Arama Sonuçları mi En

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/32367-mi-En/1980

NoHadis MetniKaynak
14442

Ebû Cuhayfe'nin oğlu Avn şöyle deEn'>miştir: Babam Ebû Cuhayfe'yi gördüm ki, o kan alıcı bir köle satın almıştı. Sonra Ebû Cuhayfe bu köleye emretti de, onun kan alma âletleri kırıldı. BEn babamdan bu kırmayı sordum. O şöyle cevâb verdi: Peygamber (S) kö­pek bedelindEn, kan alma ücretindEn nehyetti. Döğün yapıcılıktan, döğünlEnmektEn, ribâ yiyiciliğindEn ve ribâ yediriciliktEn de nehyet­ti. Suret yapıcı musavvire de la'net eyledi.

"Allah ribânın bereketini tamamEn giderir, sadakaları ise artırır. Allah (haramı halâl tanımakta ısrar edEn) çok kâfir, çok günahkâr hiçbir kimseyi sevmez" (ei-Bakara: 276).

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 38
14443

İbnu Şihâb ez-Zuhrî dedi ki: Saîd ibnu'l-Müseyyeb şöyle dedi: Ebû Hureyre (R) şöyle dedi: BEn Rasûlullah(S)'tan kulağımla işittim; "YeEn'>min, mal için sürüm ve revâc sebebi (sanılır; hakikatte) bereketin mahv sebebidir" buyuruyordu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 39
14445

İbn Şihâb dedi ki: Bana Hüseyin'in oğlu Alî haber ver­di ki, kEndisine Alî'nin oğlu Hüseyin şöyle haber verEn'>miştir: Alî aleyhi's-selâm şöyle deEn'>miştir: Bedir gazasında ganîmettEn payıma düşEn bir devem vardı. Peygamber de ganimet malının beşte birindEn bana bir deve verEn'>miş idi. Rasûlullah'ın kızı Fâtıma aleyhi'sselâm ile evlEnmek istediğim zaman Kaynukaa' Yahûdîleri'ndEn kuyumcu bir adamla, bEnimle beraber gidip ızhır otu getirmek üzere va'dleştim. Getirdiği­En'>miz ızhır otunu kuyumculara satmayı ve bunun bedeliyle evlEnme zi­yafetinin masrafı hususunda yardım istemeyi düşündüm.

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 41
14446

îbn Abbâs(R)'tan (şöyle deEn'>miştir): Rasûlullah (S) şöy­le hitâb buyurdu: "Şübhesiz Mekke'yi Allah haram kılmıştır. Mek­ke bEndEn evvel hiçbir kimse için halâl olmadı, bEndEn sonra da hiçbir kimse için halâl olmayacaktır, O ancak bir günün bir saatinde bEnim için halâl olmuştur. Mekke'nin otu koparılmaz, ağacı kesilmez, av hayvanı ürkütülmez, Mekke'nin yitiği yerdEn alınmaz, ancak sahibini arayıcı alabilir".

Abdulmuttalib'in oğlu Abbâs: Kuyumcularımız ve evleriEn'>mizin tavanları için ızhır müstesna olsun, dedi. Bunun üzerine Rasûlullah: "Izhır müstesna" buyurdu.

İkrime: Av hayvanı ürkütülmez nedir bilir En'>misin? O, hayvanı göl­gedEn uzaklaştırman ve yerine konmandır, dedi.

Abdulvahhâb, Hâlid'dEn: Kuyumcularımız ve kabirleriEn'>miz için, diye söyleEn'>miştir

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 42
14447

Habbâb ibn Eret (R) şöyle deEn'>miştir: BEn Câhiliyet dev­rinde bir kılıç yapıcı kimse idim. BEnim Âs ibn Vâil üzerinde bir ala­cağım vardı. Bir gün alacağımı tahsil etmek üzere ona geldim. O bana:

— SEn Muhammed'e küfretmedikçe sana borcumu vermem, dedi. BEn de:

— Allah sEnin canını alıp sonra sEn diriltilmedikçe bEn Muham­med'e küfretmem, dedim.

Bu defa o:

— Öyle ise bEn ölünceye, sonra diriltilinceye, (âhiretle) bana mal ve oğul, kız verilinceye kadar sEn bEni bırak da, sana borcumu orada vereyim, dedi.

Bunu müteâkib şu âyetler indi: "(Şu) âyetleriEn'>mizi inkâr edEn ve 'Bana elbette mal ve evlâd verilecektir diyEn adamı gördün mü? O gayba mı vâkıf, yoksa Rahman olan Allah nezdinde bir ahid En'>mi edin­En'>miş? - Hayır, Öyle değil. Biz onun söyleyegeldiği sözü yazar, azabını da uzattıkça uzatırız. Onun söyler olduğuna biz mîrâsçı olacağız ve o bize tek başına gelecektir" (Meryem: 77-80)

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 43
14448

Enes ibn Mâlik (R) şöyle diyordu: Bir terzi yapmış ol­duğu bir yemeğe Rasûlullah'ı da'vet etti. Enes ibn Mâlik dedi ki: BEn de Rasûlullah'ın beraberinde bu yemeğe gittim. Terzi Rasûlullah'a bir En'>mikdâr ekmek, bir En'>mikdâr çorba yaklaştırdı. Çorbanın içinde ka­bak ve kuru et parçaları vardı. Yemek yerkEn Peygamber'i gördüm ki, yemek çanağının etrafından kabak araştırıyordu. Yine Enes: Ar­tık o gündEn i'tibârEn bEn kabağı sevmektEn bir an ayrılmadım, dedi

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 44
14449

Ebû Hazım dedi ki: BEn Sehl ibn Sa'd(R)'dan işittim, şöyle dedi: Bir kadın Rasûlullah'a bir bürde getirdi. Sehl, yanındaki­lere hitabEn:

— Bürde nedir bilir En'>misiniz? diye sordu.    

Onlar tarafından:

— Şemle'dir, ihrâm'dır, diye cevâb verildi.

 Sehl dedi ki:

—  Evet, o hEnüz dokunmuş (yEni tezgâhtan çıkmış) ve kEnarı bile kesilmeEn'>miş bir kumaştı. Kadın: Yâ Rasûlullah! Bu bürdeyi kEn­di elimle dokudum, onu sana giydireceğim, dedi. Peygamber bürde­yi, ona bir ihtiyaclı olarak aldı. Sonra Peygamber bu bürdeyi izâr yapıp giyEn'>miş olduğu hâlde bizim yanımıza çıktı. Topluluktan bir kim­se: Ya Rasûlallah, onu bana giydir, dedi. Rasûlullah: Peki, diyerek mecliste oturdu. Sonra hücresine döndü ve o bürdeyi çıkarıp dürdüktEn sonra' isteEn'>miş olan zâta yolladı. Bunun üzerine mecliste bulunan ce­mâat o isteyEn kimseye: SEn bu işi güzel yapmadın. Peygamber'in hiçbir isteyEni geri çevirmeyeceğini kat'î bildiğin hâlde, O'ndan bu bür­deyi istedin, diye serzEniş ettiler. O zât da: Vallahi bEn onu başka sebebdEn değil, ancak öleceğim günde bEnim kefEnim olması için is­tedim, dedi.

Sehl ibn Sa'd:

—  HakîkatEn bu bürde o zâtın kefEni oldu, deEn'>miştir

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 45
14450

Ebû Hazım şöyle dedi: Bir takım adamlar Sehl ibn Sa'd'e gelip ona Peygamber'in En'>minberini soruyorlardı. Sehl (R) şöyle dedi: Rasûlullah (S) fulanca kadına - Sehl o kadının isEn'>mini söyleEn'>miştir- şöyle haber gönderdi: "Marangoz olan kölEne emret de bEnim için insan­lara hitâb ettiğim zaman üzerine oturabileceğim tahtadan bir yer yapsın' buyurdu. Bunun üzerine kadın, o kölesine emretti. Köle de Gâbe ormanlığının ılgın ağacından onu yapıyordu. Sonra bu tahta­ları kadına getirdi. Kadın da bunları Rasûlullah'a yolladı. Rasûlul­lah onların kurulmasını emretti de bunlar yerine konuldu. MüteakibEn de Rasûlullah (va'z ve hutbe için) En'>minber üzerine oturdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 46
14451

Câbir ibn Abdullah(R)'tan (şöyle deEn'>miştir): Ensâr'dan bir kadın Rasûlullah'a:

— Yâ Rasûlullah! BEnim marangoz bir kölem vardır; sEnin için üzerine oturacağın bir şey yaptırayım mı? dedi.

Rasûlullah:

—  "İstersEn yaptır" buyurdu,

Râvî dedi ki: Bunun akabinde kadın, Rasûlullah için o En'>minberi yaptırdı. Nihayet cuma günü olunca Peygamber( S) yerine konulan o En'>minber üzerine oturdu. Akabinde daha önce yanında hutbe yapar olduğu hurma kütüğü sayha çıkardı, hattâ kEndi kEndine yarılacaktı. Peygamber En'>minberdEn indi, onu eliyle tuttu ve onu kucakladı. O sırada kütük susturulmakta olan çocuk gibi hafîf hafîf inliyordu. Ni­hayet kararlaşıp sustuktan sonra Rasûlullah:

— "O, yanında edildiğini işitmekte olduğu Zikru'llah için ağladı" buyurdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 47
14452

Âişe (R): Rasûlullah (S) bir Yahudi'dEn, bedeli bir za­man sonra verilmek üzere, veresiye hububat satın aldı ve o Yahûdî'ye kEndi zırhını rehin bıraktı, deEn'>miştir

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 48