Arama Sonuçları Ve le

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/8310-Ve-le/3100

NoHadis MetniKaynak
14362

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Abdullah İbni Mes’ûd radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem şöyle buyurdu:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“Söz le='color:green'>Ve davranışlarında ileri gidip haddi aşanlar helâk oldular.” Resûl-iEkrem bu sözü üç defa tekrarladı.

Müslim, İlim 7. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Sünnet 5
14363

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Enes radıyallahu anh şöyle dedi:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Nebî sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem mescide girmişti. İki direk arasına uzatılmış bir ip gözüne ilişti:

“Bu ip nedir?” diye sorunca, sahâbîler: Bu, Zeynep Binti Cahş’a ait bir iptir. Namazda ayakta durmaktan yorulunca ona tutunuyor, dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz: “Onu hemen çözünüz. Sizden biriniz canlı le='color:green'>Ve istekli olunca nâfile namaz kılsın, yorgunluk le='color:green'>Ve gevşeklik hissettiği zaman ise yatıp uyusun” buyurdu.

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Buhârî, Teheccüd 18; Müslim, Müsâfirîn 219. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd,

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Tatavvu’ 18; Nesâî, Kıyâmü’l-leyl 17; İbni Mâce, İkâme 184

Buhârî, Teheccüd 18; Müslim, Müsâfirîn 219. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu’ 18; Nesâî, Kıyâmü’l-leyl 17; İbni Mâce, İkâme 184
14364

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Âişe radıyallahu anhâ’ dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem şöyle buyurdu:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“Sizden biriniz namaz kılarken uyku hali bastırırsa, kendisinden bu hal gidinceye kadar yatsın. Çünkü uykulu vaziyette namaz kılan kimse, belki de bilmeyerek, istiğfar edip Allah’tan bağışlanma dileyeceğim derken kendine söle='color:green'>Ver, beddua eder.”

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify"> 

Buhârî, Vüdû 53; Müslim, Müsâfirîn 222. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu’ 18; Tirmizî, Mevâkît 146; Nesâî, Tahâret 116; İbni Mâce, İkâme 184
14365

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Ebû Abdullah Câbir İbni Semüre rayıdallahu anhümâ şöyle dedi:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“Namazlarımı Nebi sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellemle birlikte kılardım. Onun namazı da, hutbesi de normal uzunlukta idi.”

Müslim, Cum’a 41-42. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 223; Tirmizî, Cum’a 12; Nesâî, Cum’a 35; İbni Mâce, İkâme 85
14366

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Ebû Cühayfe le='color:green'>Vehb İbni Abdullah radıyallahu anh şöyle dedi:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Nebî sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem, Selmân ile Ebü’d-Derdâ’yı kardeş yapmıştı. Bu sebeple Selmân, Ebü’d-Derdâ’yı ziyaret ederdi. Bir ziyaret esnasında onun hanımı Ümmü’d-Derdâ’yı oldukça eskimiş elbiseler içinde gördü. Ona:

Bu halin ne? diye sorunca, kadın: Kardeşin Ebü’d-Derdâ dünya malı le='color:green'>Ve zevklerine önem le='color:green'>Vermez, dedi. O esnada Ebü’d-Derdâ ele='color:green'>Ve geldi le='color:green'>Ve hazırlattığı yemeği Selmân’a ikram edip: Buyurun, yemeğinizi yiyin, ben oruçluyum, dedi. Selmân: Sen yemedikçe ben de yemem, diye karşılık le='color:green'>Verdi. Bunun üzerine Ebü’dDerdâ sofraya oturup yemek yedi. Gece olunca Ebü’d-Derdâ teheccüd namazı kılmaya hazırlandı. Selmân ona: Uyu dedi. Ebü’d-Derdâ uyudu, bir müddet sonra tekrar kalkmaya davrandı.Selmân yine: Uyu, diyerek onu kaldırmadı. Gecenin sonlarına doğru Selmân: Şimdi kalk, dedi le='color:green'>Ve her ikisi birlikte namaz kıldılar. Sonra Selmân, Ebü’dDerdâ’ya şöyle dedi: Senin üzerinde Rabbinin hakkı vardır, nefsinin hakkı vardır, ailenin hakkıvardır. Hak sahiplerinin her birine haklarını le='color:green'>Ver.

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Sonra Ebü’d-Derdâ, Peygamber sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem’ e gidip olup biteni anlattı. Nebî sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem:

– “Selmân doğru söylemiş” buyurdu

Buhârî, Savm 51, Edeb 86.
14367

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Ebû Muhammed Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ şöyle dedi:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Nebî sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem’e benim şöyle dediğim haber le='color:green'>Verilmiş:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Allah’a yemin ederim ki, yaşadığım sürece gündüzleri muhakkak oruç tutup, geceleri de ibâdet le='color:green'>Ve tâatle uyanık geçireceğim. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem bana:

“Bunları söyleyen sen misin?” diye sordu. Ben de kendisine: Anam babam sana feda olsun, ya Resûlallah! Ele='color:green'>Vet, ben böyle söylemiştim,dedim. Buyurdular ki: “Sen buna güç yetiremezsin. Hem oruç tut, hem iftar et; hem uykunual, hem ibadet et; her aydan üç gün oruç tut; çünkü her iyiliğe on misli ecir le='color:green'>Ve sevap vardır. Bu ise bütün zamanını oruçlu geçirmek gibidir.” Bunun üzerine ben: Bunun daha çoğunu yapmaya gücüm yeter, dedim. Peygamber Efendimiz: “O halde bir gün oruç tut, iki gün tutma” buyurdu. Ben:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">- Ama ben bundan daha fazlasını yapabilirim, deyince Resûl-i Ekrem:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">– “Öyleyse bir gün oruç tut, bir gün tutma; bu Dâvûd aleyhisselâm’ın orucu olup, oruçların en ölçülü olanıdır” buyurdular.

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Bir başka rivayette: “Bu, oruçların en faziletlisidir” şeklindedir. Ben:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">- Bundan daha faziletlisine de gücüm yeter, dedim. Peygamberimiz:

“Bundan daha faziletlisi yoktur” buyurdu.

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Resûlullah sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem’in tavsiye etmiş olduğu, ayda üç gün orucu kabul etmem, bana ehlimden le='color:green'>Ve malımdan daha sevimli olacakmış.

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Bir rivayete göre:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“Senin gündüzleri oruçlu, geceleri uyanık geçirdiğin bana haber le='color:green'>Verilmedi mi sanıyorsun?” buyurmuştu. Ben de:

Elbette haber le='color:green'>Verilmiştir, yâ Resûlallah! dedim. Bunun üzerine: “Böyle yapma, bazı kere oruç tut, bazan tutma; gece hem uyu, hem deteheccüde kalk. Şüphesiz senin üzerinde vücudunun hakkı vardır, iki gözünün hakkı vardır, hanımının hakkı vardır, ziyaretçilerinin hakkı vardır. Şüphesiz her aydan üç gün oruç tutman sana yeter. Çünkü senin için her iyiliğin on misli karşılığı vardır; bu da bütün zamanının oruçlu olması demektir.” Abdullah der ki: Ben artırdıkça iş aleyhime döndü. Sonra ben: Yâ Resûlallah! Ben kendimde güç le='color:green'>Ve kuvle='color:green'>Vet buluyorum, dedim.Buyurdular ki: “O halde Allah’ın Nebisi Dâvûd’un orucunu tut, daha fazlasını yapma.” Dâvûd orucu nedir? diye sordum. “Senenin yarısını oruçlu geçirmektir” buyurdu.

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Abdullah yaşlandıktan sonra:

Keşke Allah’ın Resûlü’nün ruhsatını kabul etmiş olsaydım, der dururdu.

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Bir başka rivayet şöyledir:

“Senin bütün günleri oruçlu geçirdiğinden le='color:green'>Ve her gece Kur’an’ıokuduğundan haberdar olmadığımı mı sanıyorsun?” Bunun üzerine ben: Elbette haberdarsındır, yâ Resûlallah! Fakat ben bununla sadece hayraulaşmayı diliyorum, dedim. Peygamber Efendimiz: “Allah’ın Nebîsi Dâvûd’un orucunu tut, çünkü o insanların en çokibadet edeni idi. Ayda bir defa da Kur’an’ı hatmet” buyurdu.

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Ben ise:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">- Ya Resûlallah! Benim bundan daha fazlasına gücüm yeter, dedim. Peygamberimiz:

“O halde yirmi günde bir hatmet” buyurdu. Ben yine: Ya Resûlallah! Bundan daha fazlasını yapabilirim, dedim. O: “Öyleyse on günde bir hatmet” buyurdu. Ben tekrar: Bundan daha fazlasına gücüm yeter, yâ Nebîyyallah! diye ısrar edince: “Şu halde yedi günde bir hatim yap, artık bunun üzerine artırma”buyurdular. Ben artırdıkça, aleyhime artırıldı. Nebî sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem bana dedi ki: “Şüphesiz ki sen bilmiyorsun, belki ömrün uzun olur?”Abdullah İbni Amr der ki: Nebî sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem’ in bana söylediği hale döndüm. İhtiyarlayınca, onun ruhsatını kabul etmiş olmayı çok arzu ettim.

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Bir başka rivayette ise şöyledir:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“Senin çocuklarının da senin üzerinde hakları vardır.” Bir diğer rivayette:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“Bütün zamanını oruçlu geçirenin orucu yoktur.” Bu sözünü üç defa tekrarladı.

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Bir diğer rivayette:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">“Allah’a en sevimli olan oruç, Dâvûd aleyhisselâm’ın orucudur. Allah’a en sevimli namaz da Dâvûd aleyhisselâm’ın namazıdır. Dâvûd aleyhisselâm gecenin yarısını uyuyarak geçirir, sonra üçte birinde namaz için kalkar, altıda birinde yine uyurdu. Bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı. Düşmanla karşılaştığında kaçmazdı.” Başka bir rivayet de şu şekildedir:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Abdullah şöyle demiştir:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Babam beni soyca üstün bir hanımla evlendirdi. Zaman zaman gelininin yanına gelir gider, ona beni sorarmış. O da dermiş ki:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">- O ne iyi erkektir, evine geldiğimden beri yatağıma ayak basmadı, ne halde olduğumu da araştırmadı.

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Vaziyet böyle devam edip gidince, babam durumu Nebî sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem’e anlatmış, Peygamberimiz:

“Onu benimle görüştür” buyurmuş. Daha sonra ben Resûl-i Ekrem ile karşılaştım. Bana: “Nasıl oruç tutuyorsun?” diye sordu. Ben de: Her gün, dedim. Sonra: “Nasıl hatim yapıyorsun?” dedi. Ben: Her gece, diye cevap le='color:green'>Verdim.

Abdullah İbni Amr daha önce geçen konuşmalarının benzerini anlattı. O, geceleyin rahat etmek için, okuduğu Kur’an’ın yedide birini, gündüz aile fertlerinden birine okuyup dinletirdi. Güçlü le='color:green'>Ve kuvle='color:green'>Vetli olmak istediğinde, bir kaç gün oruç tutmazdı. Sonra oruç tutmadığı günleri sayar, Nebî sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem’e le='color:green'>Verdiği sözden caymış olmamak için, tutamadığı günler kadar orucu kazâ ederdi.

Buhârî, Savm 55, 56, 57, Teheccüd 7, Enbiyâ 37, Nikâh 89; Müslim, Sıyâm 181-193
14368

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Resûlullah sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem’in kâtiplerinden Ebû Rib’î Hanzala İbni Rebî‘ el-Üseydî şöyle demiştir:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Ebû Bekir benimle karşılaştı le='color:green'>Ve bana:

Nasılsın, ey Hanzala? diye sordu. Ben de: - Hanzala münafık oldu, dedim. Ebû Bekir: Sübhânellah, sen ne diyorsun? dedi. Ben cevaben dedim ki: Bizler, Resûlullah sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem’in yanında bulunuyoruz. Bize cennet le='color:green'>Ve cehennemden bahsediyor, sanki gözlerimizle görüyormuşuz gibi oluyoruz. Onun huzurundan ayrılıp çoluk çocuğumuzun yanına le='color:green'>Ve işlerimizin başına dönünce, çok şeyi unutuyoruz.

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Ebû Bekir radıyallahu anh dedi ki:

Allah’a yemin ederim ki, biz de benzeri şeylerle karşı karşıyayız. Ben le='color:green'>VeEbû Bekir birlikte yola düştük le='color:green'>Ve Resûlullah sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem’ in huzuruna girdik. Ben: Ya Resûlallah! Hanzala münafık oldu, dedim. Resûlullah sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem :

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">– “Bu ne demek?” dedi. Ben:

Ya Resûlallah! Senin yanında bulunuyoruz, bize cennet le='color:green'>Ve cehennemdenbahsediyorsun; sanki onları gözümüzle görüyor gibi oluyoruz. Senin huzurundan çıkıp da çoluk çocuğumuzun yanına le='color:green'>Ve işimizin başına dönünce, çoğunu unutuyoruz, dedim. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem :

“Nefsimi gücü le='color:green'>Ve kudretiyle elinde bulunduran Allah’a yemin ederimki, şayet siz, benim yanımda bulunduğunuz hâl üzere devam edip zikir üzere olabilseydiniz, yataklarınızda le='color:green'>Ve yollarınızda melekler sizinle musafaha ederlerdi. Fakat ey Hanzala, bir saatinizi ibadete, bir saatinizi de dünya işlerinize ayırınız” buyurdu le='color:green'>Ve bu sözünü üç defa tekrarladı

Müslim, Tevbe 12-13. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyâmet 59
14369

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhümâ şöyle dedi:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Nebî sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem insanlara hitap ederken, ayakta duran bir adam gördü le='color:green'>Ve onun kim olduğunu sordu. Ashâb:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">- O, Ebu İsrâîl’dir. Güneşte durmayı, oturmamayı, gölgelenmemeyi, konuşmamayı le='color:green'>Ve sürekli oruç tutmayı adamıştır, dediler. Bunun üzerine Nebî sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem:

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">– “Ona söyleyiniz! Konuşsun, gölgelensin, otursun le='color:green'>Ve orucunu tamamlasın” buyurdular.

(Müslim, Nezr 8; Ebû Dâvûd, Eymân 12, 19; Tirmizî, Nüzûr 1).
14370

le="margin-left:0.1pt; margin-right:43.7pt; text-align:justify">Ömer İbni Hattâb radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi le='color:green'>Ve sellem şöyle buyurdu:

“Bir kimse, geceleri okuduğu zikir le='color:green'>Ve duasını okumadan le='color:green'>Veya tamamlayamadan uyur da, sonra onu sabah namazı ile öğle namazı arasında okursa, gece okumuş gibi sevap kazanır.”

Müslim, Müsâfirîn 142. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Tatavvu’ 19; Tirmizî, Cum’a 56; Nesâî, Kıyâmü’l-leyl 65; İbni Mâce, İkâme 177
14378

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Eyyûb es-Sahtıyânî, Ebû Kilâbe'den tahdîs etti. Bi­ze Mâlik ibn Hule='color:green'>Veyris tahdîs edip şöyle dedi. Biz yaşıt gençler toplu­luğu olarak Peygamber(S)'e geldik le='color:green'>Ve O'nun yanında yirmi gece kaldık. Rasûlullah son derece hassas le='color:green'>Ve ince yürekli idi. Konukluğu­muzun uzamasından ailelerimizi özlediğimizi anlayınca yâhud ailele­rimize iştiyak duyduğumuzu anlayınca, geride kimleri bıraktığımızı sordu. Biz de haber le='color:green'>Verdik.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Rasûlullah:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Ailelerinizin yanına dönünüz, onların içinde ikaamet edi­niz, onlara dînî bilgileri Öğretiniz, onlara dînî le='color:green'>Vecîbelerini eda le='color:green'>Ve ha­ramlardan çekinmelerini emrediniz" buyurdu.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Mâlik ibn Hule='color:green'>Veyris'in râvîsi Ebû Kılâbe şöyle dedi: Mâlik ibn Hule='color:green'>Veyris bana Peygamber'in daha birçok vasiyetini zikredip bildir­di. Ben onların bir kısmını ezberimde tutuyor, bir kısmını da tutamı­yorum. Mâlik'ibn Hule='color:green'>Veyris, Rasûlullah'ın şunları da buyurduğunu bildirdi:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Benim nasıl namaz kılar olduğumu gördünüzse, öylece na­maz kılınız. Namaz vakti gelince biriniz size ezan okusun, en büyü­ğünüz, en faziletliniz de size imamlık etsin!"

Mâlik ibn Huveyris