Arama Sonuçları Ve le

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/8310-Ve-le/3130

NoHadis MetniKaynak
14404

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize ez-Zuhrî, İbnu'l-Müseyyeb'den; o da Ebû Hureyre(R)'den haber le='color:green'>Verdi ki, Peygamber(S): "(İslâm'da) Fera'da, atîre de yoktur" buyurmuştur.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">"Ferau", dele='color:green'>Venin ilk yavrusudur ki, Câhiliye Arabları bunu tâgûtları için kesiyorlardı. "Atîre" de receb ayında kesmekte oldukla­rı hayvandır

Buhari - KİTABU'L-AKIKA - 7
14405

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Şuayb, ez-Zuhrî'den tahdîs etti. O şöyle demiştir:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bana Saîd ibnu'l-Müseyyeb le='color:green'>Ve Ebû Seleme ibnu Abdirrahmân tah­dîs ettiler ki, Ebû Hureyre (R) şöyle demiştir: Sizler; Ebû Hureyre, Rasûlullah'tan hadîs rivayetini çok yapıyor diyorsunuz le='color:green'>Ve yine sizler: Muhâcirler'in le='color:green'>Ve Ensâr'ın hâlleri nedir ki bunlar Rasûlullah'tan Ebû Hureyre'nin hadîs rivayet edişi gibi hadîs rivayet etmiyorlar, diyor­sunuz. Şu muhakkak ki Muhacir kardeşlerimiz çarşılarda alışle='color:green'>Veriş etmek meşgul ediyordu. Ben ise karın tokluğuna karşılık Rasûuıllah'tan hiç ayrılmaz, dâima O'nunla beraber olurdum. Bunun için onla­rın bulunmadıkları zaman ben hâzır bulunur, onlar unuttuklarında ben hafızamda tutar ezberlerdim. Ensâr'dan olan kardeşlerimi de mallarındaki çalışmaları meşgul ediyordu. Ben ise Suffa fakirlerin­den olan fakır bir kişi idim. Diğer sahâbîler hadîsleri unuturlarken, ben ezberimde tutar bellerdim. Muhakkak Rasûlullah (S) söylemek­te bulunduğu bir hadîs hakkında: "Ben şu makaalemi bitirinceye kadar elbisesini yayacak; sonra da elbisesini kendine doğru toplayacak her kişi elbette benim söyleyeceğim sözleri kesin olarak ezberleyecektir*' buyurmuştu. Bunun için ben hemen üzerimdeki renkli bezi Rasûlullah o makaalesini bitirinceye kadar yaydım, akabinde o bezi göğsü­me doğru topladım. Artık sonra Rasûlullah'ın bu konuşmalarından hiçbirşeyi unutmadım

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 1
14406

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Abdurrahmân ibnu Avf (R) şöyle demiştir:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Medîne'ye geldiğimiz zaman Rasûlullah (S) benimle Sa'd ibnu'r-Rabî' arasında kardeşlik kurmuştu. Bunun üzerine Sa'd ibnu'r-Rabî' (ben Abdurrahmân'a):

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Ben mal cihetiyle Ensâr'ın en zenginiyim. Bunun için malı­mın yarısını sana ayırıyorum. le='color:green'>Ve bak! îki kadınımın hangisini sele='color:green'>Ver­sen senin için ondan vazgeçer, onu boşarım. İddeti geçipde evlenme halâl olduğu zaman onunla evlenirsin, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Râvî dedi ki: Bu teklif üzerine Abdurrahmân, Sa'd'e:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Benim bu hususta ihtiyâcım yoktur. İçinde ticâret yapılan bir çarşı var mı? dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Sa'd:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Kaynukaa' kabilesinin çarşısı vardır, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Râvî dedi ki: Abdurrahmân sonra Kaynukaa' çarşısına gitti. Sat­mak üzere keş le='color:green'>Ve yağ götürdü. Sonra çarşıya gidişleri arka arkaya devam etti. Çok geçmedi, Abdurrahmân Rasûlullah'ı ziyarete geldi. Üstünde (zifafa girenlere mahsûs olan) sarı zağferân lekesi vardı. Ra­sûlullah (S) ona:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Evlendin mi?" diye sordu. Abdurrahmân:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Ele='color:green'>Vet evlendim, dedi. Rasûlullah:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Kimle evlendin?" dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">O da:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Ensâr'dan bir kadınla evlendim, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Rasûlullah:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Ne kadar mehr le='color:green'>Verdin?" dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Abdurrahmân:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Bir çekirdek (yânî beş dirhem) ağırlığında altın yâhud altın­dan bir çekirdek le='color:green'>Verdim, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bunun üzerine Peygamber (S) Abdurrahmân'a:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Bir koyun (kesmek sureti)le olsun düğün yemeği yap!" bu­yurdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 2
14407

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Enes ibn Mâlik (R) şöyle dedi: Abdurrahmân ibn Avf Medine'ye geldi. Peygamber (S) Abdurrahmân ibn Avf ile Ensâr'lı Sa'd ibnu'r-Rabi arasında kardeşlik akdi kurdu. Sa'd zenginlik sa­hibi bir kimse olduğundan, Abdurrahmân'a hitaben:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Malımı yan yarıya seninle bölüşeyim, le='color:green'>Ve bir de seni evlendi­reyim, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Abdurrahmân da Sa'd'e:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Allah sana ehlini le='color:green'>Ve malım bereketli kıhp mübarek eylesin. (Benim bunlara ihtiyâcım yoktur.) Siz bana çarşıya delâlet ediniz, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Akabinde çarşıya gidip bir mikdâr keş le='color:green'>Ve yağ kazancıyla döndü le='color:green'>Ve bu kârı ev halkına getirdi. Az bir zaman yâhud Allah'ın dilediği süre ikaamet ettik ki, Abdurrahmân, üzerinde (evlenenlere mahsûs olan) sarı koku bulaşığı olduğu hâlde geldi. Peygamber (S):

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Bu, hâlin nedir?" dedi. Abdurrahmân:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Yâ Rasûlallah, ben Ensâr'dan bir kadınla evlendim, dedi. Rasûlullah:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "O kadına ne kadar mehr le='color:green'>Verdin?" diye sordu. Abdurrahmân:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Altından bir çekirdek yâhud bir çekirdek ağırlığı (yânî beş dir­hem) altın, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bunun üzerine Peygamber:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Bir koyunla olsun düğün yemeği yap" buyurdu

 
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 3
14408

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">İbn Abbâs (R) şöyle demiştir: Ukâz, Mecenne le='color:green'>Ve Zu'l- Mecâz, Câhiliyet devrinde bir takım büyük çarşılar (yânî panayırlar) idi. İslâm devri olunca müslümânlar bu panayırlarda ticâret etmeyi günâh sayıp çekindiler. Bunun üzerine: (Hacc mevsimlerinde ticâretle) Rabbinizden ka­zanç istemenizde üzerinize bir günâh yoktur" (ei-Bakara: 198) âyeti in­di. Bu âyetin sonundaki " Hacc mevsimlerinde" ziyâdesini İbn Abbâs, Kur'ân'dan olmak üzere okumuştur

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 4
14410

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Ukbetu'bnu'l-Hâris(R)'ten (şöyle demiştir): Siyah bir ka­dın geldi de, Ukbe'yi le='color:green'>Ve Ukbe'nin evlendiği kadını emzirdiğini iddia etti. Akabinde Ukbe bu emzirilmeyi Peygamber'e zikretti. Peygam­ber Ukbe'den yüz çevirip tebessüm ederek: "(Senin, evlendiğin kadınla süt kardeşi bulunduğun) söylenmiş olduğu hâlde (onunla temasın) nasıl olur?!" buyurdu. Ukbe'nin nikâhı altında Ebû îhâb ibn Azîze't-Temîmî'nin kızı (Guneyye) vardı

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 6
14411

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Âişe (R) şöyle demiştir; Utbe ibnu Ebî Vakkas, karde­şi Sa'd ibnu Ebî Vakkas'a vasiyet edip:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Zem'a'nın cariyesinin oğlu (Abdurrahmân), benim sulbümdendir, Bu çocuğu al, demiştir.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Âişe dedi ki: Mekke'nin fethi yılı olup Mekke'ye varıldığında, Sa'd ibnu Ebî Vakkas bu çocuğu yakaladı le='color:green'>Ve:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Bu, kardeşim Utbe'nin oğludur. Bunun nesebinin kendisine katılması hususunda bana vasiyet etmiştir, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bunun zerine Abd ibnu Zem'a ayaklanıp:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Bu, benim kardeşimdir; babamın cariyesinin oğludur, baba­mın döşeği üstünde doğmuştur, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Her iki taraf bu niza' le='color:green'>Ve husûmetlerini Peygamber'e sevk ettiler. Sa'd ibn Ebî Vakkas:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Yâ Rasûlailah! Bu çocuk, kardeşim Utbe'nin oğludur. Nese­binin kendisine katılması hususunda bana vasiyette bulunmuştu, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Abd ibnu Zem'a da:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Bu, benim kardeşimdir; babamın cariyesinin oğludur, baba­mın döşeği üstünde doğmuştur, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Rasûlullah (S):

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Yâ Abd ibne Zem'a! Bu (Abdurrahmân), senin (kardeşin)dir" buyurdu.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Sonra da:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Çocuk döşek sahibinindir. Zina eden erkeğe de mahrumi­yet düşer" dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Sonra Peygamber husûmet sebebi olan bu çocuğun sîmâca Utbe'ye benzediğini görerek eşi Şevde bintu Zem'a'ya hitaben:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—   "Ey Sevde! Bundan sonra sen de bu Abdurrahmân'dan perdelen" buyurdu.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Artık bundan sonra bu Abdurrahmân, Sevde Allah'a kavuşun­caya kadar, Sevde'yi açık olarak görmemiştir

 
Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 7
14412

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Adiyy ibn Hatim (R) şöyle demiştir: Ben Peygambere mı'râd(avın)dan sordum. Peygamber (S):

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Mı'râd sivri tarafıyla isabet ettiği zaman o avı ye. Enli tara­fıyla isabet ettiği le='color:green'>Ve öldürdüğü zaman, artık o av hayvanını yeme. Çünkü okun enli tarafıyle vurulan hayvan vaktzedir (sopa ile vurul­muş olup, haramdır)" buyurdu.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Ben bu sefer:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—Yâ Rasûlallah! Ben av köpeğimi Bismillah diyerek salıyorum. Akabinde avın üzerinde onun beraberinde üstüne Besmele çekmedi­ğim başka bir köpek buluyorum le='color:green'>Ve o avı bu iki köpekten hangisinin yakaladığını bilemiyorum? dedim.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Rasûlullah:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Sen o avı yeme! Çünkü sen ancak kendi köpeğin üzerine Bismillah dedin, diğer köpek üzerine Bismillah demedin!" buyurdu

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 8
14413

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Enes ibn Mâlik (R) şöyle demiştir: Peygamber (S) bir keresînde yerde düşürülmüş bir hurmaya tesadüf etti de: "Şu hur­manın sadaka malından olmadığını bileydim, muhakkak onu yerdim" buyurdu.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">le='color:green'>Ve Hemmâm, Ebû Hureyre'den; o da Peygamberden söyledi ki, Peygamber (S): "Bâzı defa gece ailemin yanma yatmağa geldi­ğimde yatağımın üstüne düşmüş bir hurma bulurum, yemek üzere ağzıma götürürüm de, sonra sadaka malı olmasından korkarak elimden bırakırım. Onun sadaka hurması olmadığını yakînen bilseydim mu­hakkak yerdim" buyurmuştur

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 9
14414

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Abbâd ibnu Temîm'in amcası Abdullah ibnu Zeyd el-Mâzinî şöyle demiştir: Bir kimsenin namaz kılarken gönlünde abdestinin bozulduğu hakkında bir le='color:green'>Vesle='color:green'>Vese hisseder olduğu Peygamber'e şikâyet tarzında arz olundu da:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  O zât namazı kesip bozar mı? denildi. Peygamber (S):

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Hayır, bir ses işitmedikçe yâhud bir koku duymadıkça na­mazı kesmez" diye cevâb le='color:green'>Verdi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">le='color:green'>Ve Muhammed ibn Ebî Hafsa, ez-Zuhrî'den söyledi ki, o: Abdest al­mak ancak koku duyduğun yâhud ses işittiğin hâllerde olur, demiştir

Buhari - KİTABU'L-BUYU' - 10