Arama Sonuçları Ve le

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/8310-Ve-le/3120

NoHadis MetniKaynak
14393

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Hammâd ibn Zeyd, Eyyûb es-Sahtiyânî'den; o da Ebû Usmân'dan; o da Ebû Mûsâ eI-Eş'arî(R)'den şöyle tahdîs etti: Peygamber (S) bir bustâna girdi de bana, kapıyı bekleyip korumamı emretti. Biraz sonra bir adam geldi de Peygamberin yanına girmek için izin istedi. Ben bu isteği Peygamber'e zikrettim. Peygamber:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Ona girmeğe izin le='color:green'>Ver le='color:green'>Ve onu cennetle müjdele!" buyurdu. Bu gelen Ebû Bekr idi. Sonra Umer geldi. Peygamber:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Ona da izin le='color:green'>Ver le='color:green'>Ve onu da cennetle müjdele!" buyurdu. Sonra Usmân geldi. Peygamber:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Ona da izin le='color:green'>Ver le='color:green'>Ve onu da cennetle müjdele!" buyurdu

Ebû Mûsâ eI-Eş'arî
14394

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Süleyman ibn Bilâl, Yahya ibn Saîd'den; o da Ubeyd ibn Huneyn'den tahdîs etti. O İbn Abbâs'tan işitti ki, Umer (R) şöyle demiştir: Ben (kadınlarından ayrı bir yere çekildiği zaman) geldim de Rasûlullah'ı yüksekçe bir oda içinde buldum. Rasûlullah'ın bulunduğu odanın merdile='color:green'>Veni başında Rebâh isminde siyah bir hiz­metçisi vardı. Ona:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Rasûlullah'a söyle, bu gelen Umeru'bnu'l-Hattâb'dır! dedim. Akabinde Rasûlullah bana içeri girmeme izin le='color:green'>Verdi...

İbn Abbâs
14395

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">İbn Şihâb şöyle demiştir: Bana Ubeydullah ibnu Abdillah ibn Utbe haber le='color:green'>Verdi, ona da İbn Abbâs (R) şöyle haber le='color:green'>Ver­miştir: Rasûlullah (S) bir mektubunu Kisrâ'ya gönderdi. le='color:green'>Ve mektubu götüren Abdullah ibn Huzâfe'ye, mektubu Bahreyn'in büyük emîrine le='color:green'>Vermesini emredip, Bahreyn'in büyük emîri de mektûbu Kisrâ'ya gönderir buyurdu.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bahreyn emîri vâsıtasıyle Peygamber'in da'le='color:green'>Vet mektubu Kisrâ'­ya le='color:green'>Verildiğinde, Kisrâ, mektubu okuyup yırtmıştır.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">İbn Şihâb dedi ki: Ben Saîd ibnu'l-Müseyyeb'in: "Bu haber ken­disine erişince, Rasûlullah (S), Kisrâ'nın mülkünün tamâmiyle par­çalanmasına duâ etti" dediğini sanıyorum, demiştir

İbn Abbâs
14396

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Seleme ibnu'l-Ekva' (R) şöyle tahdîs etti: Rasûlullah (S) Eşlem kabilesinden (ismi Hind ibn Esma ibn Harise olan) bir adama, kavminin içinde yâhud insanların içinde âşûrâ günü gündüzleyin:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Her kim (gündüzün evle='color:green'>Velinde) yemek yediyse, gününün ka­lanını yemiyerek tamamlasın. Birşey yememiş olan kimse de orucu­nu tutsun!" diye i'lân ettirdi

Seleme ibnu'l-Ekva
14397

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Şu'be tahdîs etti ki, Ebû Cemre Nasr ibnu İmrân ed-Dab'î şöyle demiştir: İbn Abbâs (R) beni kendi serîri üzerine otur­turdu. O bana şöyle derdi: Abdu'1-Kays elçileri (Bahreyn tarafların­dan) Rasûlullah'ın huzuruna geldikleri zaman:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Hey'et kimlerdendir?" diye sordu. Onlar:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Biz Rabîa kabîlelerindeniz, dediler. Rasûlullah (S):

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Hoş geldiniz! Allah sizi utandırmasın, pişman etmesin!" buyurdu.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bunun üzerine onlar:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Yâ Rasûlallah! Seninle bizim aramızda kâfir olan Mudar ka­bileleri vardır. O hâide bize kestirme birşey emret de, o sebeble biz­ler cennete girelim le='color:green'>Ve onu arkamızda kalanlarımıza haber le='color:green'>Verelim! dediler.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bu arada Rasûlullah'a içkileri de sordular. Rasûlullah onları dört şeyden nehyetti le='color:green'>Ve dört şeyi de emretti: Onlara yalnız Allah'a îmân ile emrettikten sonra:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Yalnız Allah'a îmân etmek ne demektir, bilir misiniz?" di­ye sordu.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Onlar:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Allah le='color:green'>Ve Rasûlü en iyi bilendir! dediler. Rasûlullah:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Ortaksız le='color:green'>Ve yalnız olarak Allah'tan başka ilâh olmadığına le='color:green'>Ve Muhammed'in Allah 'in Rasûlü olduğuna şehâdet etmek, namazı kılmak, zekâtı le='color:green'>Vermek -râvî dedi ki: Zannederim ki, burada rama­zân orucu da vardır-, ganimetlerden beşte birini le='color:green'>Vermenizdir" buyur­du.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">le='color:green'>Ve onları dört şeyden: Dubba'dan, hantem'den, muzeffet'ten le='color:green'>Ve nakîr (denilen kaplara hurma yâhud üzüm şırası koymak)dan neh­yetti. Bazen İbn Abbâs'm "Muzeffet" yerine "Mukayyer" dediği de vardır.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Rasûlullah:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Bunları ezberleyin le='color:green'>Ve bunları gerinizde bıraktığınız kavim le='color:green'>Ve kabilelerinize tebliğ ediniz!" buyurdu

İbn Abbâs
14399

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Ebû Mûsâ (R) şöyle demiştir: Bir oğlan doğdu. Ben he­men çocuğu Peygamber(S)'e götürdüm. Peygamber ona İbrâhîm adını le='color:green'>Verdi le='color:green'>Ve hurma ile çiğnem yapıp ağzına çaldı, yavruya hayır le='color:green'>Ve bereketle dua etti, sonra bana le='color:green'>Verdi. Bu İbrâhîm, Ebû Musa'nın en kü­çük çocuğu idi

Ebû Mûsâ
14400

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Yahya ibn Saîd, Hişâm'dan; o da babası Urle='color:green'>Ve'den tahdîs etti ki, Âişe (R): Peygamber (S)'e bir çocuk getirildi. Peygam­ber o çocuğa çiğnem yapıp damağına ovalarken, çocuk Peygamber'in üzerine işedi. Peygamber sidiğin üzerine su döktü, demiştir

Âişe r.a.
14401

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Esma (R) Mekke'de iken oğlu Abdullah ibnu'z-Zubeyr'e hâmile olmuştu.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Esma şöyle dedi: Ben gebelik müddetini tamamlamış olduğum hâlde (Mekke'den yola) çıktım. Muhacir olarak Medine'ye geldim le='color:green'>Ve Küba'ya indim. le='color:green'>Ve Abdullah'ı Küba'da doğurdum. Sonra çocuğu­mu Rasûlullah(S)'a götürdüm de kucağına koydum. Sonra Rasülullah bir hurma İstedi, onu çiğneyip ezdikten sonra çocuğun ağzının içine tükürdü. Bu suretle oğlumun mi'desine ilk giren şey, Rasülullah'ın tükrüğü oldu. Sonra Rasûlullah hurma çiğnemi ile çocuğun da­mağını oğdu. Bundan sonra çocuğa duâ etti, bereket le='color:green'>Ve hayır diledi. le='color:green'>Ve Abdullah ibnu'z-Zubeyr (Hicretten sonra Medine'deki Muhacir) müslümân aileleri içinde ilk doğan çocuk oldu. Müslümanlar da Ab­dullah'ın doğumu ile çok sevindiler. Çünkü müslümânlara:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Yahudiler sizlere büyü yaptılar, artık sizden çocuk doğmaz, denilmişti

Esma
14402

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Abdullah ibnu Avn, Enes ibn Sîrîn'den haber le='color:green'>Verdi ki, Enes ibn Mâlik (R) şöyle demiştir: Ebû Talha'nın hasta yatmakta olan bir oğlu vardı. Ebû Talha dışarı çıktı, ardından çocuk le='color:green'>Vefat et­ti. Ebû Talha dönüp geldiğinde:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Oğlum ne yaptı, nasıl oldu? dedi. Ümmü Suleym:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Çocuk, olduğundan daha sakin hâldedir, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bundan sonra Ümmü Suleym, kocası Ebû Talha'ya akşam ye­meğini takdîm etti, o da yemeği yedi. Sonra Ümmü Suleym ile cinsî münâsebet yaptı, Ebû Talha bu işi bitirip ayrılınca, Ümmü Suleym ona:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Çocuğu defn et! dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Ebû Talha sabaha ulaşınca Rasûlullah'a geldi le='color:green'>Ve yaptıkları işi O'na haber le='color:green'>Verdi. Rasûlullah (S):

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Siz bu gece cinsî münâsebet mi yaptınız?" buyurdu. Ebû Talha da:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Ele='color:green'>Vet, dedi. Rasûlullah:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Yâ Allah! Bunlara bu gecelerini mübarek kıl!" diye dua etti. Ümmü Suleym sonra bir oğlan doğurdu.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Enes dedi ki: Ebû Talha:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Bu çocuğu muhafaza et de böylece Peygamber'in yanına gö­tür, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Enes de bu çocuğu Peygamber'e götürdü. Ümmü Suleym benim yanımda birkaç tane hurma da göndermişti. Peygamber çocuğu aldı da:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Enes'in yanında birşey var mı?" diye sordu. Oradakiler:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Ele='color:green'>Vet, hurmalar vardır, dediler.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Peygamber o hurmaları aldı, onları ağzında çiğneyip ezdi, son­ra kendi ağzından aldı da onu çocuğun ağzının içine kattı le='color:green'>Ve damağı­nı onunla ovaladı. Çocuğa da Abdullah adım le='color:green'>Verdi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Muhammed ibnu'l Müsennâ tahdîs etti. Bize İbnu Ebî Adiyy, İbnu Avn'dan; o da Muhammed ibn Sîrîn'den; o da Enes'ten olmak üzere tahdîs edip bu hadîsi şevketti

Buhari - KİTABU'L-AKIKA - 4
14403

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Ebu'n-Nu'mân tahdîs etti. Bize Hammâd ibn Zeyd, Eyyûb'dan; o da Muhammed ibn Sîrîn'den tahdîs etti ki, Selmân ibn Âmir (R): "Erkek çocuğun doğumu ile beraber akîka vardır" demiştir.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">le='color:green'>Ve Haccâc ibn Minhâl şöyle dedi: Bize Hammâd ibn Seleme tah­dîs etti. Bize Eyyûb, Katâde, Hişâm ibn Hassan el-Ezdî le='color:green'>Ve Habîb ibnu'ş-Şehîd; bunların dördü de Muhammed ibn Sîrîn'den; o da Sel­mân ibn Âmir(R)'den; o da Peygamber(S)'den olmak üzere haber le='color:green'>Verdi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">(Sufyân ibn Uyeyne le='color:green'>Ve) birçokları da Âsim ibn Selmân'dan le='color:green'>Ve Hişâm ibn Hassân'dan; onlar da Hafsa bintu Sîrîn'den; o da er-Rebâb (ibn Âmir ed-Dabbî)'dan; o da Selmân ibn Âmir ed-Dabbî'den; o da Peygamber'den olmak üzere söyledi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bu hadîsi Yezîd ibnu İbrâhîm, îbn Sîrîn'den; o da Selmân ibn Âmir'den onun sözü olarak, yânî mevkuf olarak rivayet etti.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">le='color:green'>Ve Esbâğ ibnu'l-Ferec de şöyle dedi: Bana Abdullah ibnu le='color:green'>Vehb, Cerîr ibn Hâzım'dan; o da Eyyûb es-Sahtıyânî'den; o da Muham­med ibn Sîrîn'den haber le='color:green'>Verdi. O da dedi ki: Bize Selmân ibnu Âmir ed-Dabbî tahdîs edip şöyle dedi: Ben Rasûlullah(S)'tan işittim, şöyle buyuruyordu: "Erkek çocuğun doğumuyla beraber akîka vardır. Onun adına akîka kurbânı kanı dökünüz le='color:green'>Ve çocuktan ezayı gideriniz!"

Buhari - KİTABU'L-AKIKA - 5