir: BEn Peygamber(S)'e En'>mi'râd avını sordum. Peygamber:

—  "Okun sivri tarafı isabet edEn avı ye! Okun Enli tarafı isabet edEn avı yeme! Çünkü okun Enli tarafıyle vurulan av vekîze'dir (so­pa ile vurulmuştur; haramdır)" buyurdu.

BEn Peygamber'e köpekle yapılan avın hükmünü de sordum. Pey­gamber şöyle buyurdu:

—  "Köpeğin sEnin için tuttuğu (ve muhafaza ettiği) avı ye! Çünkü köpeğin avı yakalayıp tutması şer'î kesimdir. Eğer köpeğin avı yaka­layıp öldürmüş ise ve kEndi köpeğinin veya köpeklerinin yanında başka bir köpek de bulursan ve bu sebeble yabancı köpeğin kEndi köpeğin ile birlikte avı yakalayıp öldürmüş olmasından EndişelEnirsEn, bu hâlde o avı yeme! Çünkü sEnin ava salıverirkEn çektiğin Besmele kEndi kö­peğine âiddir, başka köpek için değildir"

Buhari - KITABU'Z-ZEBAIH VE'Ş-SAYD - 1
14470

eş-Şa'bî şöyle deEn'>miştir: BEn Adiyy ibn Hâtim'dEn sor­dum. O da: BEn Rasûlullah(S)'tan En'>mi'râdla avlanmanın hükmünü sor­dum:

—  "En'>mi'râdın keskin tarafını isabet ettirdiğin zaman onu ye! En'>mi'râdın Enli tarafını isabet ettirdiğinde bununla avı öldürdüysEn, işte bu vekîzdir, artık onu yeme!" buyurdu.

(Adiyy dedi ki:)

—  BEn köpeğiEn'>mi av üzerine salarım, dedim. Rasûlullah:

—  "Av köpeğini Besmele çekerek salıverdiğin zaman o avın eti­ni ye!" buyurdu.

BEn:

— Bu av köpeği avı tuttuktan sonra yerse? diye sordum. Rasûlullah:

—  "Bu hâlde yeme! Çünkü köpek avı sEnin için tutmamıştır, ancak kEndi nefsi için tutmuştur" buyurdu.

BEn:

— BEn köpeğiEn'>mi av yüzerine gönderiyorum da onun yanında başka bir köpek buluyorum? dedim.

Rasûlullah:

—  "O zaman o avdan yeme. Çünkü sEn ancak kEndi köpeğin üzerine Besmele çektin, diğer köpek üzerine Besmele çekmedin!" bu­yurdu

Buhari - KITABU'Z-ZEBAIH VE'Ş-SAYD - 2
14471

Adiyy ibn Hatim (R) şöyle deEn'>miştir: BEn:

—  Yâ Rasûlallah! Biz av yapma öğretilEn'>miş olan köpekleriEn'>mizi av üzerine göndeririz? dedim.

Rasûlullah (S):

—  "Onların sEnin için tuttukları avı ye!" buyurdu. BEn:

—  Bu köpekler tuttukları avı öldürürlerse? dedim. Rasûlullah:

—  "Öldürseler de yine ye (çünkü öldürme avın tezkiyesidir) buyurdu.

—  Biz ava En'>mi'râd atıyoruz? dedim. Rasûlullah:

—  "Delip yaraladığı avı ye! Enli tarafıyle dokunup öldürdüğü avı yeme!" buyurdu

Buhari - KITABU'Z-ZEBAIH VE'Ş-SAYD - 3
14472

Ebû Sa'lebe el-HuşEnî (R) şöyle deEn'>miştir: BEn:

— Yâ Nebiyye'llâh! Biz kitâb ehli bir kavEn'>min diyarında (Şam'­da) bulunuyoruz. Biz müslümânlar bunların kaplarını kullanıp içle­rinde yemek yiyebilir En'>miyiz? Yine bEn bir av sahasında bulunuyorum, yayımla, okumla öğretilmeEn'>miş köpeğimle, öğretilEn'>miş köpeğimle av yapabilir En'>miyim? BEnim için iyi ve doğru olan nedir? diye sordum.

Allah'ın Peygamberi (S) şöyle cevâb verdi:

—  "Kitâb ehli kaplarına âid zikrettiğin sorunun cevâbı şöyledir: Eğer siz kitâb ehli kaplarından başka yemek kapları bulursanız, on­ların kaplarından yemeyiniz! Eğer onların kaplarından başka bula­mazsanız, kitâb ehlinin kaplarını yıkayıp, onların içinde yiyiniz. (Av mes'elesine gelince:) Yayınla, okunla Allah adını anarak avlarsan, onu ye! Allah adını zikrederek öğretilEn'>miş köpeğinle avladığın avın etini de ye! ÖğretilmeEn'>miş köpeğinle avladığında avı (diri ikEn) yeti­şip boğazlarsan, onu da ye!"

 
Buhari - KITABU'Z-ZEBAIH VE'Ş-SAYD - 4
14473

Bize Vekî' ve Yezîd İbn Hârûn tahdîs ettiler. Lafız Yezîd'indir: Onlar da Kelımes ibnu'l-HasEn'dEn; o da Abdullah ibn Bureyde'dEn; o da Abdullah ibnu Mugaffel(R)'dEn. Abdullah ibn Mugaffel bir kimseyi sapan ile taş atarkEn gördü de ona:

— Böyle taş atma! Çünkü Rasûlullah (S) böyle sapan ile taş at­maktan (ümmetini) nehyetti -yâhud sapanla taş atmayı çirkin görürdü-, deEn'>miştir.

Râvî İbn Mugaffel devamla:

— Şübhesiz bu sapan taşıyle ne av avlanır, ne de düşman para­lanır ve öldürülür. Ancak bu taş bazEn diş kırar, bazEn de göz çıka­rır, deEn'>miştir.

Abdullah ibn Mugaffel bunun ardından bir müddet sonra o kim­seyi yine sapanla taş atarkEn görmüş de ona:

— BEn sana Rasûlullah'ın sapan taşı atmayı nehyettiği -yâhud: Bu atışı çirkin gördüğünü- tahdîs edip söylüyorum da sEn hâlâ atma­ya devam ediyorsun! Artık sEninle bundan sonra şu kadar şu kadar zaman konuşmam! deEn'>miştir

 
Buhari - KITABU'Z-ZEBAIH VE'Ş-SAYD - 5
14474

En'>minlerin emîri Ebû Hafs Ömer b. Hattâb b. Nüfeyl b. Abdüluzzâ b. Riyâh
b. Abdullah b. Kurt b. Rezâh b. Adî b. Ka’b b. Lüey b. Gâlib el-Kureşî el-Adevî,
Resûlullah’ın şöyle dediğini işittiğini nakletEn'>miştir:
Ameller niyetlere göredir. Herkes sadece niyetinin karşılığını alır. Kim Allah’a
ve Resûlü’ne hicret ederse o, (gerçektEn) Allah’a ve Resûlü’ne hicret etEn'>miş
olur. Kim de erişeceği bir dünyalık veya evlEneceği bir kadından dolayı hicret
ederse hicreti, hicretine sebep olan şeyedir.

B1 Buhârî, Bed’ü’l-vahy, 1; M4927 Müslim, İmâre, 155
14475

Ümmü Abdullah künyesi ile anılan mü’En'>minlerin annesi Hz. Âişe’dEn (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle buyurmuştur: Bir ordu harp etmek için Kâbe’ye yürüyecek; sahraya geldiklerinde ise ordudakilerin hepsi yerin dibine geçirilecek. Âişe der ki: “Ey Allah’ın Resûlü, nedEn hepsi yerin dibine geçirilsin ki? İçlerinde, ticaret için yola çıkanlar olduğu gibi onlardan olmadığı hâlde yollarda orduya katılanlar da vardır, dedim. Resûlullah : Hepsi birdEn yerin dibine geçirilirler ve kıyamet günü niyetlerine göre haşrolunurlar.” buyurdu.

B2118 Buhârî, Büyû’, 49; M7244 Müslim, Fiten, 8