Arama Sonuçları Ve le

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/8310-Ve-le/3110

NoHadis MetniKaynak
14380

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Abdullah ibn Mes'ûd (Ra) şöyle demiştir: Rasûlullah (Sav):

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">"Sizden herhangi birinizi müezzin Bilâl'ın ezan sesi sahur yemeğini yemekten men' etmesin! Çünkü Bilâl, şafaktan önce ezan okur -yâhud: Gece vakti nida eder-. Bunu teheccüd namazı kılanları sahur yemeği­ne döndürmek, le='color:green'>Ve uykuda olanlarınızı da sahur yemeğine uyandır­mak için okur. Fecr şöyle demek değildir" buyurdu da iki şehâdet parmağını kaldırarak ufukta görülen le='color:green'>Ve dikey ziyadan ibaret olan fecri kâzibe işaret etti.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Sonra Rasûlullah iki şehâdet parmağını yanyana getirerek:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Fecr, böyle olmaktır" buyurmuştur.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Yahya ibn Saîd el-Kattân iki avucunu birleştirip şöyle diye açık­layıp göstermiştir.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">le='color:green'>Ve yine Yahya el-Kattân, iki şehâdet parmaklarını uzatmış, ufuk­ta sağ le='color:green'>Ve sol taraftan uzatılıp yayılmış olan dikdörtgen şeklindeki fecri sâdık dediğimiz mustatil ziyâya işaret etmiştir

14382

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Abdullah ibn Mes'ûd (R) şöyle demiştir: Peygamber (S) bizlere öğle namazını beş rek'at olarak kıldırdı.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— (Yâ Rasûlallah!) Namazda artırılma mı yapıldı? diye soruldu.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Namaz hakkındaki bu sorunuz neden?" buyurdu. Sahâbîler:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Beş rek'at olarak kıldırdın! dediler.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bunun üzerine Rasûlullah selâm le='color:green'>Vermesinin ardından iki yanıl­ma secdesi yapmıştır

Abdullah ibn Mes'ûd
14383

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bana İmâm Mâlik, Eyyûb es-Sahtıyânî'den; o da Muhammed ibn Sîrîn'den; o da Ebû Hureyre(R)'den şöyle tahdîs etti: Rasûlullah (S) öğle le='color:green'>Veya ikindi namazlarından birini kıldırırken iki rek'atten sonra (selâm le='color:green'>Verip) namazdan çıktı. Bunun üzerine Zu'l-Yedeyn denilen zât kendisine:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Yâ Rasûlallah! Namaz kısaldı mı? Yâhud unuttun mu? diye sordu.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Rasûlullah oradaki cemâate:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Zu'l-Yedeyn doğru mu söyledi?" dedi. İnsanlar:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Ele='color:green'>Vet doğru söyledi! diye cevâb le='color:green'>Verdiler.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bunun üzerine Rasûlullah diğer iki rek'at daha namaz kıldırdı, sonra selâm le='color:green'>Verdi, ondan sonra tekbîr alıp namaz secdesi gibi yâhud daha uzun bir secde yaptı, sonra başını secdeden kaldırdıktan sonra yine tekbîr alıp yine namaz secdesi gibi bir secde daha yaptı, sonra başını secdeden yukarı kaldırdı (sonra selâm le='color:green'>Verdi)

Ebû Hureyre
14385

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">el-Berâ ibn Âzib (R) şöyle demiştir: Rasûlullah (S) Me­dine'ye hicret edip geldiğinde onaltı yâhud onyedi ay Kudüs'teki Bey-tu'l-Makdis tarafına doğru namaz kıldırdı. Fakat her zaman kıblesinin Ka'be'ye karşı döndürülmesini arzu eder dururdu (le='color:green'>Ve bu arzusunu gökyüzüne bakarak Yüce Allah'a karşı izhâr eylerdi). Bunun üzeri­ne Yüce Allah: "Biz, yüzünü çok kere göğe doğru evirip çevirdiğini muhakkak görüyoruz. Şimdi seni her hâlde hoşnûd olacağın bir kıb­leye döndürüyoruz. (Namazda) yüzünü artık Mescidi Haram tarafı­na çevir. Siz de nerede bulunursanız yüzlerinizi o yana döndürünüz..." (ei-Bakara: 144) âyetini indirdi. Bu suretle kıble, Ka'be tarafına yöneltildi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">O gün sâhâbîlerden bir zât ikindi namazım Peygamber'le bera­ber Ka'be'ye doğru kılmıştı. Bu zât sonra (ertesi gün sabah vakti) Medîne'den çıktı le='color:green'>Ve Küba'da sabah namazı kılmakta olan bir Ensâr cemâatine uğradı. Bunların Kudüs'e doğru namaz kıldıklarım görünce, namâzdakilere: Peygamber'le beraber namaz kıldığını le='color:green'>Ve Peygamber'in Kabe'ye yöneltildiğini le='color:green'>Ve kendilerinin ikindi namazında rukû'da iken Ka'be'ye doğru döndüklerini şehâdet suretiyle haber le='color:green'>Verdi. Kubâ halkı da Şam'a doğru namaz kılarlarken Ka'be tarafına yönediler

el-Berâ ibn Âzib
14386

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Enes ibn Mâlik (R) şöyle demiştir: Ben üle='color:green'>Vey babam Ebû Talha el-Ensârî'ye, Ebû Ubeyde ibnu'l-Cerrâh'a, Ubeyy ibn Ka'b'a hurmadan yapılan fadîh içkisi le='color:green'>Veriyordum. Bu sırada birisi geldi de:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  İçki haram kılınmıştır, dedi. Bunun üzerine Ebû Talha bana:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Yâ Enes, şu şarâb küplerine, doğru kalk da onları kır! diye emretti.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Enes: Bu emir üzerine ben taştan oyulup içine içki konulan "Mihrâs" kabımıza doğru kalktım da onun aşağısından vurdum, o da kırıldı, demiştir

Enes ibn Mâlik
14388

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Hammâd ibn Zeyd, Yahya ibn Saîd'den; o da Ubeyd ibn Huneyn'den; o da İbn Abbâs'tan tahdîs etti ki, Umer ibnu'l-Hattâb (R) şöyle demiştir: Ensâr'dan (Evs ibn Havlî isminde) bir adam vardı. O, Rasûlullah'tan ayrı le='color:green'>Ve uzakta bulunduğu zaman ben Rasûlullah'ın meclisinde hazır bulunur le='color:green'>Ve o gün Rasûlullah'tan olacak söz, fiil le='color:green'>Ve hâlleri ona getirirdim. Ben Rasûlullah'm meclisinden uzakta kaldığım zaman ise, o zât, Rasûlullah'ın meclisinde hazır bulunur le='color:green'>Ve o gün Rasûlullah'tan meydana gelen söz, fiil le='color:green'>Ve hâlleri bana getirirdi

Umer ibnu'l-Hattâb
14389

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Şu'be, Zubeyd'den; o da Sa'd ibn Ubeyde'den; o da Ebû Abdirrahmân'dan; o da Alî(R)'den şöyle tahdîs etti. Peygam­ber (S) bir asker birliği hazırlayıp başlarına bir adamı kumandan ta'yîn etti. Yolda odun toplatıp ateş yaktırdı da askerlere:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Bu ateşin içine girin! dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Onlardan bir kısmı ateşe girmek istediklerinde, diğerleri:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  Biz ateşten kaçıp Rasûlullah'a sığınmış kimseleriz! dediler. Seferden dönüşte bu hâdiseyi Peygamber'e zikrettiklerinde, Pey­gamber ateşe girmek isteyenler için:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Eğer ateşe girmiş olsalardı, kıyamet gününe kadar ateşten bir daha ayrılmazlardı" buyurdu.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Diğerlerine hitaben de:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Ma'siyet hakkında kula itaat yoktur. îtâat ancak ma'rufta­dır (ma'kûl le='color:green'>Ve meşru' olan emirler hakkındadır)" buyurdu

Hz. Alî
14390

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Ebû Hureyre (R) şöyle de­miştir: Bizler Rasûlullah'ın huzurunda bulunduğumuz sırada birden bedevilerden bir adam ayağa kalktı le='color:green'>Ve:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Yâ Rasûlallah! Benim için Allah'ın Kitabı ile hükmet! dedi. Akabinde onun muhâsımı olan kimse de ayağa kalktı le='color:green'>Ve:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Yâ Rasûlallah, hasmım doğru söyledi. Sen onun için Allah'ın Kitabı ile hükmet le='color:green'>Ve söz söylemek üzere bana izin le='color:green'>Ver! dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Peygamber (S) de ona:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">—  "Sözünü söyle!" buyurdu. O da şöyle dedi:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Benim oğlum, bu a'râbî'nin yanında asîf, yânî ücretle çalı­şan bir kimse idi. Oğlum bunun karısıyle zina etmiş. İnsanlar bana oğlum üzerine taşlanmak cezası olduğunu haber le='color:green'>Verdiler. Ben bu ada­ma oğlum adına yüz koyun le='color:green'>Ve bir de cariyeyi fidye le='color:green'>Vererek, oğlumu bu cezadan kurtardım. Bundan sonra ben bu mes'eleyi ilim ehlinden sordum. Onlar da bana, onun karısı üzerine taşlama cezası düştüğü­nü, benim oğluma da ancak yüz deynek vurulma ile bir yıl gurbete sürgün edilmek cezası olduğunu haber le='color:green'>Verdiler! dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Rasûlullah da:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Nefsim elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki, ben sizin aranızda elbette Allah 'in Kitabı ile hükmedeceğim: Câriye ile koyunları kendi sahibine geri le='color:green'>Veriniz. Senin oğluna gelince; onun üzerinde yüz deynek cezası le='color:green'>Ve bir yıl gurbete sürgün edilme cezası vardır" buyurdu.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bundan sonra Eşlem kabilesinden bir adam olan Uneys'e de.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Sana gelince yâ Uneys! Sen de bu adamın karısına git! Tahki­kini yap, eğer kadın suçunu itirâf ederse, onu recm et!" buyurdu.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Râvî: Uneys o kadına gitti, kadın da suçunu i'tirâf etmesi üzeri­ne, Uneys ona taşlama cezası uyguladı, demiştir.

14391

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Alî ibnu Abdillah el-Medînî tahdîs etti. Bize Sufyân ibnu Uyeyne tahdîs etti. Bize Muhammed ibnu'l-Munkedir tahdîs edip şöyle dedi: Ben Câbir ibn AbdilIah(R)'tan işittim, şöyle dedi: Pey­gamber (S) Hendek günü insanlardan (düşmanın haberini bana kim getirir diye) çağırıp istedi. Peygamber'in bu da'le='color:green'>Vet le='color:green'>Ve isteğine ez-Zubeyr icabet etti. Sonra Peygamber insanlardan bunu tekrar istedi. Bu isteğe de ez-Zubeyr ibnu'I-Avvâm icabet etti. Sonra yine insan­lardan bunu yapacak kimse istedi. Bu sefer de yine ez-Zubeyr icabet etti. Bunun üzerine Peygamber:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Her peygamberin bir havarisi vardır, benim havarim, natıs yardımcım ise ez-Zubeyr'dir" buyurdu

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Sufyân ibn Uyeyne: Ben bu hadîsi İbnu'l-Munkedir'den belle­dim, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Eyyûb es-Sahtıyânî de İbnu'l-Munkedir'e künyesiyle hitâb ederek:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Yâ Ebâ Bekr! Sen insanlara Câbir'den hadîs söyle. Çünkü topluluk senin Câbir'den hadîs söylemenden hoşlanıyorlar, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bunun üzerine Îbnu'l-Munkedir de mecliste bulunanlara:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Ben Câbir'den işittim, ben Câbir'den işittim, diyerek dört hadîsnarasını arka arkaya uladı.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Alî ibnu'l-Medînî dedi ki: Ben Sufyân ibn Uyeyne'ye:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Sufyân es-Sevrî "Hendek günü" yerine "Kurayza günü" şek­linde söylüyor, dedim.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">İbnu Uyeyne:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— Ben Îbnu'l-Munkedir'den bunu senin "Hendek günü" otu­ruşun gibi kesin olarak bu lafızla belledim, dedi.

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Sufyân ibn Uyeyne:

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— O, bir gündür, yânî "Hendek günü" ile "Kurayza günü" bir günden ibarettir, dedi le='color:green'>Ve bunu söylerken Sufyân ibnu Uyeyne gülüm­sedi

Câbir ibn AbdilIah
14392

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">Bize Şu'be, Hâlid ibn Mıhrân el-Hazzâ'dan; o da Ebû Kılâbe'den; o da Enes(R)'ten tahdîs etti ki, Peygamber (S):

le="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify">— "Her peygamberin, ümmetinin güle='color:green'>Vendiği emîn bir kimsesi var­dır. le='color:green'>Ve şu bizim ümmetimizin emînide Ebü Ubeyde'dir" buyurmuş­tur

Hz. Enes